Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
BAŞKENT TV: Merhabalar sevgili seyirciler. Başkent ekranlarında biz İstanbul’dan canlı yayında yeniden sizlerle birlikteyiz. Haftanın konuğunda yine değerli bir konuğumuz var. Yine konuğumuz araştırmacı yazar, fikir adamı Sayın Adnan Oktar. Efendim hoş geldiniz öncelikle.
ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Teşekkür ederim. Allah razı olsun.
BAŞKENT TV: Bir haftalık süreç geride kaldı. Ve bu bir haftanın değerlendirmesini yapacağız. Ve yoğun bir haftaydı, geride kalan bir hafta. Özellikle nasılsınız diye soralım. Nasıl bir hafta geçirdiniz?
ADNAN OKTAR: Allah’a hamdolsun. Elhamdülillah. Kitap çalışmaları, cd çalışmaları, röportajlar, biraz dışarıya çıkıyorum. İnsanlarla görüşüyorum. Sevdiklerimle görüşüyorum.
BAŞKENT TV: Yoğun bir çalışma temposu içerisindesiniz.
ADNAN OKTAR: Evet.
BAŞKENT TV: Başarılar. Kolay gelsin diliyoruz ve öncelikle yine bugünlerle gündemde olan bir konuyla programımızın açılışını yapalım istiyorum. Önemli bir konu. Darwin konusu, Darwinizm ile ilgili TÜBİTAKdergisinin kapak sayfası tartışma konusu oldu. Bu kapağın değiştirilmesi sonradan, sanki bilinçli yapılmış denildi. Prof. Dr. Cebeci’nin buna müdahil olduğu yorumları yapıldı. Basın, medya bu konunun üzerinde önemle durdu. Oldukça yer verdi. Bugünlerde hala da tartışması devam ediyor. Bugün ulusal basında bir çok programda da genel yayın yönetmeninin programlara konuk olduğunu gördük. Bu kapak değişiminin nedenini siz neye bağlıyorsunuz? Bu yaklaşımı Türkiye’de bazı kesimlerin bu konuya yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
ADNAN OKTAR: TÜBİTAK eskiden beri genellikle materyalistlerin ve Darwinistlerin kontrolünde olan bir kurumdu. Yani yakın zamana kadar öyleydi. Şu an durumu nedir bilmiyorum. Ama TÜBİTAK demek bilimi en doğru anlayan yer anlamına gelmez. Yani bilim hakkında görüş bildiren, kendi düşüncesine göre, kendi fikirlerine göre, kendi imkanlarına göre görüş bildiren bir yer. Yani herşey anlamında değil bilim anlamında. Onun için o kadarlık bir değeri ve önemi olur. Ama bu tip olaylar genellikle biraz provakasyona açık olaylardır. Yani mesela şöyle bir yöntem de düşünülmüş olabilir: Bu çıkartılır. İnfial meydana getirilir. Bunu telafi etmek için bol bol Darwinizm ile ilgili yazılar ve yayınlar artık meşru hale gelir. Çünkü tarafsız bir kurumdur. Bilime gölge düşmüştür. Bilimsel bir çalışmaya ket vurulmuştur. O zaman ne yapılması gerekiyordur? Madem 200. yıl olayı da var. O zaman sürekli Darwin’in gündemde tutulması gerekiyor gibi bir fikir ortaya atılabilir.
BAŞKENT TV: Özellikle 200. yılında böyle bir şeyin ortaya çıkması tesadüf ...
ADNAN OKTAR: Evet, evet. Yani bu biraz, bu tip şeyler, yani çünkü bir adım geri attın mı on adım ileri atma imkanı olur bu tip olaylarda. Tabi biz bunu dikkatlice izliyoruz şu an. Bir kere Darwin 18. yüzyılın, 19. yüzyılın bilimsel imkanlarının kıtlığı içerisinde ortaya atılmış, masonlarca ortaya atılmış bir teoridir. Masonlar bunu ilk defa ortaya çıkartmıyorlar. Masonluğun tarihi çok çok eskidir. Taa Hz. Adem devrine kadar bunlar kendilerini dayandırıyorlar. Yani şeytanın fikirleriyle aynı düşüncededirler. Mesela geçenlerde bir konuşma izledim. Evet.
BAŞKENT TV: Yine bu konuyla ilgili açıklama.
ADNAN OKTAR: Evet. Evet. Diyor ki bir, sevdiğimiz bir alim: İbni Miskeveye, İbni Miskevvey, Miskeveyh neyse.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: İbni Miskevey 940-1030 yılları arasında yaşamış. Darwin’den 850 yıl önce yaşamış bir şahıs. Bakın diyor ki; “İnsanlık mertebesine” bunu da yabancı bir fransız bulmuş bu adamı. Kimsenin haberi yok, böyle bir alimin varlığından da kimsenin haberi yok. Bir fransız alimi fark ediyor bunu. Bak o da çok manidar. “İnsanlık mertebesine oldukça yakın olan bu mertebe hayvan olma mertebesidir. Bu etki kendisinden aşağı mertebedeki hayvanlara göre değerli olmakla birlikte, düşünme gücü gelişme ...” devam ediyor. “Kuzey ve güneyde yeryüzünün ve en uzak meskun bölgesinde ve onun civarında bulunan Türk ve zenciler böyledir.” Hayvan mertebesine yakın mahluklar diyor. Haşa Türkler ve zenciler, bakın, masonik izaha bakın.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: “Onlar ile anlattığımız hayvanlığın son mertebesi arasında büyük bir fark yoktur.” Hayvanlığın son mertebesinde görüyormuş. Kendisi ahirette cennete mi gidecek, cehenneme mi gidecek haberi yok. Bir sürü evliya ve veli çıkmıştır Türklerden.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ve zencilerden. Mesela Bilal-i Habeşi zenciydi. Bilal-i Habeşi Efendimiz. Türkler 600 yıl İslam’a hizmet etmiş mübarek ve mukaddes bir millet. Bakın onlara biçtiği izaha bakın. Hayvanlığın son mertebesindeymişler. Haşa. “Onlar yararına olan pek çok şeyi anlayacak durumda değildirler.” Yani hayvanlıklarından dolayı diyor haşa. “Kendileri hikmet ortaya koyamadıkları gibi,” hikmet bilmezler diyor, “ komşu milletlerdekini de kabul etmezler.” Türk milleti için söylüyor bunu ve zenciler için. “ Bu yüzden durumları çok kötü ve yaşama düzeyleri düşüktür. Gıpta edilecek bir şeyleri olmadığı gibi,” halbuki Osmanlı’nın ihtişamına bütün dünya gıpta ediyor. Şu an dünyanın lideri konumunda Türk milleti, “hayvanların kullanıldığı iş alanlarında köle gibi kullanılmaktan başka bir işe yaramazlar.” Bu çok çok büyük bir ahlaksızlıktır ve kahpece yapılmış bir izahtır.
BAŞKENT TV: Bilinçli yapılmış, kasıtlı yapılmış bir açıklama gibi görünüyor.
ADNAN OKTAR: Yani müthiş bir kahpelik bu. Yani bunu söyleyen de kahpedir. Yani bu alim kimse ve bu bir kahpe politikanın sonucudur bu.
BAŞKENT TV: Tabi bunu söyleyene de alim demek de olmaz yani değil mi efendim?
ADNAN OKTAR: O zaman iti çakalı, çok çok af edersin şimdi ağzımı bozacağım, söylemeyim yani, neyse söylemeyim, yani hepsi o zaman alim olmuş oluyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Demek ki yani, cinsi sapıklar, ahlaksızlar, komünistler, PKK bunların hepsi o zaman alim olmuş oluyor bunların kafasına göre. Yani PKK’nın bir sürü profesörü var. Profesör bunlar ve kan dökücü bunlar. Türk askerinin nasıl şehit edileceğinin eğitimini veren kahpeler, ki aynı kafa bunlar. Biz buna alim demiyorsak, nasıl ki komünist olup kan döken profesörlere, PKK’lılara alim demiyorsak, ahlaksız ırz düşmanlarına, ite kopuğa alim demiyorsak, bu onların hepsinden daha aşağı bu adam. El Fevz-ul Ashar, Küçük Başarı isimli kitabında. Bu da onun küçük başarısıymış. Bakın ne diyor. Zenciler için de şunu söylüyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Zencilerin tırnağı olmaz bu köpek. “İşçilik ve kölelik dışında başka bir işe yaramazlar.” Bir sürü zenci sahabe vardı. Onlara söylediği söz bu. “Zenciler ileri mertebede insanın giriş basamağıdır. Hiçbir ulvi emanet etmeye ehil insanlar değillerdir. Bunlara sadece günlük hayatın ibadet kısmını dikte edeceksin.” Bak enaniyete, kibire, büyüklüğe bak. “Diğer İslami değerleri de anlamazlar. Bunu yap dersin yapar, yapma dersin yapmaz.” Bunu Bilal-i Habeşi’ye ve sahabelere söylüyor bunu.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: “Nihayet nefsin onun üzerindeki etkisi güçlenince anlama ve ayırt etme güçleri sayesinde verilen eğitimi de alır. İnsanlık mertebesine oldukça yakın olan bu mertebe vehimiyet, hayvan olma durumu mertebesidir. Bu etki kendisinden aşağı mertebedeki hayvanlara göre değerli olmakla birlikte, düşünme gücü gelişmiş yetkin insana nispetle gerçekten düşük ve bayağı sayılır. Kuzey ve Güney’de yeryüzünün en uzak meskun bölgesinde ve onun civarında bulunan Türk ve zenciler böyledir.” Haşa ve haşa. “Onlar ile anlattığımız hayvanlığın son mertebesi arasında büyük bir fark yoktur.”
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: “Onlar yararına olan pek çok şeyi anlayacak durumda değildirler. Kendileri hikmet ortaya koyamadıkları gibi, komşu milletlerdekini de kabul etmezler. Bu yüzden durumları çok kötü ve yaşama düzeyleri düşüktür. Gıpta edilecek bir şeyleri olmadığı gibi hayvanların kullanıldığı iş alanlarında,” yani atın, eşeğin, öküzün kullanıldığı alanlarda, haşa, “köle gibi kullanılmaktan başka bir işe yaramazlar.” Görüyor musun kahpeyi? Ve buna alim diyorlar. Yani o zaman PKK’nın iti kopuğu da alim olmuş oluyor, çakallar da alim olmuş oluyor. Yani Allah bunları kitap yüklü eşeğe benzetiyor. Cenab-ı Allah. Yani eşeğe de doldurursun kitabı ama eşektir o. Ki eşek, bu eşek bunlardan çok daha üstün. Yani ahlak olarak. Tabi. Türk milletine aynısını, aynı kahpeliği Darwin de yapmıştır. Aynı izahları o da yapmıştır. Bakın ustasına bakın.
BAŞKENT TV: Hiçbir insanoğluna yakıştırılmayacak şeyler bunlar.
ADNAN OKTAR: Ustasına bakın. O da müthiş bir zenci düşmanıydı ve Türk düşmanıydı. Ve diyor Türk milletinin tamamen yok edileceğini düşünüyorum diyor yakın bir gelecekte. Daha önce diyor neydi onlar öyle Avrupa’ya gelirlerdi. Şimdi bize ne kadar gülünç geliyor diyor. Yakın bir gelecekte bu aşağı ırkların diyor, bu hayvan ırkların diyor, haşa, Türk millet için, elimine edileceğini görüyorum diyor. Aynı mason kafası, aynısı. Diyorlar ki bu muazzam bir alim diyorlar. İlk defa Darwin’den önce keşfetti. Mutlu olalım diyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: E, kardeşim bundan önce Firavun keşfetmiş bunu. Firavun aynısını söylüyor. Bunun üstadı Firavun. Mısır firavunu diyor ki Nil’in sularından, kenarlarındaki oluşan çamurdan, bataklıktan insanlar oluştu, hayvanlar oluştu diyor. Onun da daha evvelinde Sümerler aynı şeyi söylüyor. Onlar da çamurdan, bataklıktan, tesadüfler sonucu insanlar oluştu diyor. Böyle kahpeler de işte Yunan filozoflarından, oradan buradan, masonlardan aldıkları bilgilerle böyle Türk düşmanlığı hazırlıyorlar. Ondan sonra, biliyorsunuz Kurtuluş Savaşı’nda bu adamlar geldiler bizim memleketimizi işgal ettiler.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Çünkü niçin? İşte bu görüşteydiler. Bu adamın görüşleri, Darwin’in görüşlerindeydiler. Bu görüşleri millete dayatmaya kalktılar. Çünkü buralarda diyorlar, haşa hayvan yaşayamaz. Ya öldüreceğiz sizi yok edeceğiz, ya geldiğiniz yere süreceğiz, Orta Asya’ya süreceğiz. Şu anda da bize yapılan mücadelenin kökeninde de işte bu vardır.
BAŞKENT TV: Evet. Tabi burada önemli olan o geçmiş yıllardan bütün din, diğer dinlere mensup insanların da huzur ve mutluluk içerisinde yaşadığı İslam coğrafyasıdır. Osmanlı döneminde de aynı şekilde Türk topraklarıdır. Özellikle bilinçli ve kasıtlı yapılmış açıklamalar diye değerlendiriyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Hayır bir de diyorlar ki mesela bunu kim söylüyor? İbni Miskeveyh söylüyor. Ha diyeceğiz, duralım. Çok büyük alim. Çok büyük bir kahpe. Alim değil bu. Bir sürü PKK’lı profesör var. Onlar nasıl kahpelik yapıyorsa, nasıl Türk askerini öldürmenin planlarını sürüyorsa, nasıl bir Türklük nefreti varsa bunda da aynı kafa var.
BAŞKENT TV: Evet tabi.
ADNAN OKTAR: Nasıl çoluk çocuğun ırzına geçen profesörler oluyor, değil mi?
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Mesela bunların konumu ne ise, biz buna nasıl alim diyemiyorsak, buna da alim diyemeyiz. Bir de hurmadan, hurmanın, hurma insanın atasıymış, hurmadan olmuşuz. Yani ilk başlangıcımız hurma. Yani şu zırvaya bakın. Yani şu rezalete bakın. O zaman hurma dalları sokaklarda gezinmeye başlayacaklar. Taksiye binecekler, trene binecekler. Hurma ağaçları apartmanlarda oturacaklar. Biz de onlarla komşu olacağız o zaman. Münasebetsizliğe bakın. Bir de o zamanın ilkel bilimsel düzeyini düşünün.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Adamın elinde hiç bir bilgi yok. Sadece şeytanın vahyi var. Başka bir şey yok. Sen nereden çıkarttın hurmadan insan olduğunu, bilmem insanın, Türklerin, zencilerin bu konumda olduğunu? Bakın, nefrete bakın yani. Türk nefretine bakın. Zenci nefretine bakın.
BAŞKENT TV: Tabi evrim teorisi deniyor, Darwinizm deniyor. Tabi siz özellikle fosiller konusunda yapmış olduğunuz araştırmalar, tüm dünyada ilgiyle takip ediliyor.
ADNAN OKTAR: Bakın. 50 milyon yıllık sarmaşık eğrelti otu. Buyrun. Taksiye dönmemiş, aynı. 50 milyon yıldan beri aynısıyla duruyor. Kavak yaprağı, kavak apartmana dönüşmemiş, buyrun. 54 milyon yıllık fosil olduğu gibi duruyor. Yani milleti çoluk, insanları çocuk kandırır gibi kendi kafalarınca kandıracaklar. Hurmadan olmuşuz. Sonra onlar da hayvana dönüşmüşler. Türk milleti, yani bizler de garip mahluklarmışız. Bunlar da daha mübarek, muhterem varlıklar olmuş oluyorlar. Yalancı selvi yaprağı. 50 milyon yıllık. Hiç bir değişikliğe uğramamış, aynısıyla. Bunları söyleyen zır cahillere bunları tek tek sayfa sayfa göstereceğim, biraz eğer müsaade ederseniz.
BAŞKENT TV: Tabi tabi.
ADNAN OKTAR: Sumak yaprağı. 50 milyon yıllık. Hiçbir değişikliğe uğramamış. Taşlaşmış olarak kalmış.
BAŞKENT TV: Birebir aynı. Yani o şu anki görünümü ne ise o fosillerde de ...
ADNAN OKTAR: Tıpatıp, tıpatıp. Milimi milimine. Sütleğen yaprağı, buyrun aynısı. 50 milyon yıllık. Türk milletini böyle saf zannedip kandıracaklarını zannediyorlar. Çok büyük bir ahlaksızlıktır bu. İnşaAllah. Balon asması. 50 milyon yıllık. Aynısının tıpkısı. Milim santim değişiklik yok.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Biraz devam edelim, çünkü çok acayip kızdım yani. Evet. Mesela kavak yaprağı. 50 milyon yıllık. Hiç bir değişiklik yok. Meşe yaprağı, yine 50 milyon yıllık. Tıpkısının aynısı. Milimi milimine aynı. Hiçbir değişiklik yok. Ne profesör olmuş bunlar, ne doçent olmuşlar kavak yaprakları, ne de ...
BAŞKENT TV: Görmüyorlar mı, bunları araştırmıyorlar mı?
ADNAN OKTAR: Yani milleti saf zannediyorlar herhalde. Söğüt yaprağı, yine 50 milyon yıllık. Hiç bir değişiklik yok. Eğrelti otu. Tıpkısının aynısı. Milimi milimine. Bütün düzenlemesi, dizaynı tam anlamıyla 50 milyon yıllık. Neyse ben şimdi bunu göstertmeye kalksam sabaha kadar bitmez.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Kimseyi kandırmaya kalkmasınlar.
BAŞKENT TV: Tabi binlercesi, binlerce çeşidi hem bitkilerde, hem hayvanlarda değil mi?
ADNAN OKTAR: Bizim asil milletimizi de ben böyle hakaret ettirmem. Evet. Ağzını toplayacak herkes. Yani haddini bilecek, böyle iti kopuğu da alim diye millete tanıtmayacaklar. İnşaAllah.
BAŞKENT TV: Peki bunun bir komplo olduğu söylentileri çıktı. Bir komplo mu denildi. Komplo mu kuruldu denildi. Bu TUBİTAK dergisindeki Darwin kapağıyla ilgili bir komplonun olduğunu düşünüyor musunuz? Bu yaklaşım tesadüfen oluşmuş bir gelişim midir, yoksa bunun altında bir şeyler yatıyor mu?
ADNAN OKTAR: Benim bu işe müsaade etmeyeceğimi herkes bilir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani böyle bir düşünceyi, fikirle ve düşünceyle yerle bir edeceğimi herkes bilir. Ama korkak korkak, çekine çekine birşeyler yapmaya çalışıyorlar kendilerince. Darwin’i kapağa basmak. Kardeşim bas, eğlenelim zaten. Darwin’in resimlerini koy, anlattıklarını anlat. Biz gülüyoruz zaten. Eski Yunan’daki zırvaları anlat, efendim eski Mısır’ın zırvalarını anlat, değil mi? Mesela Firavun nasıl ilahlık iddia ediyordu, onu anlat. Ondan sonra, o Nil’in çamurlarından bütün hayvanların nasıl geliştiğini iddia ettiğini anlat. Biz o zamanın anormal düşüncelerini, anormal fikirlerini görelim ve medeniyet tarihi olarak her devirdeki putperest inançları zaten bilelim. Kuran bize bunu emrediyor. Biz zerdüştlüğü de bileceğiz, mecusiliği de bileceğiz, puta tapanları da bileceğiz, böyle anormal pagan dinlerini bileceğiz, efendim şaman dinini bileceğiz. Bu genel kültürdür. Biz bir şey dediğimiz yok. Ama sen bunu gelir de, bunu bir vahiy gibi insanlara kabul ettirmeye kalkarsan, yani bu kesin doğrudur dersen, bu olmaz. Ama adam tarihte bunları söylemiş. Zaten çocuklar gülüyor. Derslerde çocuklara eğlence gerekiyor. Anlatın, bir şey dediğimiz yok. Yani eğlence ihtiyacı var insanların. Ama bu tarz hakaret oldu muydu, ben onu dürer büker onu ağzına geri sokarım. Yani öyle hakaret ettirmem.
BAŞKENT TV: Peki siz Yaratılış ile ilgili, bunun karşı tezi olan Yaratılış ile ilgili konuları net bir şekilde ifade edebiliyor musunuz? Halka, insanlara anlatabiliyor musunuz? Neler yapıyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Biz Yaratılış Atlası’nı bastık işte. Burada, bu zaten onların tam anlamıyla nakavt olmasına sebep oldu. Mesela bir burada on binlerce, on binlerce elimizde bitki fosili var. Aynısının tıpkısı, tıpkısının aynısı. Çiçekler, otlar, ağaçlar hepsi var. On binlerce. Ama kitapların hacmi dar olduğu için biz bir kısmını basabiliyoruz. Ki yine ayrıca yüz binlerce resim arşivi imkanımız var. Yüz binlerce. Ki yani şu an onlarca milyon bitki fosili hazır vaziyette. Var. İnşaAllah diğer programda direk fosillerden gösteririm. Hurma, şeftali, üzüm. Bunların hepsi tıpkısının aynısı. Hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Yani 50 milyon yıllık diyoruz artık. Onların demesine göre şu an bunlar Miami’de tatil yapıyor olması lazımdı hurma ağaçlarının, onların kafasına göre.
BAŞKENT TV: Eğer bir evrim geçirmiş olsalardı diyorsunuz farklılıklar olurdu en azından. Herhangi farklılık gösteren bir fosil de yok sizin bu söylediğinize göre.
ADNAN OKTAR: Yani Türk milletine evet... Hayır olsa tamam, Allah öyle yarattı diyecektik.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: E, yok. Niye yalan söylüyorsunuz? Arafosil tek bir tane yok.
BAŞKENT TV: Yok.
ADNAN OKTAR: Darwin’in kendi diyor. Dünyanın bütün katmanlarını arıyoruz, bakıyoruz, arafosil bulamıyoruz diyor. Eğer arafosil yoksa benim teorim de yoktur diyor adam özetle bunu söylüyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama aramaya devam etsinler diyor. E, kardeşim 150 yıl oldu. İnsaf artık. Yok. 100 milyonun üzerinde, hatta şu an 120-130 milyonu da bulmuş olabilir. Sürekli bulunuyor. Yani gidin sokakta herhangi bir yeri kazalım. Hemen çıkıyor fosil. Her yerde var. Ve hepsi Yaratılışı ispat eden fosiller. Tek bir tane arafosil göstertemiyorlar. Hücrenin yapısını hiç bir şekilde açıklıyamıyorlar. Nereye dönsen herşeyi mucizeyle açıklıyorlar. Ama bunlar, bakın masonluğun sistemine bakın. Ta başta bir kere Türk milletine kafayı takmış bunlar. O nefreti bir kere almış adamlar. Mayasına oturmuş. O siyasi nefreti bilimsellik kılıfı altında, din adamlığı kılıfında ortaya koymaya başlıyor. O zaman mesela sekiz yaşındaki, dokuz yaşındaki çocuklara tecavüz eden ahlaksız profesörler var. Alçaklar var.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Büyük alim. Sakın dokunmayın mı diyeceğiz? Burada adam Türk milletinin tamamını öldürmeye kastetmiş. Yani ha öldürmüş, ha bu sözü söylemiş.
BAŞKENT TV: Yani bilim adamı olması onun doğru olduğunu göstermiyor. Doğru söylediğini göstermiyor.
ADNAN OKTAR: Bir de saygı duyulmasını gerektirmez. Saygı duymayız biz ona. Çünkü bilim adamına benzersiz saygı duyarız. Hakaret eden, ahlaksızlık yapan adam bilim adamı değildir. Kan döken, katillik yapan bilim adamı değildir. İnsanlığa saldıran, insanlıktan nefret eden bilim adamı değildir. Kendini büyük gören, insanları hayvan gibi gören bilim adamı değildir. Nerenin bilim adamı? İslam’da güzel ahlak vardır, sevgi vardır, şefkat vardır, merhamet vardır, insanları koruyup kollama vardır ve bütün insanlığı Allah’ın kulları olarak görmek vardır. Kuran’da nerede bir kısmınız hayvansınız, bir kısmınız insansınız demiyor Cenab-ı Allah. Kafirler için diyor Allah. Hayvanlar gibidir, hayvanlardan daha aşağıdırlar diyor. Bir mümin mukaddes varlıktır. İster zenci olur, ister Türk olur, ister Alman olur. Fark etmez. Her halukarda üstündür, Allah’ın halifesidir o. Mümin ve muttakidir. Böyle bir ifade çok alçakça bir ifade. Bunu hiç bir insan kabul etmez.
BAŞKENT TV: Evet tabi o sizin o açıkladığınız, okuduğunuz cümleler daha evvelden Darwin’in hocası dediniz değil mi efendim?
ADNAN OKTAR: Evet.
BAŞKENT TV: Tarafından söylenmiş özellikle yapılan bir, kurgulanmış bir yapı gibi geliyor tabi bu insanın aklına her türlü soru işareti geliyor.
ADNAN OKTAR: Hayır, kelimesi kelimesine aynı şeyi savunuyor. Mesela firavun aynısını söylüyor. Miskeveyh aynısını söylüyor. Darwin aynısını söylüyor, masonlar aynısını söylüyor, komünistler aynısını söylüyor, PKK aynısını söylüyor. Yani bu nasıl oluyor, bu ittifak böyle?
BAŞKENT TV: Bugün bir cümle mesela. Bunu artık nasıl değerlendirirsiniz, bilmiyorum? Bu TÜBİTAK dergisiyle alakalı, şimdi gazetelerde bir kaç küpür de kestim. Ben onları da göstereceğim size. Sivil toplum kuruluşlarından, sendikalardan da farklı açıklamalar, değerlendirmeler geldi. Siz de takip etmişsinizdir. “Profesör Ömer Cebeci kendini Suudi Arabistan’da mı sanıyor?” diye bir yorum bir sendikadan bu Darwin’le ilgili kapağı kaldırttığı düşüncesiyle bu yorumu yapıyorlar. Böyle bir yorum geliyor. Neden Suudi Arabistan’a bağlandı, böyle bir benzetme yapıldı? Kendini Suudi Arabistan’da mı sanıyor, cümlesi neden kurulduğu bir soru işareti.
ADNAN OKTAR: Yani Suudi Arabistan eşittir müslümanlık gibi görüyordur kendi kafasına göre. Halkbuki Türk milletinin müslümanlığı Suudi Arabistan’ın çok çok üstündedir. Daha takva ve daha titiz insanlar vardır. O yüzden de 600 yüzyıl Allah onları lider yapmıştır Türk milletini, bizim milletimizi, necib milletimizi lider yapmıştır. Şu an gidenler de, hayır onlar da bizim mübarek, muhterem kardeşerimiz ama açıkça bir farklılık var. Yani İslam’ı yaşamada Türk milletindeki titizlik en mükemmel ve en güzeldir. Bunu her gören, yabancılar, İngilizler söylüyor, Almanlar söylüyor. Türkler söylüyor. Arapların bizzat kendisi söylüyor. Bu bir takva yarışıdır. Yani Allah böyle güzel yaratmış bizim milletimizi. Ama böyle mason mihraklar, böyle oyuncu mihraklar oturup insanın karşısına alim diye göstertilirse bu çok büyük bir oyun olur. Alimin vasfı bellidir. Alim dürüsttür. İnsan sevgisiyle doludur. Sevecendir. Allah’tan korkar. Allah’ı sever. Allah’ın kullarına Allah için saygı göstertir. Türk milletini haşa böyle hayvandan aşağı mahluk gibi görmez. Ve bu şekilde de hakaret etmez. Zencilere de öyle.
BAŞKENT TV: Evet. Tabi kimileri alim gösterir, kimileri bilim adamı gösterir. Dünyanın dört bir tarafında farklı ülkelerde bilim adamları vardır, alimler vardır. Farklı değerlendirilirler, toplumları tarafından, kendi toplumları tarafından değer verilirler, ama özellikle Türkiye’de bu konunun bir şekilde gündemde tutulması ve yorumların çok enteresan olması sizin de özellikle tepkinizi çekiyor. Medyada çok yanlış bir şekilde yer alması belki tepkinizi çekiyor. İşte medyadan, yazılı basında yer alan yine bu konuyla ilgili TÜBİTAK dergisinde çıkan Darwin’le ilgili 200. yaşı nedeniyle işte kapak basılıyor. Sonra bir haftasonu gece kapak değişiyor. Sonrasında başkanın kapağı değiştirttiği söyleniyor. Bir haber. Mesela bunu okumak istiyorum size. Bilim ve Teknik dergisinin Darwin kapağına sansür uygulayan, sansür uygulayan TÜBİTAK bir açıklamada yanlış anlamaları düzeltti demiş. Sonradan değişen kapağa müdahele edildiğini belirten yönetim sansür yok. Bir sayımız 2009 Darwin yılına tahsil edilecek açıklamasını yapmış. Bir sayısının da yine 2009 Darwin yılına ait olacağının açıklamasını yapıyor. Bu da baskılardan oluşan belki bir şey.
ADNAN OKTAR: Bunu yapmak için de bu yapılmış da olabilir. Yani bazı kişiler. Yani bunun kılıfı için bu yapılmış olabilir. Bakın mecbur olduk, yapacağız, ne yapalım? Bak adamlar saldırıyor üstümüze geliyorlar. Kardeşim bunlara gerek yok ki. Zaten yazacaksanız yazın. Anlatın. Darwin’in bir sürü resmi var benim Yaratılış Atlası’mda ve Darwin’in bütün fikirlerini anlatıyorum ben. Komik adamın anlattıkları. Münasebetsizce ve akılsızca. İbret alınması için zaten benim Atlasımda baştan başa Darwin’den bahsediyor. Adamın bütün anlattıklarını anlatıyoruz biz. Yani biz Darwin’in anlattıkları zırvalar duyulmasın demiyoruz ki. Ama bunun cevabını vermemize müsaade edin diyoruz. Yani adamlar da diyor ki, kardeşim yüz milyon fosili gizleyin, söylemeyin diyor. Bir tane bile arafosil olmadığını söylemeyin. Mesela arkadaşımız gitti Katoliklerin toplantısına biliyorsunuz, bir tane arafosil rica ediyoruz dedi. Vay sen misin onu diyen. Hemen mikrofonu elinden aldılar, çık dışarıya. Böyle bilim olmaz. O zaman desin ki olmaz olur mu, hemen getirelim. İçeride bir sürü arafosil var. Değil mi? Madem toplantı yapmışsın, alimler, getirirsin. Masanın üstüne koyarsın. Gel evladım, bak gör dersin. Olmadığını bildiğin için niye sinirleniyorsun? Niye yüz milyon fosilden bahsettirmiyorsun? Niye bir proteinin tesadüfen meydana gelmesinin imkansız olduğundan bahsetmiyorsun? Kofulları anlat, mitokondriyi anlat, bunların mükemmel yapılarını anlat. Bunların tesadüfen olmasının imkansızlığını matematik yöntemlerle izah et. Bunlara niye müsaade etmiyorsun? Mesela bir sayısını da Yaratılışı anlatmaya ayıralım. Hatta şöyle olsun. On sayısında Darwin’i anlatsınlar. On sayısında Darwin anlatılsın, tek bir sayısında Yaratılış anlatılsın. Tek bir sayısı. Hatta derginin yarısında anlatılsın. Konu biter. İstediği kadar adam safsata anlatsın yani. Hatta otuz kırk sayı yazsın. Ne olacak? Ama bir kere, tek bir kere Yaratılışın anlatılmasına müsaade etsinler. Hodri meydan diyorum. Eğer yürekleri yetiyorsa, fikirlerine, düşüncelerine güveniyorlarsa, ben vereceğim parasını derginin. Yani on sayı üst üste Darwin’i anlatsınlar. Ama tek bir sayıda Yaratılışı anlatacağız. Varsalar çıksınlar. Ama kabul edemezler. Etmezler. Çünkü o on sayının tamamen boşa gideceğini bilir onlar. Yani tamamen gümbürtüye gideceğini.
BAŞKENT TV: Kabul ettirmezler mi? Edemezler mi? Etmezler mi?
ADNAN OKTAR: Bu biraz da başıboş konular değildir. Yani dünyada Darwinizm resmi olarak korunuyor, ateist siyonistler ve masonlar tarafından. Devletlerin yüzde 95’inde resmi olarak korunan bir idelolojidir. Herhalde bunlar basacaktı benim kanaatim. Yani bir sayı değil, bir kaç sayı ayıracaklardı. Ki muhtemelen öyle yapacaklar. Önce bir sayı ayıracaklar, sonra bir çok kere basacaklar. Biz de sorduğumuzda “Bak görüyorsunuz. Türkiye birbirine karışıyor. Tabi biz de sizinle aynı fikirdeyiz ama ne yapalım?” diyecekler herhalde bazı kişiler gibi geliyor bana. Yani dergi yönetimini tenzih ederim, bazı kişiler açısından diyorum. Böyle oyunlar gibi, böyle garip karmaşık oyunlar gibi görünen şeylerden beruh olmak lazım. Dürüst ve çok açık davranmak lazım. Derginin dışındaki çalışma yapan kişiler için söylüyorum. Bakın ben söz veriyorum. Derginin on sayısının kağıdının hepsini ben sağlayayım ona. Ben milletimden toplarım. Güçleri yetiyorsa tek bir sayısının yarısını Yaratılışa ayıracaklar. Ondan sonra 60 yıl bassınlar Darwin’i istiyorlarsa. Çünkü tamamı boşa gider. Yani onun safsata ve zırva olduğunu bir kere insanımız gördü mü konu biter.
BAŞKENT TV: Bu o zaman şunu anlıyoruz buradan, vatandaşın, daha doğrusu tüm insanlığın, dünyadaki tüm insanlığın Yaratılışla ilgili tam anlamıyla bilgi sahibi olmadığı, bilgi sahibi olunduktan sonra detaylı araştırma, yapılan yorumlar bu bilgilerin alındıktan sonra, yine bu teoriye ilişkin Darwinizm’e ilişkin vatandaşların pek de tamah etmeyeceği, yani dik durabileceklerini mi ima ediyorsunuz, söylüyorsunuz o zaman?
ADNAN OKTAR: O kadar cahillik yaygın ki, televizyonda bugün seyrettim. Bir hoca efendi anlatıyor, spiker kız ağzı açık dinliyor böyle. Hurmadan olduk biz diyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: İnanıyor ona böyle yani olabiliriz diyor. Hurmayla insan arasındaki bağlıntı, işte hurmanın da tüyü var, insanın da tüyü var; hurma işte yani, tabi hocamızı tenzih ederim ama zırvalar tarzında böyle. Hurma da işte et kıvamındadır, işte insan eti kıvamında. Yani rezalet izahlar. Yani çok utanç verici. Böyle bir benzetme olur mu? Fotoğrafla, belgeyle, fosillerle olur bu iş. Bilimle olur. Bakın göstertiyoruz. Ben açıp göstertiyorum.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Gelir adam bana hurmanın görüntüsünü alır göstertir. Nereden hayvan olmuş, nereden bitki olmuş. Hepsini anlatır. Mesela hanım eli yaprağı. 58 milyon yıllık. Aynısıylan tıpkısı.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Evet. Mesela huş yaprağı. Yine 58 milyon yıllık. Aynısı. Yani milletimizi kandırma dönemi artık bitti. Sabun ağacı yaprağı. 95 milyon yıllık. 95 milyon yıldan beri, o zaman sabun ağacı şu ana yani herhalde caddelerde falan arabayla..
BAŞKENT TV: Bizim gibi giderdi herhalde.
ADNAN OKTAR: Evet. Hatta bizi de geçmiş olması gerekiyordu. Uzaylı gibi falan bir şey olacaktı onların kafasına göre herhalde. Çünkü uzaylı onlar daha da ileri zannediyor.
BAŞKENT TV: Yüz yıl sonra, beşyüz yıl sonra, bir milyon yıl sonra hehalde bu şeye göre, biz değişeceğiz, farklı bir hal alacağız.
ADNAN OKTAR: Bak sayfalarca sabun ağacı yaprakları var. Evet.
BAŞKENT TV: Yaprağa yeniden döner miyiz biz efendim?
ADNAN OKTAR: Efendim?
BAŞKENT TV: Evrime göre yaprağa döner miyiz yeniden?
ADNAN OKTAR: Yani o kafaya göre bunlar kimbilir neler düşünecekler? Mesela eğrelti otu. Kaç milyon yıllık biliyor musunuz? 354 milyon yıllık. Eğrelti otu. Aynısıyla tıpkısı. 354 milyon yıl. Düşünün. Karbonifer döneminden kalma. Yani.
BAŞKENT TV: Peki, bu konu bugünlerde tartışılıyor ama bunun ne denli tartışıldığı, kimi çevreler tarafından farklı yorumlandığını biliyoruz. Bugün yine bir karikatür denk geldi, bir yine yazılı basında, gazetede. TÜBİTAK binasının önünü gösteren bir karikatür. Ve Darwin’i gösteren bir fotoğraf. Diğerde de TÜBİTAK’ı temsilen bir kişi konulmuş. “Maymununu da al git” karikatürü bir siyasi yaklaşım olarak da belki değerlendirilebilir bu. Siyasete mi vurgu yapılıyor burada? Bu karikatürden çok farklı anlamlar da çıkarılabilir. Bunun siyasetle hiç bir alakası var mı efendim, bu konunun?
ADNAN OKTAR: Hayır böyle Darwinizm’in böyle adam yerine konması bana çok şaşırtıcı geliyor. Anlatsın adamlar. Nedir bu? Basamıyorlarsa ben para vereyim. Kitap bassınlar, yazsınlar, yani ne yazacaksınız siz? Ne yapacaksınız yani? Bütün fosiller Yaratılışı ispat ediyor. Şimdi gösterttik. Getir benim buradaki fosilleri basabiliyorlar mı şeye, Bilim Teknik’te basabiliyorlar mı bunları? Eğer bilim teknik gerçekten bilim kitabıysa, bilim dergisiyse bakın bunların hepsi fosil ve bilimsel kalıntı. Bilimsel kanıt. Eğer bilimse bunların basılması lazım. Ama zannediyorum basmazlar. Ama Darwin’le ilgili hayali çizimler, hayali izahlar, işte siz muzdan meydana geldiniz. Atanız mikroptu, atanız tarla faresiydi, gazetelerde sık sık çıkıyor. Baron’un gazetelerinde de çıkıyor sürekli. İşte atanız bir mikroptu diye çıktı, bir tarla faresiydi diye çıktı. Atamız işte bir de işte patates olabiliyor. Bilmem ne olabiliyor. Böyle tam zırvalama. Dalga mı geçiyorlar artık? Geçiyorlar mı değil, aslında dalga geçiyorlar. İnsanlıkla şeytan aslında alay ediyor. İnsanlıkla şeytanın en büyük alayıdır bu. Yani inandırıyor adamları. Diyor senin atan solucandı. Gazetede yazıyor yani. Baron’un gazetesinde gördüm koymuş. Atamız solucan diyor. Yerdeki bir solucan. Halbuki solucan milyonlarca yıldan beridir yaşıyor hayvan. Hep solucan. 200 milyon yıl, 250 milyon yıllık solucan var. Fosil. Hiç bir şekilde değişime uğramamış. Yani onların demesine göre solucan şimdi ya flim çeviriyor olacaktı onların kafasına göre, yahut içkili toplantılara katılmış olacaktı. Yani böyle bir felsefenin bu kadar insan tarafından savunulması hem mucize, hem şaşırtıcı, hem de çok hayret verici bir şey. Yani tesadüflerle bütün bu kainattaki her türlü mükemmelliği açıklıyor adamlar. Hepsinin tesadüf olduğunu iddia ediyor. Üstelik de sıfır delil var ellerinde, bütün deliller aleyhlerine olmasına rağmen, bir de bunu bilim adına savunuyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Bilimse işte buradaki fosilleri yayınlasınlar. Bilim budur. Veyahut kendileri koysunlar fosilleri, bir sürü fosil var ellerinde. Bunları yayınlasınlar.
BAŞKENT TV: Onu da araştırsınlar. Onu da bilime, en azından bilime katkısı olur diyorsunuz. Peki efendim, bu konuyla alakalı sizin adınızın da geçtiğini duyduk, bu konuyla alakalı yine. Siz bu konuyla ilgili ne yapmayı düşünüyorsunuz, neler yapacaksınız? Ne gibi tepkiniz olacak?
ADNAN OKTAR: İşte çoluk çocuğu toplamışlar kerataları, ellerine kartonlara yazmışlar işte. Harun Yahya bir şeyler böyle ona benzer. Yani ana konu tabi dönüp dolaşıp yine bize geliyor. Bu işin piri odur diyorlar. Hani o bir geçenlerdeki bir kaç yazar bir arada konuşuyorlar. Onu söylüyorlar. Ben milletimin kandırtılmasına müsaade etmem. Yani böyle safsatalara bizim karnımız tok. Hem de ne safsata. Yani insan gülsün mü, şaşırsın mı? Üstelik de 2009’da oluyor bu olaylar. Bilimin, teknolojinin bu kadar ileri olduğu bir dönemde Sümer efsaneleri, firavunun devrinden kalma efsaneler, yok İbni Miskeyef bilmem Miskeyef nedir adı batmayasıca onun olayları. Ki bakın bir Fransız buluyor bu adamı. Kimsenin haberi de yok. Ve büyük bir alim olarak lanse ediliyor. Nerdeymiş alim oluyor yani? Alimler, ehli sünnet alimleri alimdir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ve onlar hepsi birbirini severler. Saygındırlar, nezaketlidir, ama zulme, iftiraya, hakarete, ahlaksızlığa yöneliyorsa bunlar, bütün benim milletimi, Türk milletini hayvandan aşağı haşa mahluklar olarak görüyorsa ve bunların da sığır gibi, at gibi haşa eşek gibi kullanılacağını iddia ediyorsa bu alçak, dünyanın en rezil adamıdır bana göre bu. Alim de değildir, hiç bir şey değildir.
BAŞKENT TV: Peki efendim bu konuyla alakalı tabi muhakkak ki siz de araştırıyorsunuz, okuyorsunuz, takip ediyorsunuz. Kuran-ı Kerim’de de yer alıyordur. Kuran-ı Kerim’de de geçiyordur. Kuran-ı Kerim ne diyor bu konuyla alakalı, Kuran-ı Kerim Yaratılışla alakalı ve özellikle tabi bir bağ kurulabilir açısından kıyamet sonrasında yine Kuran-ı Kerim’de geçenler neler efendim?
ADNAN OKTAR: Bakın Allah böyle kafası çalışmayanlara, kafası iyice alsın diye Yaratılışı zaten açık açık belirtmiş Allah. Hz. Adem’i en mükemmel şekilde yarattığını söylüyor. Fakat anlasınlar diye diyor ki Cenab-ı Allah Hz. İsa’ya dedik ki çamurdan, çamur al. Kuş biçiminde bir şey yap. Ve onu üfürdü diyor. Kuş uçuyor. Hayvan normal gidiyor, normal yumurta yumurtluyor, ürüyen normal bir kuş oluyor. Burada evrim var mı? Şimdi eğer sahtekarın eline verirsen Hz. İsa’nın o yoğurduğu çamur bakalım kaç milyon yıl sürdü? Yani sahtekar kafaya bakarsan, ki bakalım o kuş safhasına ne kadar sürede geçti? Yani beş dakikada mı, on dakikada mı? Kardeşim burada anlamıyor musun, çamuru aldı, al diyor, biçimlendir, üfür diyor. Orada insanlar var. Yani onlara bir harika gösteriyor, mucize göstertiyor. Burada milyonlarca sene geçmesi diye bir olay var mı? Hz. Musa’ya Cenab-ı Allah diyor, elindeki nedir diyor. Yarabbi ben bununla yaprak silkerim ve bir çok işlerimde kullanırım. Benim asamdır, dayanırım ona diyor. At onu ey Musa diyor. Bir anda yılan oluyor. Evrimle olmuyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Odun anında, anında saniyesinde yılan haline geliyor. Normal bizim bildiğimiz yılan.
BAŞKENT TV: Ol dedi ve oldu.
ADNAN OKTAR: Anında. Sonra Cenab-ı Allah diyor ki tut onu diyor. Tutuyor yeniden aynı şekilde asaya dönüşüyor. Şimdi diyor Cenab-ı Allah git Firavun’a güzel söz söyle. Mülayim konuş diyor. O da kardeşini Cenab-ı Allah’tan rica ediyor, istiyor. Yarabbi diyor. Kardeşiyle beraber gidiyor. Atıyor adamlar, ellerindeki neyse o sahtekarlıkları yaptıkları şeyleri. At onu, Cenab-ı Allah atmasını emrediyor Hz. Musa’ya. Atınca asayı hepsini yutuyor. Normal yılan. Oradaki cahil insanlar bile anında iman ediyorlar. Yani bir anda Yaratılışı görüyorlar. Yaratılışı ispat etmiş oluyor işte. Yani Firavun’un efsanesinin doğru olmadığını ona göstertiyor. Yani çamurlardan evrimleşerek, zamanla olmadığını. Firavun’un dininde öyle çünkü. Firavun Darwinist o dönemde. Firavun’un inancını bir anda yok ediyor. Tek atışta. Atar atmaz asasıyla yutunca yılanları, diğer yılan biçimindeki o nesneleri yutunca, normal yılan çünkü. Burada bir evrim var mı? Yani adamlar başında bekliyorlar. Milyonlarca yıl geçmiyor. O zaman adam milyonlarca, onların kemiklerinin tozu kalmaz orada o adamların. Hemen olan bir şeydir bu. Anında olmuştur. Ve anında bir yaratılışı Allah bize gösteriyor. Biz mesela şimdi vefat edeceğiz, herkes ölecek. Biz ahirete giderken, cennette diriltildiğimizde, cehennemlikler ve cennetlikler diriltildiklerinde evrimle mi yaratılacağız yine?
BAŞKENT TV: Yani yaprak olarak mı gideceğiz?
ADNAN OKTAR: Yine yaprak, yine, anında yaratılacağız. Allah birden kalkarlar diyor, çekirge sürüsünün kalması gibi. Allah ol diyor kalkıyorlar, biranda kalkıyorlar. Biz zer aleminde vardık. Yani varlık olarak vardık. O zaman evrimle yaratıldık biz? Allah bize sordu. Ben sizin Rabbiniz değil miyim dedi. Biz de evet Rabbimizsiniz dedik. Rabbimizsin Yarabbi dedik. Evrim mi geçirdik biz o zaman? Cinler, melekler, şeytanlar var. Bunlar evrimle mi oldu? Hepsini Allah yarattı. Ve yaratılışın da nasıl olduğuna bakın diyor Allah. Ee, bakıyoruz işte. Yer altına baktın mıydı bu harikaları görüyoruz, fosilleri görüyoruz. Allah 100 milyon tane delil verdiyse bu yeterli değil midir artık? Bir tane de arafosil yoksa, yani başka aksi delil yoksa bu konu bitmiştir. Bilim budur. Milleti kandırmak bilim değildir. Ama safsata anlatmak istiyorlarsa dergilerde sabah akşam anlatabilirler.
BAŞKENT TV: Tabi kısa bir ara vereceğiz. Efendim şimdi önemli olan burada tabi Yaratılışla ilgili güzel bir örnek verdiniz, farklı bir yaklaşımla girdiniz. Diğer taraftan kıyamet koptuktan sonra eğer evrim diye bir şey varsa, ahiret diye bir şey yok mu anlamına geliyor?
ADNAN OKTAR: Yani şimdi burada...
BAŞKENT TV: Eğer evrim teorisi, Darwinizm yaklaşımıyla bakarsanız...
ADNAN OKTAR: Kendilerince kurnazlık yaptılar.
BAŞKENT TV: Sonrasını nasıl düşüneceğiz? Sonrası için evrimi nasıl hayata geçireceğiz? Onu düşün.. Dilerseniz bununla ilgili görüşlerinizi kısa bir aradan sonra alalım.
ADNAN OKTAR: Tabi olur.
BAŞKENT TV: Kısa bir ara verelim. Tabi bu arada değerli izleyicilerimiz de, izleyenlerimiz de bizlere sorularını iletebilirler. Şu anda tabi harunyahya.tv’den de bizi izleyen değerli izleyicilerimiz sorularını gönderebilirler. Değerli Sayın Adnan Oktar bu sorulara da yanıt verecekler. Ama şimdi kısa bir ara, az sonra tekrar birlikteyiz.
BAŞKENT TV: Değerli izleyenler birlikteliğimiz devam ediyor ve konuğumuz Sayın Adnan Oktar ile birlikteyiz. Ve önemli konulara açıklık getiriyorlar. Ve kaldığımız yerden devam edelim efendim. Yaratılışla alakalı bir evrim teorisinden bahsettik. Ve Darwinizm ve bugünlerde gündem bulan bir konu dedik. Öldükten sonra ahiretle ilgili bir evrim teorisi var mı efendim? Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?
ADNAN OKTAR: Şimdi, evrim teorisini ortaya atanlar, tabi şeytanın ilkasıyla çok organize hareket ediyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Şimdi bir kere, bir Türk milletine evrim teorisini kabul ettirmek çok önemli. Kabul ettirirse, ettirebilirse ondan sonra zaten kolay olacak adam için. Ondan sonra herşeyin tesadüfen olduğu fikri, onun üstüne tam anlamıyla oturtulacakmış gibi olmuş oluyor. Yani Allah’ı inkar etmek için tam delil oluşmuş oluyor. Zaten Dawkins de öyle diyor. Yani hem Darwinist, hem Allah’a inanan mümkün değil diyor Dawkins. Yani zaten ateizmin diyor temelidir diyor Darwinizm diyor. Adam açık açık söylüyor. İkisinin beraber gitmesi mümkün değil diyor, birlikte olması diyor. Şimdi bunu elde etmek için millemize nasıl yapalım, önce bir din kanalıyla kabul ettirelim diyorlar. Yani madem dindar millet. Zaten Kuran da bunu söylüyor, alimler de bunu söylüyor. Bakın en sevdiğiniz alimler, mesela Miskeveyh, şu bu, söylüyor. İşte asrımızın modern alimleri de bunu söylüyor. Siz bunu bir kabul edin. Kuran’a da uygun. Ondan sonra gerisine karışmayın. Çünkü onu yaptıktan sonra o mutasyonları, şunu bunu falan ortaya koyacak, yani izahlar yapacak, çünkü Darwinizm’in kökeni zaten tamamen tesadüfe dayalı bir sistem. Yani Darwinizm’i kabul ettin mi tesadüf etmek, tesadüfü kabul eden dünyanın kaos olduğunu kabul etmiş oluyor zaten. Yani şuurlu bir varlığı, Allah’ın varlığını kökten reddetmiş oluyor. Ve dolayısıyla ahiret fikrini de kökten reddeden bir fikirdir bu. Yani Darwinizm. Yani hiç bir şekilde ahiret inancı olmaz. Çünkü ahiret inancı olmuş olsa zaten orada Darwinizm zaten bitiyor. Eğer evrim varsa ahirette de evrim olması gerekiyor. Allah evrimle yaratması gerekiyor. Halbuki Allah çekirge sürüsü gibi hepsi birden kalkar diyor. Toptan kalkıyorlar. Ve cennete ve cehenneme koyuyor. Allah’ı güçsüz göstertmenin gayreti bunlar, çalışmaları aynı zamanda. Ama falanca alim dedi deyince milletimiz de alimler77e saygılı olduğu için kabul edecek. Yani mesela PKK’lı oluyor aile, aileye saygı duyuyor. Kızına tecavüz etmeye kalkıyor, ensest ilişkiye giriyor adam. Bu aileye saygın mı yok diyor. Evet saygımız yok. Ahlaksız ve alçak ailedir o. Şerefsiz ailedir. Yani vatan hainiyse, Türk askerine kurşun sıkan bir zihniyeti savunan bir aileyse, kahpedir o aile. Ensest ilişkiyi savunan bir aileyse ahlaksızdır ve alçaktır. Ve ona hiç bir şekilde itibar olunmaz. Ve öyle insanların yanında durulmaz.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Aynı şekilde alim de. Türk milletine, bakın söylediği söze bakın ahlaksızın: “Türk ve zenciler böyledir,” diyor İbn-i Miskeveyh. “Onlar ile anlattığımız hayvanlığın son mertebesi arasında büyük bir fark yoktur. Onlar yararına olan pek çok şeyi anlayacak durumda değildirler,” diyor. Geri zekalı, anormaldirler diyor haşa. “Kendileri hikmet ortaya koyamadıkları gibi,” yani kafaları hiç çalışmaz diyor haşa, “komşu milletlerdekini de kabul etmezler.” Yani onların ahlaksızlığını bak bak, orada oyun da hazırlıyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani onların sapık bir fikri varsa, onu kabul etmezler diyor. “Bu yüzden durumları çok kötü ve yaşama düzeyleri düşüktür. Gıpta edilecek bir şeyleri olmadığı gibi, hayvanların kullanıldığı iş alanlarında köle gibi kullanılmaktan başka bir işe yaramazlar.” İşte masonluğun Türk milletine biçtiği rol bu. Haşa. Bunu da ..
BAŞKENT TV: Bunun, bunun nedenleri ne? Muhakkak bu ...
ADNAN OKTAR: ... içimizdeki hainler kanalıyla yaptırmaya çalışıyorlar.
BAŞKENT TV: Evet. Bunun nedenleri var. Özellikle Türk milletinin, bir Osmanlı geçmişi var. 600 yıllık bir geçmişi var. Köklü bir geçmişi var. Dünyaya hükmetmiş, köklü bir geçmişi ve o dönemlerde tüm insanlığı bir arada tutan tek bir imparatorluk. Osmanlı geçmişi bunu söylemeye zorluyor belki o insanları. Yani nasıl alt ederiz, nasıl kötüleriz?
 ADNAN OKTAR: Bunlar Osmanlı’dan da önce. Yani Türk milletine karşı bir nefret ve zencilere karşı bir nefret. Ama Peygamber Efendimiz’den sonraki bir dönem bu.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani bu çok manidar. Peygamberimize karşı, onun getirdiği dine karşı, o devrin ateist siyonistleri, o kahpeleri ne yapalım dediler. Dini en iyisi içten vuralım. İçeriden alçakları sokalım. Böyle işte bu satılmışlar gibi, bu kahpeler gibi adamları. Ve dinimizi içten vurmaya kalktılar. Çok fazla Yahudi Allahsız kitapsız olduğu halde, dinsiz imansız olduğu halde Müslüman gibi görünüp, içimize girdiler. Ve İslam dinini bozmak için böyle anormal safsatalar, düşünceler ortaya koydular.
BAŞKENT TV: Tabi burada üç semavi dinin tarihi ilişkileri de çok önemli. Aslında bugün soracağım sorulardan bir tanesi de buydu. İşleyeceğimiz konulardan biri üç semavi dinle ilgili. Ama bugün özellikle bu konuya yer verdik, Yaratılış ve evrim teorisiyle ilgili. Yine bununla ilgili bir soru var. Bunu da size sormak istiyorum yeri gelmişken. Yoğun bir şekilde izleyicilerimiz de tabi sorularının sorulmadığından şikayetçi oluyorlar. Sizin fosil müzesi sitesinde beşyüz milyon yıllık Kambriyen dönemine ait bir solucan gördüm diyor izleyicimiz. İlk canlıların oluştuğu o dönemde yaşayan bir canlının günümüzdeki solucanlarla aynı olduğunu kendi gözlerimle gördüğümde çok şaşırdım ve çok etkilendim. Böyle gerçekleri göz önüne sermenize rağmen nasıl hala insanların bir kısmı evrim konusunda direniyorlar demiş Mehmet Bey İstanbul’dan.
ADNAN OKTAR: Bakın 165 milyon yıllık.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: ... hurma ağacının fosili var. 165 milyon yıl önce. Bugünkü hurmayla aynı.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama çıkıyor birisi, diyor ki siz hurmadan geliştiniz. Kim dedi diyoruz. İşte İbni Miskeveyh söyledi diyor. İbni Miskevey söyleyince hurma insanın atası olmuş oluyor. Bir başkası solucandır diyor atası diyor. Bir başkası mikroptur diyor. Bir başkası tarla faresidir diyor. Yani İslam’a Kuran’a saldırmak için yeni yeni fitneler, yeni yeni kargaşalar, yeni yeni düşünceler kendilerince ortaya atmaya kalkıyorlar. Baş edemeyince Müslümanları ve din alimlerini ortaya koymaya kalkıyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Bu oyunlara kimse gelmez. Ben milletimin kandırılmasına müsaade etmem. Bizim milletimiz zaten kandırılmaz. % 95’i Darwinizm’e inanmıyor. İnanmazlar da. Bu oyun bitmiştir. Boşa çırpınıyorlar. İstedikleri kadar oyun yapsınlar, ellerinden geleni ardlarına koymasınlar, Avrupa’yı Fransa’yı da toplasınlar, yanlarına getirsinler, yine baş edemezler yine baş edemezler.
BAŞKENT TV: Evet. Yine bir soru. Hayırlı akşamlar Hocam demiş. Baron medyasında sık sık boy gösteren bazı ilahiyat profesörleri Kuran-ı Kerim’de ve ehli sünnet itikadında yeri olmayan reenkarnasyon ve evrim teorisi gibi sapkın fikirleri hararetle savunuyorlar demiş. Bunların amacı nedir? Yoksa daha önceki röportajlarınızda bahsettiğiniz sarıklı masonlar mı bunlar diyor, izleyicimiz Emre Bey İstanbul’dan.
ADNAN OKTAR: Ben bunu açıkça söyledim. Daha önce de. Yani İslam’ı yıkmak için içimize ateist siyonistler yani dönme tabir edilen, Sebataycı tabir edilen ve daha önce de, daha önce de gene aynı şekilde ateist Siyonist olduğu halde Müslüman gibi aramıza giren çok fazla mason oldu. Peygamber Efendimiz devrinde de vardı masonluk, ondan önceki dönemde de vardı. Taa Hz. Süleyman döneminde de vardı masonluk. Haçlılar döneminde, her dönemde olmuştur. Yani onlar Gül Haç teşkilatını kurdular. Bilmem başka şeyleri kurdular. Tapınak şövalyeleri vardı. Bunlar hep Müslümanların içerisine girip Müslümanlığı ortadan kaldırmak için böyle sinsice faaliyetler gösterttiler. Şu anda da bunu masonluk olarak devam ettiriyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani Müslümanların inancını bozmak için. Bir de sanki alay eder gibi, yani siz solucandan oldunuz, tarla faresinden oldunuz. İşte Türkler aşağılık millettir diyor. Bunu iftiharla adam anlatıyor. Yani iftiharla anlatıyor. Büyük alim söyledi bunu diyor. Ne demek bu ya? Nasıl alim oluyor bu yani? O zaman PKK’nın iti kopuğu da alim, sıfatıyla bakması gerekiyor ona o kafadaki adamın. Nasıl onlar kahpelik yapıyorsa, o da kahpelik yapmış. Ve milletimize karşı, Türk milletine karşı büyük bir mücadele yüzyıllardan beri devam ediyor. Bu şanlı millet arslanlar gibi direniyor. Şimdi de inşaAllah Allah’ın izniyle dünya hakimi olacak, dünya lideri olacak. Ellerinden geleni artlarına koymasınlar. Ama bilim adına da çıkıp böyle şaklabanlık yapan olursa o da mutlaka karşılığını alacaktır. Onu söyleyeyim.
BAŞKENT TV: Tabi bu, işte dünya lideri olacaktır dediniz Türkiye’nin, ama Filetmen isimli bir CIA ajanı olduğunu saklanmayan bir analistin yaptığı bir açıklama Türkleri yeni bir Osmanlı açıklaması var..
ADNAN OKTAR: Doğru evet.
BAŞKENT TV: Yapmış olduğu açıklama bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir ajanın, CIA ajanı olduğu söylenen bir analistin işte yeni bir Osmanlı mı doğuyor yorumları yer almaya başladı bugünlerde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
ADNAN OKTAR: İşte ayağınızı denk alın. Geliyor Osmanlı diyor. Ona göre tedbirinizi alın. Ne yapıyorsanız yapın. Bunlar lider olacaklar diyor. Doğru. Tarihin akışına bakıyor, doğru. Sosyolojik gerçeklere bakıyor, doğru. Tabi bunlar dini kaynaklara da bakıyorlar. Yani Tevrat’a da bakıyorlar. İncil’e bakıyorlar. Kuran’a bakıyorlar. Yani CIA’nin en çok işlediği konulardan bir tanesi de kutsal kitaplardır. CIA’nin özel masaları vardır. Mesela Kuran’ı inceleyen özel masası vardır. Özel bölüm vardır yani. Bir çok uzman, yüzlerce uzman çalışıyor Kuran üzerine. Yani Kuran’ın hakikat, gerçek olduğunu onlar biliyorlar. Ona karşı adam tedbir almanın peşinde. Yani mesele İncil’den Tevrat’tan da onlar bir çok anlam çıkartıyorlar. Ama baktın mı çocuk olsa görür. Orta Doğu’nun özelliğidir bu. Yani din esastır Orta Doğu’da. Dinde şiddetli ve hızlı bir uyanma var. İnsanlarla konuşuyorlar, bakıyorlar. Hakikaten Türkiye’nin liderliğini istiyor bütün bölge. Türk İslam Birliği’ni herkes savunduğuna göre Türk İslam Birliği geliyor. Yani bu gözle görülür bir şey.
BAŞKENT TV: Amerika Birleşik Devletleri biliyorsunuz Türkiye ve yakın coğrafyasında çok ilgilidir her zaman, özellikle Orta Doğu’yla çok ilgili. Üslubu dikkat çekmiştir. Burada Amerika Birleşik Devletleri’nin önümüzdeki süreçte Türkiye ile olan ilişkilerinin giderek iyileştirilmesi, samimi diyaloglar kurması, Obama’nın 6-7 Nisan tarihlerindeki Türkiye ziyareti ve İstanbul’da yapılacak çok önemli bir toplantıda bir konuşma yapacak olması, Ankara’daki meclis konuşmasından sonra İstanbul’da yine diyologlarla alakalı bir toplantıda önemli bir konuşma yapacak Obama, ABD başkanı. Amerika’nın bu denli Türkiye’ye önem vermesinin altında yatan bir neden olabilir mi? Çünkü uzun yıllardır ABD hep Türkiye ve yakın coğrafyasıyla ilgili hep aktif rol oynamıştır.
ADNAN OKTAR: Bakın Türkiye’nin liderliğini şu bakımdan istiyorlar. Türkiye çok aklı başında bir ülkedir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: İslam’ı çok güzel yaşıyor. Kuran’ı yorumu çok güzel. Fakat bunlar tabi bir tek oradan da anlamıyorlar, yani hadis kitaplarını da inceliyor CIA. Kuran’ı da inceliyor. Yani Mehdi’nin gerçekten çıkacağını da onlar biliyorlar. Ve bunun durdurulamayacak bir gerçek olduğunu da biliyorlar. Onların uzmanları, profesörleri hepsi bunun farkında, yani bu olayın farkındalar. Fakat bazı tereddütleri var. İşte hani böyle bir birliktelik olduğunda bize bir zarar gelir mi? Avrupa’ya bir zarar gelir mi? Yani bizim karımız zararımız ne olur? Bunu tespite çalışıyorlar. Çok çok karlarına olur, onu söyleyeyim. Çok çok lehlerine olur. Zenginlik, bereket, bolluk, huzur, güven, neşe, sevinç hepsi gelir. Harikulade olur. Bakın.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Demin söylemiştim. Şu hurma yaprağı. Şu günümüzün hurma yaprağı normal.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Bu da 165 milyon yıllık, 165 milyon yıllık hurma yaprağının fosili. Hiçbir değişikliğe uğramamış. Tıpkısının aynısı. Dolayısıyla böyle, bunlar sokaklarda gezinen insana dönüşmemişler. Görüyorsunuz.
BAŞKENT TV: Bugünkü hurma yaprağının …
ADNAN OKTAR: Aynısının tıpkısı. Milimi milimine evet.
BAŞKENT TV: Evet. Yıllar geçmesine rağmen hala aynı kalmış.
ADNAN OKTAR: 165 milyon, evet, evet.
BAŞKENT TV: Hiçbir evrim geçirmemiş bir hurma yaprağı.
ADNAN OKTAR: Bakın biz safsata yapmıyoruz. Yani çıkıp televizyonlarda işte hurma şöyledir, insan böyledir, böyle komik şeyler anlatmıyoruz. Direk bilim yapıyoruz. Doğrudan fosilin kendisini göstertiyoruz, yaprağının da kendisini göstertiyoruz. Bilim budur. Gerçek bilim budur. Öbürü safsatadır. Mason uydurmasıdır.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama ben ima yollu konuşmayı ahlaksız insanlara yaparım. Ama yani şimdi ben burada Yaşar Nuri Hoca’yı severim. İşin doğrusunu söyleyeyim. Fakat bu fikirlerine katılmıyorum. Yani bunu söyleyeyim. Bunu açıklıyorum, ama insan olarak seviyorum. Yani saygı duyduğum bir insan. Ama bu konuda ciddi şekilde yanlış yapıyor, çok büyük bir hata yapıyor. Bu konuda inşaAllah Allah doğruyu görmesini vesile eder. İnşaAllah. Bazı konularda yine katılmadığım çok yönleri var. Ayrı mesele ama insan olarak samimi buluyorum. Ama bir çok ehli sünnet inancında da bazı konularda, bazı düşüncelerine katılmıyorum.
BAŞKENT TV: Her zaman için fikirler çatışabilir. Farklı yorumlaR,
ADNAN OKTAR: Ama saygı duyarım
BAŞKENT TV: ssöylenebilir ama insan olarak her zaman saygı duymak normal. Peki efendim tabi, Orta Doğu’dan bahsettik biraz evvel, Türk İslam Birliği’nden bahsediyorsunuz, özellikle bu konuya çok eğiliyorsunuz, ehemmiyetle eğildiğiniz konulardan bir tanesi. Bununla ilgili işte İstanbul’da yapılacak bir toplantıdan bahsettik. Medeniyetler toplantısı, Obama’nın da katılacağı toplantı. Davet gelire gider misiniz bu toplantıya? Veya katılacak mısınız?
ADNAN OKTAR: Severek giderim tabi. Çok çok güzel olur. Ama yani Türk İslam Birliği’ni Türkiye’de en etkili olarak gündeme getiren, alevlendiren, teşvik eden kimdir, kimlerdir deseniz, yani bir çok kişi tarafından unutulmuştu, biliyorsunuz.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani bunu bu kadar hızlandıran, bu kadar ayaklandıran kimdir dersiniz, kimler derseniz herkes bilir. Dolayısıyla İstanbul’da toplantının yapılıyor olması da çok anlamlı ve çok manidardır. Bizim toplantıya katılmamıza gerek yok. Bizim fikrimiz zaten toplantıya katılıyor. Biz fikren bu toplantıyı zaten organize etmiş oluyoruz. Düşüncemizle, inançlarımızla, halkımızı uyandırmamızla, ortam hazırlamamızla.
BAŞKENT TV: Tabi.
ADNAN OKTAR: Yani mesele Ahmedinecad’ın da üslubu dikkat ederseniz yanı bizim kullandığımız üsluba döndü.
BAŞKENT TV: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir görüşmesi gerçekleşti.
ADNAN OKTAR: Yani ne demiş ne oldu bölümüne baksınlar internette. harunyahya.com, harunyahya.org’da. Birebir olayların aynı geliştiğini göreceksiniz. İftihar ederim. Elhamdülillah. Eğer bir parça bile katkımız oluyorsa, bu bizim için çok büyük bir gelişmedir.
BAŞKENT TV: Peki medyada yer alan bir manşet. Yani o konuyla ilgili söylüyorum. ABD ile Türkiye İran arasındaki o diyaloğun sağlanmasında Türkiye’ye gerek yok, manşeti yer aldı sadece. Özellikle vurgulanan bu oldu bazı medyada.
ADNAN OKTAR: Bakın Türkiye’nin olmadığı hiçbir şey, hiçbir şey olmaz yani.
BAŞKENT TV: Özellikle bu cümlenin yer alması dikkat çekici.
ADNAN OKTAR: Bıraksınlar bunu, bıraksınlar bunu. Türkiye bütün bölgeyi yönlendiriyor şu an. Yani ister istesinler, ister istemesinler Türkiye burada ağabeydir.
BAŞKENT TV: Dışişleri bakanı Clinton Türkiye’ye geldiğinde de bir televizyon programına katıldı. Bu televizyon kanalında sorulan çok önemli bir soru vardı. Önemli dediğim, şaşırtıcı bir soru vardı. Şu anki hükümetin işte şer’i devlet yaklaşımı, çok farklı bir ekonomik kriz, şu, bu. Clinton’a soruldu bu. Dışişleri, ABD Dışişleri Bakanı’na soruldu ve Clinton’un sözleri tüm Türkiye’yi şaşırttı. Tabi soruyu soranları da şaşırttı. Türkiye lider bir ülkedir. Çok iyi gidiyor açıklaması soruyu soran kişileri de şaşırttı. Amerika’dan gelen bir ABD’li Dışişleri Bakanı soruyu soran bir Türk vatandaşına karşı Türkiye’yi savundu. Ne diyorsunuz efendim?
ADNAN OKTAR: Bizim bazı gazetecilerimiz, bazı aydınlarımız o kadar bilgili, o kadar kökeni araştıran insanlar olmuyor. Genellikle kalabalığa uyan, yani biraz da kitle psikolojisiyle hareket eden insanlar oluyor. Bakın onlar bile olayın farkındalar. Türkiye’nin meydana getireceği modelin mükemelliği çok ortada. Yani bir halifelik, bir şeriat devleti imajı vermeye kalkıyorlar. Modernlerin moderni olacaktır Türkiye. Ultra modern olacaktır. Mükemmellerin mükemmelli olacaktır. Sevginin, şefkatin, merhametin, dostluğun, kardeşliğin ve Kuran’ın özünün, Kuran’ın kendisinin, Kuran ahlakının en mükemmel yaşandığı bir coğrafya meydana gelecek inşaAllah, bütün Türk İslam aleminde. Gökdelenler, mükemmel süratli giden trenler, mükemmel bahçeler, ultra gelişmiş teknoloji, bilimde muazzam yeni buluşlar. Yani adeta cennet gibi olacak ortalık. Onların kafası nerede, meydana gelecek sistem nerede. Bunu herkes biliyor. Tevrat da bunu izah ediyor. İncil’de de buna işaret vardır. Kuran’da buna açık açık atıflar, göndermeler vardır, işaretler vardır. Hadilerde de bu böyledir.
BAŞKENT TV: Peki efendim, yine gelen sorulardan bir tanesi Isparta’dan gelmiş. Bu geçtiğimiz günler basında yer aldı, haberlerde yer aldı. Bunu ben de okudum. Rusya’da işte Vladivostok bölgesinde öğrencilerin Allah’ı inkar etmelerini isteyen bir kişi ceza alıyor. Bunla ilgili bir bilginiz vardır. Siz de okumuşsunuzdur tahmin ediyorum.
ADNAN OKTAR: Evet.
BAŞKENT TV: Özellikle bir eğitimcinin orada Allah’ı inkar etmelerini istemesi baskı yapması, baskı uygulaması. Neye bağlıyorsunuz? Nedir bu?
ADNAN OKTAR: İşte bizim dayatmacı Darwinistlerimizin kafası ne ise, zorla buna inanacaksın diyenlerin kafası neyse oradaki adamın kafası da aynıdır. Hitler’in kafası da aynıdır. Stalin’in kafası da aynıdır. Yani dayatmacılık dünya tarihinde her zaman olmuştur.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Peygamber Efendimiz zamanında da olmuştur (sav). Hz. İsa zamanında da olmuştur. Hz. İbrahim zamanında da olmuştur. Bizim putlarımıza bunu kim yaptı diyorlar. Hz. İbrahim isimli bir gencin putlarımızı diline doladığını duyduk diyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani o zamanın hedef şahsı Hz. İbrahim. Putlara saldırıyor. Şimdi de bu kafa var. İnşAllah.
BAŞKENT TV: Tabi ki şimdiki süreçte şunu anlamak çok da mümkün değil. Yani verilen bilgiler, yapılan açıklamalar doğru mu yapılıyor, yanlış mı yapılıyor. Tersten bir oynama söz konusu, senaryo yazılması söz konusu. Vatandaşların da doğruyu, eğriyi, yanlışı seçmede zorluk çektiğini görebiliyoruz. Doğruyu vatandaşlar nasıl seçecekler. Kendileri de bilmiyorlar açıkçası.
ADNAN OKTAR: Bizim milletimiz çok basiretli, ferasetlidir. Yani çok yaman bir millettir. Yani bakın profesörleriyle, masonlarıyla, ateist siyonistleriyle, çeteleriyle bütün gücüyle uğraşıyorlar. Yinne beceremiyorlar. Olmuyor, yapamazlar. İmanlı millet, kahraman ordu diyor Said Nursi Hazretleri.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Hakikat hali göreceği diyor ve hakikat hali görmüştür. Bakın Kuran’ın ışığıyla diyor hakikat hali göreceği. Bu olay olmuştur şuan. Ellerinden geleni ardlarına koymasınlar. Hele ki Allah’ın izniyle ben Türkiye’deyken, arkadaşlarım buradayken, bizler buradayken, Türkiye’nin böyle tüyüne dokundurtmayız biz. İstedikleri kadar Darwinistler, materyalistler gelip at oynatsınlar. Fransa’daki, İngiltere’deki bütün ağababalarını toplasınlar, buradaki arkadaşlarını toplasınlar, dergiler çıkartsınlar, gazeteler çıkartsınlar. Yıllardan beri uğraşıyorlar zaten. Bir üfürmeyle darmakeşan oldular. O kağıttan bunlar karton bir kule kurmuşlardı, böyle poker kağıtlarından.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Hafif bir üfledik üstlerine. Dümdüz hepsi döküldü yere ve toparlanamıyorlar şu an. Yine kurarsalar kuleyi yine üfleriz, yine düşer.
BAŞKENT TV: Peki efendim yine bir soru. İzleyicilerimizin de sorularına son bölümde yer verelim istiyorum. Hocam Atılgan Bayar şöyle yazmış, demiş. Gelelim TUBİTAK’ın Bilim ve Teknik dergisine. Bir kaç yıl önce bazı sayılarını karıştırmıştım. Evrim konusunda yazıları görünce de canım sıkılmıştı. Çünkü Yaratılış safsatası gibi ifadeler de yer alıyordu bu bilimsel makalelerde. Şimdi tartışma konusu olan yazıda böylesi militan ateizm metinlerinden biriyse derginin sayfalarında yer bulmaması iyi olmuştur diyor. Yazarlarımızdan demek ki sağduyulu olanlar da var diyebilir miyiz Sayın Adnan Bey? Melis Gönyeli. Balıkesir’den.
ADNAN OKTAR: Bir kere milletimiz uyandı. Yani millet uyandıktan sonra üç beş tane Darwinistin çırpınması, dergi çıkartması. Kendileri çıkarır, kendileri okurlar. Bir de Darwin’i anlatmak. En kapsamlı olarak ben onlara anlatayım Darwin’i. Yani Darwin’in dediklerini herkes biliyor. İşte özetle..
BAŞKENT TV: Siz okudunuz mu efendim?
ADNAN OKTAR: Darwin’i? Zaten çok ilkel bir teori. O okunup anlama... karma karışık bir şey anlatmıyor adam. Çamurlu sulardan...
BAŞKENT TV: Felsefesi belli zaten, ortada.
ADNAN OKTAR: Çamurlu sularda diyor tesadüfen proetinler oluştu. Proteinler de birleşti tesadüfen diyor hücre oluşturdular.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Hücreler de çoğaldı diyor, işte solucan, biraz sonra biraz daha gelişti primat oldu diyor. Kaş, göz, kulak çıktı, görür hale geldi. İnsan oldu diyor. Yani bu aynı Sümerlerin, Sümerlerin anlattığı teorilerin aynısı. Firavun’un anlattığı.
BAŞKENT TV: Evet. Benzeri.
ADNAN OKTAR: Çünkü ilkel bir düşüncedir. Yani bu öyle karmaşık, bilimsel delilleri olan bir düşünce değildir. Bilimsel delil burada. Yüzlerce sayfa. Mesela bu yedi cilt olacak. Tamamı delil. Darwin’de böyle bir şey yok.
BAŞKENT TV: Peki. Bir diğer soru yine izleyicimizin. Ahmedinecad’ın tam olarak ne dediği bilgisi de ulaşıyor. İran Cumhurbaşkanı, “Hakkaniyet ve saygı olursa arabulucuya gerek yok” demiş. Bu bambaşka bir anlam taşıyan bir açıklama. Amerika İran’a karşı hakkaniyet gösterirse ve saygılı davranırsa arabulucuya gerek olmaması başka şey, Türkiye’nin arabuluculuğuna gerek yok sözü bambaşka bir şey. Biraz evvel sorduğumuz soru yine izleyicimizden,
ADNAN OKTAR: Yalnız burada tabi şöyle bir şey olabilir. Onu demek istiyor olabilir İran. Belki Türkiye’yi zor duruma sokmak istiyor olabilirler. Yani derler ki, gidin onlara söyleyin, madem sizinle dostlar, işte şunu yapsınlar, bunu yapsınlar, böyle hiza olsunlar, şöyle olsunlar. İran da diyor ki eğer delikanlıysanız, samimiyseniz gelin birebir bana anlatın diyor. Yani...
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: ... bu da olabilir, çünkü ben İran’ın son derece iyi niyetli olduğuna inanıyorum. Yani kötü niyeti yok. Çünkü mesela atom bombası yapacak İran diyor. Kardeşim İsrail yapmış, Hindistan yapmış. Bütün bölgede var atom bombası. Rusya’nın var. Herkesin var atom bombası. Farz edelim yapsa ne olur? Ama bir kere Müslüman bir ülke, dinen haramdır, atom bombası kullanamaz. Çünkü atom bombasında haklıyı haksızı ayırt etmek mümkün değildir. Mesela bir şehre bombayı attın mı sen, orada Müslümanı da öldürürsün, muttakiyi de öldürürsün, kim varsa öldürürsün. İslam’da böyle bir şey yoktur. Küfür ayrılır, Müslümanlar da ayrılır. Süre verilir. Ondan sonra zaruri olarak savunma savaşı yapılır. Dolayısıyla atom bombasının kullanılması Müslüman için zaten haramdır. İran inancında da, yani Caferi inançta da haramdır. Atom bombası zaten kullanamaz onlar. Yani bunu düşünmüyor Amerika. Dolayısıyla dayatma yapmak şuna buna. Adam enerji elde etmek istiyor, nükleer enerji elde eder. Yani ne karışıyorsun? Ne mahsuru var? Uranyum mesela, ağırlaştırılmış uranyum elde eder, yani kullanacakları gibi uranyum elde eder. İşlenmiş uranyum elde eder. Kullanır. Yani bunu kullanmayacaksın demek çok garip bir şey. Çok garip bir inanç. Bu bir kere tek başına yeterli delil. Yani İslam’a göre atom bombası haramdır. Yani kullanılamaz. Bunun üstüne bir şeye gerek yok. Bunlar takva insanlar. Niçin atom bombası kullansın? Çünkü İslam...
BAŞKENT TV: Ama enerji konusunda insana faydalı olan ...
ADNAN OKTAR: Tabi, tabi ki kullanacak.
BAŞKENT TV: ... diğer konularda nükleer enerji farklı konularda bir sıkıntısı yok. Ama atom bombası gibi insan hayatına kastedici, kitlesel imha silahlarının her türlüsü zaten.
ADNAN OKTAR: İslam’da haramdır. Öyle şey olmaz. Toptan bir şehrin yok edilmesi, öyle bir şey olmaz. Yani bölüm bölümdür. Ayrılır. Hatta küfre söylenir. Siz küfür içindesiniz, bakın içinizde Müslüman varsa iman eden varsa ayrılsın. Ve ayrıca bize savaş ilan ettiyseniz, biz size karşılık vereceğiz deniyor ve onların ilk atak yapması bekleniyor. Onlar ilk atağı yapıyor, Müslümanlara zarar verdikleri görüldükten sonra savunmaya geçiliyor. Yoksa direk savunma da yok. Yani ilk atağı yapmaları bekleniyor.
BAŞKENT TV: Peki efendim, bir sorumuz daha var. Psikiyatri uzmanı Profesör Doktor Nevzat Tarhan şöyle demiş. Enseste % 70 eşlik eden bir alkol faktörü var. Bu da kişinin beyninde kontrol mekanizması bozulduğunda ortaya çıkıyor. Peki ailesinden alkolik insanlar bulunan kızlar ne yapsın? Yani ah pardon denecek bir durum yok. Gencecik kızlar risk altında. Bu konuda ne önerirsiniz Hocam demiş. Nevin Aycan bir bayan Konya’dan.
ADNAN OKTAR: Bakın alkolik babaların epey bir bölümü şuurlarını kaybediyorlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Zilzurna içmiş geliyor. Akşamleyin direk kızının odasına giriyor ve çocuğa sarkıntılık ediyor. Çocuk da bunu söyleyemiyor. Çünkü söylerse kendi namusu da kirlenir gibi görüyor. Elaleme rezil oluruz diye düşünüyor. Bir de babasının da kötü konuma düşeceğini düşünüyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Hapsedileceğini, ailenin dağılacağını düşünüyor. Ve bunun düşünerek bir çocuk, bir çok çocuk bunu gizliyor gençkızlar. Ve bu büyük bir facia. Böyle baba olmaz. Böyle aile olmaz. Bunlar ahlaksız insanlar. Aile kutsaldır. Böyle bu kutsal aile böyle olmaz. Kutsal aile efendi, dindar güvenilir aileye aile denir. Bunlar ahlaksız ailedir, iki tür aile vardır. Bir ahlaksız, alçak aile modeli vardır. Bir de efendi, iffetli güzel aile modeli vardır. Ahlaksız, alçak aile modelinde bu aile olmadığı için çocuklar bu evlerden çıksınlar. İyi insanların yanına taşınsınlar. İyi arkadaşlar gördükleri kişilerin yanına taşınsınlar. Devlete de dilekçe yazsınlar. Desinler, ben ailemin içerisinde risk altındayım. Söyleyemediğim nedenlerden diyebilir. İlla söylemesi gerekmez.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Beni devletim korusun. Ben falanca evde, burada kalıyorum. Bu insanlarla kalıyorum. O insanların isimlerini verir gerekirse. Ben burada selametteyim desin.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama bu örf bizde gelişsin. Yani milletimizde. Böyle bu alçaklıklara müsaade edilmesin. Mesela PKK’lı gençler, PKK’lı insanlar oluyor. Ailesi çocuğu dağa çıkarttırıyor.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Annesi, babası, dedesi. Hepsi PKK’lı olduklarını söylüyorlar. Sen de diyor çıkacaksın dağa, eğitim alacaksın. Ablan gibi olacaksın. Enişten gibi olacaksın. Sen de öyle olacaksın. Bu kahpeliktir. Çocuk diyor ben Allah’a inanıyorum. Ben Müslümanım. Çıkmak istemiyorum. Yok illa çıkacaksın diyorlar. Babana mı karşı geliyorsun, ailene mi karşı geliyorsun? Alçak adama karşı gelinir. Karşı gelecek tabi ki. Canı pahasına karşı gelecek. Devlete sığınacak. Böyle onları koruyucu aileler olsun. Sevecen. Mesela gelsinler İzmir’e, İstanbul’a. Bağrımıza basalım.
BAŞKENT TV: Peki efendim inşAllah. Bir diğer soru Avrupa Parlamentosu Türkiye raporunu kabul etti, geçtiğimiz günlerde yine haberleri yer aldı. Türkiye’nin serbest ticaret antlaşmasına dahil edilmesi ve vize kolaylığı çağrısı yaptı. Ermenistan sınırı açılsın. Raporda Türkiye’nin sınırı yeniden açarak Ermenistan’la ekonomik ve siyasi ilişkileri bütünüyle tesis etmesi talep edildi diyor. Hocam siz söylüyorsunuz, dünya tekrar ediyor. Sercan Gümüş Konya’dan.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, daha yeni söyledik.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama şöyle. Usulüne adabına uygun yapsınlar. Bakın bir mübarek Cuma günü, Cuma namazında sonra Azarbaycan’la Ermenistan’ı aynı gün. Ya Allah Bismillah diyecekler, iki kapıyı birden açacaklar ,o kadar.
BAŞKENT TV: Evet. Bir diğer soru. Değerli hocam siz bu konuyla ilgili anlatımlarda bulundukça internetten araştırdım demiş. Araştırdığı konu Avusturya’nın Amsterdam, Amstetten kasabasında 24 yıl boyunca bir evin bodrumunda tutulan ve öz babasının tacizine uğrayan bir kadın bulundu Hocam. Mesela bu adam gibi babalar var dünyada. Bu aileye kimse asla kutsal diyemez. Yine biraz evvelki ..
ADNAN OKTAR: Evet.
BAŞKENT TV: ... konuyla, konuya benzer bir soru. Serap Kocabıyık. Üsküdar’dan.
ADNAN OKTAR: Yani bu biraz çabuk tedbir alınması gereken şeylerden bir tanesi bu.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani mesela bu bir tek böyle de olmuyor. Mesela mafya mensubu ailesi. Çocuk kaçsın kurtulsun. Onu da mafya mensubu yapıyorlar. Veyahut hırsız dolandırıcı oluyor. Onu da öyle yapıyorlar. Yahut kadın gayri meşru alemde oluyor. Fahişelik yapıyor, kızını da fahişe yapıyor çocuğu. Aman Müslümanlara ben kızımı kaptırmayayım diyor. Çünkü fahişe olması gerekiyor onun kafasına göre. Yahut aman Müslümanlara kaptırmayayım. Mason olsun. Benim gibi çocuğum da mason olsun. Veyahut PKK’lı olsun diyorlar, aman kaptırmayalım PKK’lı olsun. Öyle şey olmaz. Çocuk orada tavrını koyacak. Allah’ın rızası için, tabi Müslümanlar da ona iyi insanlar yardım edecekler. Gidip güvenilir ailelerin yanına sığınacak bu insanlar. Yani ...
BAŞKENT TV: Doğruyu bulmaları...
ADNAN OKTAR: ... ailelerin üstüne çok görev düşüyor bu konuda. Yeni bir ailesi de yok. Gerçek annesi babası orada onun işte. Onu güzelliğe, Türk milliyetçiliğine, vatan sevgisine, güzel ahlaka davet eden aile ailedir. Ahlaksızlığa davet eden aile aile olmaz.
BAŞKENT TV: Peki Nahl Suresi’nde Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerden bahsediliyor. Daha önceki röportajlarınızda belirttiğiniz gibi Baron, Şapkalı Ortağı ya da Beyaz, Siyah ve Kızıl ayılar ya da Dawkins gibi evrimciler bu şekilde mühürlü kimseler midir diye soruyor izleyicimiz.
ADNAN OKTAR: Tabi ki bunlar özel yaratılıyor. Allah yaratıyor yani. Yoksa zaten mücadele olmaz. Mesela Baron Türkiye’yi birbirine katmasa biz ne ile mücadele edecektik. Yani Darwinizm olmasa neyle mücadele edecektik. Evet..
BAŞKENT TV: Kalpleri mühürlenmiş, kilitlenmiş kişilerin doğru yolu bulmaları mümkün değil midir efendim?
ADNAN OKTAR: Eğer Allah isterse açar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama Allah onu öyle cehennemden getirdiyse, cehennemden gelen insansa o mümkün değil. Ama bazen insan cennetten gelir, fakat mühürlü durur o. Bir süre sonra Allah ona...
BAŞKENT TV: Bir türlü doğruyu düşünemez, doğruyu bulamaz.
ADNAN OKTAR: Evet, Allah ona bir, şeyde de İncil’de de geçer, ona kutsal ruhtan üfürdü ona diyor. Yani onu insan haline getirdi Allah. Bir anda ona ruh verir. Yani ölüyken ona ruh verir. Ve ondan sonra güzel ahlak göstertir ve inşAllah cennete gider.
BAŞKENT TV: Evet. Yine Sayın Hocam daha önceki programlarınızda Allah’ın şu anda hadi sıfatıyla tecelli ettiğini, insanların dalga dalga dine döndüğünü söylemiştiniz maşaAllah. Kuran’da Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyuruyor: “Sonunda Musa’ya kendi kavminin bir zürriyetinden (yani gençlerinden) başka Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarpıtmaları konusuyla iman eden olmadı.” Şu anda da masonların, deccalin zorbalık edeceğinden korkanlar olabilir mi diye soruyor. İnsanlarımızı zorba ve zulüm yapan gençlere karşı nasıl cesaretlendirebiliriz. Teşekkür ederim. Allah razı olsun demiş Gökhan Görgülü İstanbul’dan.
ADNAN OKTAR: Allah Mehdi ve talebelerinin ailelerinden uzak yaşayacağını hadislerde bildiriyor. Ailelerinden uzak olacaklar diyor. Ve toplum onlara baskı yapacak diyor. Evlenmeyecekler, onların üstüne baskı, evlenme teklifi, evlenme kabul etmezler diyor. Cenazelerine gitmezler, hasta olsa sorulmaz diyor. Ashab-ı Kehf de aynı şekildedir. Kehf Suresi zaten Mehdiyete bakar. Ashab-ı Kehf özelliği o devrin firavun tiynetli ailelerinden, ahlaksız, fuhuş yapan, o zamanın kansız ailelerinden ayrılıp bir avuç genç kendi aralarında bir mağaraya sığınıyorlar. Kuran bunu överek anlatıyor Allah. Ve bunların bir güzellik yaptığını anlatıyor. Ashab-ı Kehf dünyaya malolmuş gençliktir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: En mühim özellikleri de bir araya gelip, ailelerinden kopup mağaraya sığınmalarıdır. Yani hicret etmeleridir. Bu mukaddes bir harekettir. Yani ahlaksızlık yapan bir aile olduğunda gencin ondan kopup hak olan, doğru olan yola devam etmesi. Yani pisliğe bu benim ailemdir diye tahammül etmeyecek, kabul etmeyecek. Kuran bunu övüyor. Aynı şekilde Musa’nın, Hz. Musa’nın zamanında da bir kısım gençler ailesinden kopup Hz. Musa’nın yanına gelmişlerdir. Peygamber Efendimiz zamanında da yine bir avuç genç, az bir sahabe, gençler yine Ashab-ı Kehf gibi ailelerinden kopup Peygamber Efendimiz’in yanına gelmişlerdir. Aileleri dövmüştür, sövmüştür, hakaret etmişlerdir, şiddet kullanmışlardır, alıkoymuşlardır. Ama o çocuklar, yiğitler yine oralardan kaçmışlardır, kurtulmuşlardır, Peygamberimiz’in yanına gelmişlerdir. SallAllahu Aleyhi Vesselem. Hatta onula beraber de hicret etmişlerdir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Ahlaksız aileye tahammül etmemişlerdir. Ama ahlaklı aile, mükemmel insanlar nurdur ve güzelliktir. Kuran’ın övdüğü bir güzelliktir. Anneye öf denmez, babaya öf denmez. Onların eli ayağı öpülür. Hizmet edilir. Onlara çocukları adeta köle gibidir. Baştacıdır. Ama onlar efendidir, dürüsttür, fikirlere saygı duyar, karşıdaki insanların düşüncelerine hürmet eder.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Değil mi? Nezih insandır. Bunlara aile denilir.
BAŞKENT TV: Evet. Bir diğer izleyicimizin sorusu. Hocam’a iki farklı konuda soru sormak istiyorum demiş. Son günlerdeki röportajlarınızdan birinde Hocamız Vatikan’ın masonların kontrolünde olduğunu söylemişti diyor izleyicimiz. Eğer Vatikan da masonların kontrolündeyse dindar kesimi temsil edecek dünya üzerinde bir otorite kalmıyor anlamına geliyor. Dünyanın yakın geleceği nasıl şekillenebilir? Hocamız ne düşünüyor bu konuda demiş. Diğer bir soru yine konuyla alakalı. Krizden çıkış için Hocamız bazı önerilerde bulunmuştu, tavsiyelerde bulunmuştu. Ekonomiyi asıl şekillendiren ne olmalıdır ki, stabil bir ekonomi olsun. Geçen hafta da bu krizle ilgili bir takım önerilerde bulunmuştunuz.
ADNAN OKTAR: Bir kere şu an Müslümanlar sahipsiz değil. Mehdi görev başında. Onun zıl ve gölgesi bütün dünyayı kapladı. Onun ışığı ve nuru bütün dünyanın üzerinde şu an.
BAŞKENT TV: Evet..
ADNAN OKTAR: Yer yerinden oynuyor şu an. Ve Hz. Hızır kol geziyor şu an. Onun için yani bir avuç Katoliğe güvenerek biz ortaya çıkmıyoruz. Müslümanlar bir avuç Katoliğe güvenerek. Biz Allah’a güvenerek ortaya çıktık ve Mehdi’nin nuruyla, ışığıyla da Cenab-ı Allah bizleri aydınlatıyor. Ve çok mükemmel gelişmeler var. Bunu da herkes görüyor. Ve mükkemmele doğru da gidecek. Ekonomiden kurtuluşun, ekonomideki bataktan kurtuluşun tek yolu da yine söylüyorum, yine söylüyorum Türk İslam Birliği’dir. Açacağız, yani kapıları açtıkça su gürül gürül akar. Irmak gibi akacaktır.
BAŞKENT TV: Evet. Yine programın da sonlarına geliyoruz. Mehdi faaliyetlerinde cinleri de kullanacak mı? Eğer kullanacaksa şuan da çıktı dediğinize göre bu cinleri kullanmasından dolayı Mehdi’ye karşı çaba gösterenler çekinmeli midir? Ali Bey sormuş İstanbul’dan.
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin genellikle fikrinden, düşüncesinden çekinecek insanlar. Yani onun etkisinden, fikri etkisinden çekinecekler. Yoksa cini Allah devreye sokup, yani isterse cinleri musallat eder küfre, mahveder Allah hepsini, delirtir. İki büklüm olurlar. Böyle değildir imtihan dünyası. Cin sadece önemli konularda, çok önemli zamanda bilgi verir. Kısaca bilgi verir. Yani onun dışında cin devreye girmez. Yani cine mesela git şu adama musallat ol desen olmaz, öyle bir şey yapmaz. Ama orada önemli bilgi varsa, gerçekten önemliyse Müslümanlar açısından, Müslümanlara muztarsa kısa bir bilgiyi, özlü bilgiyi getirecek.
BAŞKENT TV: Evet. Hep üç harfliler denilir. Bu konuda çeşitli hurafeler de vardır. Vatandaşların çekindiği, korktuğu o kadar çok konu vardır ki bu konuyla alakalı, cinlerle ilgili. Ortalıkta dolaşan hurafelerle ilgili neler söyleyeceksiniz, bunu biraz daha açar mıyız efendim.
ADNAN OKTAR: Ben hurafeleri çok komik buluyorum. İnananları da komik buluyorum. İnanamıyorum. Geçenlerde bir bayan anlatıyor. İşte üstünde cin geziniyormuş, bir şeyler yapıyormuş anlatıyor çocuk gibi. Yani klasik karabasan tabir edilen olay.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani uyanma aşamasında bir çok insanın,
BAŞKENT TV: Bunun muhakkak bir nedeni vardır. Yani sonucu var.
ADNAN OKTAR: Evet evet. Çok sıradan bir olay. O cinle alakası olan bir konu değil. Ama cinler çok mühim konularda Müslümanlara yardımcı oluyorlar. Ben bizzat biliyorum yani. Kendim de, gördüğüm bir olay. Ama boş konularda cinler kimseye yardım etmez. İlgi de göstermez. Kimseyi de korkutmazlar, öyle şey de olmaz. Öyle bir olay olmaz. Ama Hz. Süleyman zamanında direk görünür hale gelmişlerdir. Hizmet etmişlerdir. Yani MaşaAllah. Normalde millet delirir yani cini görse. Ama o devirde insanlar alışmışlar, makul görmüşler. Yani alıştırmak çok önemli.
BAŞKENT TV: Peki efendim. Sayın Hocam demiş, Allah bir şehri örnek verdi, yine bir ayetten bahsediliyor. Güvenlik ve huzur içindeydi. Rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etti. Böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak ona açlık ve korku elbisesini tattırdı. Burada Allah’tan uzaklaşan kavimlerin şehirlerin başına gelecek bir beladan bahsediliyor demiş. Bugünümüze bakıyor olabilir mi? Bugünümüzü anlatıyor olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Olabilir tabi. Yani ayet tam açıklıyor gibi görünüyor. Dünyada meydana gelen ekonomik krizin bir özeti gibi ayet.
BAŞKENT TV: Evet. Ekonomik krizle ilgili biraz evvel de soru vardı. Onu cevaplayamadık. Sizin önerileriniz vardı, önerilerle ilgili bir kaç ...
ADNAN OKTAR: O çok önemli. Yani onun için aslında gerekirse hükümete yazı da yazsın kardeşlerimiz. Bir kere tarım tam anlamıyla desteklenmesi gerekiyor. Yani bütün ağırlığı..
BAŞKENT TV: Üretim.
ADNAN OKTAR: Evet, tarım üretimi ve hayvancılık. Tarım, hayvancılık ve tarım ve hayvancılığı destekleyen her türlü sanayi. Bu hayatidir. Bunu kurtardık mı biz, ondan gerisi çok kolay. Yani ondan gerisi sorun çıkmaz. Onları biz hallederiz. Yani bizim milletimiz halleder. Ama burada kriz çıktı mı çok büyük olay olur Allah esirgesin. Bütün ağırlığı buraya vermek lazım. Fakirlere mutlaka bu sözümden sonra maşaAllah, Allah razı olsun, öyle marketler kurmaya başladılar. Yani fakirlere ücretsiz yiyecek dağıtan marketler. Dört, dörde çıktı sonra sayısı. Ama o bütün illere ve ilçelere kurulması gerekiyor. Biraz çabuklaşması gerekiyor bunun. Hemen yapılması gerekiyor. Bir yüreğimiz bir rahatlasın. Yani fakirlerimizin rahat edeceğini biz bir bilelim.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani kafamız bir rahat olsun. Fazla herşeyimizi götürür veririz oraya. Yani malımızdan, mülkümüzden, paramızdan, yiyeceğimizden, içeceğimizden fi sebillillah. Allah için alsınlar. İçimiz açılır. Ferahlık gelir içimize ve bereket bolluk olur bu. Çok çok bereketli, güzel bir şeydir bu. Bunun mutlaka yapılması gerekiyor. Bu bir de sosyal garantidir bizim milletimiz için yani. Hem ibadettir hem de sosyal garantidir. Bir de ağır hastalıklarda para alınması olayı kalksın. Ya kardeşim bu nasıl bir akıldır. Yani adam, geçenlerde de anlattım. Bir işçi emeklisi adam.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Zor zor bir ev almış kendisine. Bir de küçük bir arabası var adamcağızın. Bu bütün emeğini vermiş. Adamda kanser çıkıyor, ki çok sık rastlanan bir şeydir. İnsanlar genellikle ya kanserden ya da kalpten ölüyorlar. Genel olarak. Selamun aleykum, aleykum selam. Seni tedavi ederiz amca diyorlar. Ne istiyorsunuz oğlum diyor. En az ikiyüz milyarını alırız amca diyor. Ya kardeşim bu ne kadar büyük bir darbedir bir aileye.
BAŞKENT TV: Yoksa öl.
ADNAN OKTAR: Hayır adamın, adam zaten çok büyük bir imtihandan geçiyor. Biz zaten millet olarak onu var gücümüzle desteklemekle mükellefiz biz. Adamın üstüne bir de yani böyle bir şeyle nasıl biz yaklaşalım? O imtahınını o güzelce geçsin. Biz ona yardımcı olalım. Ferah, güzel hastanelerde tedavisini tamamen bedava, tamamen, hiç beş kuruş alınmadan. Kapıdan girer girmez. Hatta yiyeceğine içeceğine de yardım ederek. Her şeyine yardım ederek. Onu neşe ve mutluluk içinde yaşatmakla mükellefiz biz. Yani onun ruhu sevinçle, huzurla düzelir. Adamın elinden evini alırsan, arabasını alırsan. O psikolojik olarak da çöküntüye uğruyor bu sefer o insanlar. Yani çünkü çoluğu çocuğu dışarda kalıyor. Aile sefalete düşüyor. Bu sefer onların derdine düşüyor. Tabi Müslüman tevekkül eder, ama her insan bu tevekkül gücünde olmuyor. Her insan bu gücü yaşayamıyor. Zayıf insanlarımızı da düşünmemiz lazım. Bu yüzden bu insanlara alabildiğine sevinçli ve güzel bir ortam vermek durumundayız. Aynı şekilde şehit ve gaziler için de bunu söyledim. Gazi mesela bir dükkana girdi, bir tane gömlek aldı. Bundan para alınır mı gaziden? Ne işine yarar o para senin. Veyahut lokantaya gitti, yemek yedi. Senin bereketin yatar arslanım diyecekler yani. Gidip alnından öpecekler. Helal olsun. Yine gel. Bereket olur, Allah rızası için diyecek. Para alınmaz gaziden. Şehit ailesinden hiç alınmaz.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Hiç bir yerde alınmaz. Bu örfün, bu geleneğin oturması gerekiyor. Hiç gecikmeden. Gazilerime, çocuklarıma bakıyorum o mübarek çocuklar, evlerinde oturuyor çocuk. O tekerlekli arabasıyla. Ne işi var evde. Büyük mağazalarda onların her yerde yeri olsun. İstedikleri gibi gitsinler, gezsinler. Sokakta da mesela her gördüğümüz insan onları arabalarına alsın. Gaziler madalyası olsun. Tanıtıcı. Ondan sonra devlet onlara güzel bir şey versin. Hem madalyası olsun, bir işaret daha versinler. Bakar bakmaz her gören alnından öpsün.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Onları niye evlerde tutuyoruz yani. Şehit aileleri niçin
BAŞKENT TV: Her türlü yardım yapılsın. Her türlü hakkı verilsin.
ADNAN OKTAR: Tabi. Mesela ev yapıyor mütahitlerimiz. Fi sebilillah, on tane de ev, fazla mesela bin tane ev yapmışsın. On tanesini de onlara ver. Yani bu bereket, o muhitte on tane gazi olması ne demektir ya? Berekettir, bolluk, güzelliktir. Oranın süsü onlar.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Mesela on tane şehit ailesine de ev verilmiş olsa, ki bu yani zaten ucuza mal ediyorlar ederken.
BAŞKENT TV: Tabi bunların karşılığı muhakkak vardır. Bu tür yardımların sonucunda kimse kaybetmemiştir. Aksine kazanmıştır, bereketlenmiştir. İçi daha düzelmiştir, değil mi efendim?
ADNAN OKTAR: Tabi ki dünyada ahirette inşaAllah. Dünyada bir kere dünyada, ahirette zaten cennete sebeb olur inşaAllah, dünyada da berekete sebep olur bunlar, yani bereket getirir o insanlar.
BAŞKENT TV: Evet. Bir sorumuz daha var. Hz. Muhammed (sav) ile birlikte hareket eden, ona yardım eden sahabe gençlik de genellikle gençlerden oluşuyordu. Sahih kaynaklarda sahabenin Peygamber’e hitaben “anam babam feda olsun ki” diye hitap ettiğine şahit oluyoruz. Acaba anne ve babaları sahabeye, Peygamber’e itaatlerine engel mi oluyorlardı? Bu konuyu açıklar mısınız demiş Mert Sezer.
ADNAN OKTAR: Sahabelerin demek istedikleri şu. Yani benim annemden babamdan sen bana daha üstünsün.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Eğer annem babam bana müsaade etmezse, ben onları bırakırım, feda ederim. Allah için senin yanına gelirim. O anlamda söylüyorlar. Annem babam sana feda. Hep öyledir hadisler. Ahir zaman hadisleri.
BAŞKENT TV: Evet. Evet.
ADNAN OKTAR: Annem babam sana feda olsun ya ResulAllah. Öyle başlarlar söze. O devrin özelliğidir.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Çünkü o devirde bir çok insan anne babasının baskısından dolayı Peygamberimiz’in yanına yanaşmadılar bir çoğu.
BAŞKENT TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Halbuki annesi babası önemli değil. Annesi babasını yaratan Allah. Biz ahirette Allah’ın karşısında tek başına hesap vereceğiz. Annemiz sağımızda, babamız solumuzda hesap vermeyeceğiz. Onlar kendi konularını anlatacaklar. Çocuk kendi konusunu anlatacak. Herkes ayrı ayrı hesap verecek. Hatta küfreden ahlaksız anne babalar için Allah ayette diyor, onlar diyor kurtulmak için çoluğunu çocuğunu Allah’a fidye olarak verirler diyor. Yani hepsiiHiH
 Senin olsun derler diyor. Allah’ı bir anlamadığı için ahlaksız avanak adamlar, yani al yak ne yapıyorsan yap derler diyor. Çoluğu çocuğumu. Ve bütün aşiretini hatta diyor dünyayı verirler kurtulmak için. Hepsini al yak, yeter ki beni kurtar, beni bırak derler diyor. Ahlaksızlıklarını görüyor musun? Yani çocuğunu, karısını, dayısını, halasını hepsini diyor, gözden çıkarır diyor kurtulmak için. Ahirette. Allah ahlaksızlıklarını vurgulamak için. Onun için mümin kendinin tek başına imtihan olacağını bilerek, ona göre aklı başında hareket edecek inşAllah.
BAŞKENT TV: Evet efendim, programımızın da sonuna geldik. Yine bu değerli vaktinizi bize ayırdığınız için, programımıza katıldığınız için bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun.
BAŞKENT TV: Sağolun efendim. Evet sevgili seyirciler Başkent ekranlarında İstanbul’dan canlı yayında yine haftanın konuğunda fikir adamı, araştırmacı yazar Sayın Adnan Oktar ile birlikteydik. Biz yeniden sizlerle birlikte olmak dileğiyle yayında ve yapımda emeği geçen tüm arkadaşlarım adına mutlu akşamlar diyoruz efendim. Hoşçakalın.

14 Mart 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY DENMARK TV (October 23, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON MAC'S WORLD LIVE (November 6, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY THE GULF TODAY (UAE) (November 2, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ISLAMONLINE.NET (December 26, 2008) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY HESHAM TILLAWI - CURRENT ISSUES TV (May 1, 2009) (English) 
INTERVIEW OF ADNAN OKTAR BY ABC TELEVISION (AUSTRALIA) (November 10, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RFA (June 14, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR.ADNAN OKTAR BY TURKMENELI TV (Istanbul - April 22, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, SOUTH AFRICA) (September 2, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UNITY FM (BIRMINGHAM, UK) (October 2, 2009) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY MOHAMMAD THOMPSON, VOICE OF ISLAM (NEW ZEALAND) (December 29, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY LE MONDE (May 18, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - August 6, 2007) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN NOVOYE VREMYA REPORTAJI (6 Oktyabr 2008) (Azerbaijani) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL-QUDS (November 17, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY IANS (INDO ASIAN NEWS SERVICE) (November 14, 2008) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY WSRQ RADIO- THE CAPTAIN'S AMERICA (August 20, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY SUUD1 TV (April 23, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY HABERDEM (KONYA) (September 24, 2008) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (21 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MERSİN TV RÖPORTAJI (5 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL 52 (ORDU) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 2 - SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (1. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (1. Bölüm) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (3 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (11 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI - HÜLYA AVŞAR'IN 5 MART 2009 TARİHİNDEKİ RÖPORTAJINDA SORDUĞU SORULARIN BİR ÇOĞUNUN CEVABI BU RÖPORTAJDA MEVCUT (8 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (4 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KADİR ÇELİK'E YAPTIĞI AÇIKLAMALAR (22 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (23 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN VOICE OF THE CAPE (GÜNEY AFRİKA) CANLI TELEFON RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (10 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (9 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 - ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma) ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)