Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
ADNAN OKTAR: Sizler veya herhangi bir solcu arkadaşım veya Marksist arkadaşımız çok dindar, mutaasıp bir televizyon kanalında konuşma yapsın ve buna tepkiler gelse çok ayıplarım ben bunu, çok çok ayıplarım. Ben sizin çizginizi biliyorum fakat çok şefkat duyuyorum ben size, çok sevgi duyuyorum. Aklımın ucundan dahi geçmedi, bana sonradan söylediler sizin biraz daha sola yatkın bir kanal olduğunuzu, Alevi kardeşlerimize karşı sevginiz olduğunu, benim canımdır onlar, hepsini çok seviyorum. Ben onlara nasıl candan yaklaştıysam, nasıl sevecen yaklaştıysam, aynı şekilde kardeşlerimizin de bize aynı gözle bakmaları gerekir. Yani Türkiye’yi bu çok yıpratır. Dünyayı da çok yıpratıyor yani muhalif olmak, her şeye kızmak, her şeyde kavgalı olmak, yani sevelim birbirimizi. Hani Hacı Bektaş’ın bir sözü vardır, değil mi, dostça, kardeşçe, muhabbetçe olaylara bakmak lazım. Mesela ben tamam sağ düşünceyi temsil ediyorum ve dindarım ama sola karşı da çok şefkatliyim, çok sevgi doluyum. Özellikle Alevi’lere karşı çok sevgi doluyum. Eğer dünyadan biz bunu kaldırırsak; bu muhalif ruhu, bu konuşturmama, şiddetle karşı çıkma ruhunu kaldırırsak, dünya müthiş bir huzura kavuşur, çok rahatlarız, çok güzel olur. Mesela Başbakan çıkıyor, çok çirkin sözler edenler oluyor. Muhalif bir parti lideri çıkıyor, çok çirkin sözler eden oluyor. Yani Türkiye’de hiç mi sevilecek insan kalmadı o zaman yani, bu nedir bu? Cumhurbaşkanı çıkıyor, bir şey söylüyorlar. Veyahut bir sanatçı çıkıyor, ona da bir şey söylüyorlar. Birbirimize sevgiyle bakalım, dostça bakalım, kardeşçe bakalım. Ve akılcı olarak ikna etmeye çalışalım ama fikirlerimize yine saygılı oluruz. Mesela bir marksistin illa dindar olması gibi benim bir hedefim olmaz. Yani olursa olur olmazsa olmaz, kendisi bilir.
SUNUCU BAYAN: Değil mi bu özgürlüktür zaten. İnsanın kendi iradesi. 
ADNAN OKTAR: Tabii. Hatta saygı duyarım ve bu asil bir harekettir ayrıca, yani baskıyla fikri değiştirilmiş olursa, o zaman o insana zaten saygı duyulmaz. Samimi olarak onu düşünüyor olması çok güzel, çok hoş. 
SUNUCU BAY: İşte hafta içinde de buna dayanarak binlerce sms aldık gerçekten, mail, telefon.  
ADNAN OKTAR: Yok yok yok.  
SUNUCU BAY: Lehte ve aleyhte sonuçta hani. 
ADNAN OKTAR: Hep sevgiyle baksınlar, sevecenlikle baksınlar. Her şeyi düşünelim.  
SUNUCU BAY: Ama izleyicilerimiz de biliyor zaten. DEM TV demokrasinin ‘dem’i sonuçta. 
SUNUCU BAYAN: Burada herkesin görüşüne yer verebiliyoruz. 
ADNAN OKTAR: Tabii ki, tabii ki.  
SUNUCU BAYAN: Bu arada Adnan Oktar’a sormak istediğiniz sorularınız varsa sayın seyirciler ‘dem’ yazıp boşluk bırakıyorsunuz mesajınızı yazarak 3929’a yazıyorsunuz ve Adnan Oktar’a soruyoruz. Efendim size tepkiler geldi, sizce bu tepkilerin nedeni nedir? 
ADNAN OKTAR: Bu tepkilerin nedeni, iki düşünce her zaman çatışır. Darwinist düşünceyle inanç çatışır. Ama bunun hoşgörü ortamında ve sevecen olması lazım. Mesela ben Dawkins’i anarken onu şakayla anıyorum. Mesela “al yanaklı”, “kırmızı yanaklı” falan diyorum, espri yapıyorum. Ve gelse mesela çok güzel ağırlarım ben Türkiye’ye gelse Dawkins’i. Veyahut mesela bir marksist lider gelse çok saygı duyarım yani nezakette asla hata yapmam. Yani onu kıracak, onu rencide edecek, mahcup edecek bir şey yapmam, bu çok küçük düşürücü bir şey, çok çirkindir. Onun için ben kardeşlerimin, canlarımın, dostlarımın böyle, olaylara sevecen bakmasını, sevgiyle bakmasını çok isterim. Bir de Allah’a inanan insanlardan, Allah’ı seven insanlardan, Allah’tan korkan insanlardan hiç kimseye bir zarar gelmez. Bilakis fayda gelir, olumluluk gelir, güzellik gelir, dostluk gelir. Bu muhalif ruhu, dünyadaki bu muhalif ruhu biz Türkiye’de kırarsak, çok güzel bir öncülük yapmış olacağız. Mesela bak İsrail’e karşı bir düşmanlık politikası vardı, ben bunu Türkiye’de geniş çaplı kırdım. Alevilere karşı öfke ve düşmanlık politikası vardı, bunu da geniş çapta kırdım.   
SUNUCU BAYAN: Neler yaptınız bununla ilgili? Nasıl kırdınız? 
ADNAN OKTAR: Sürekli televizyon konuşmaları, yayınlar, internette yayınladığım yazılar, konuşmalar. Yani benim milletim beni sever, genelinde yani, dindarlar beni severler. Her dini grup, her dini cemaat güvenirler, sevgi duyarlar ve ben ispatlı konuşurum. Mutlaka delillere dayalı konuşurum. Mesela ben çocukluğumda hep Alevi deyince hakikaten çok ürkütücü haberler duyardım. Çok garip sözler duyardım. Sonra tanıdım çok şahane insanlar, çok sevecen, sevgi dolu insanlar. Tabii o çocukluk dönemlerimdi ama sonraki dönemlerde Allah’tan korkan, Allah’ı seven nezih insanlar ve sevgi dolu insanlar olduklarını gördüm. Ve eğer bugün Türkiye’de bu tamamen yatıştıysa, benim bunda çok büyük payım var, çok çok büyük payım var. Mesela Musevi düşmanlığı vardı, ve bu Türkiye’de tamamen yatıştı. Benim bunda da çok büyük bir payım oldu, çok çok büyük payım oldu. Mesela sola ılımlı gözle bakmak, sevecen bakmak, demokratik gözle bakmada da çok büyük emeğim oldu. Tabii Allah beni vesile ediyor. Ben olağanüstü bir şahsım da böyle bir şey oluyor demiyorum. Allah’ın bana verdiği bir imkan. 
SUNUCU BAY: Sayın Oktar, hani az önce dediniz “İsrail karşıtlığına da karşıyım aslında İsrail’i de sevmek gerekir”. Seyircilerden gelen sorulardan biri de buydu. Sizin İsrail’e olan yakınlığınızdan bahsetti bir izleyicimiz attığı mailde. İsrail ile olan ilişkileriniz ne boyuttadır?
ADNAN OKTAR: Ne güzel, ne güzel. Hahamlar geliyorlar İsrail’den, Sanhedrin hahamları, evimizde kalıyorlar, yine gelecekler, yine ağırlayacağım. Nedir bu insanların özelliği? Allah’ı sevmeleri, Allah’tan korkmaları, tek Allah’a inanmaları, meleklere inanıyorlar, helale harama inanıyorlar ve çok sevgi dolu insanlar. Ben bu insanlara niçin düşman olayım? Ve 3000 yıldan beri Hz.Musa’ya sadıklar, 3000 yıl, 3000 yıllık bir sadakat var. Bu cezalandırılması gereken bir şey mi?  
SUNUCU BAY: Gazze’de yaşananları  katmazsak tabii. 
ADNAN OKTAR: Gazze’de bu ateist siyonistler yapıyor onu. Hiçbir dindar Musevi böyle bir zulmü istemez. Yani müthiş rahatsızlar. Ben onlarla yazışıyorum, internet yazışmalarım var, görseniz çok iyi anlarsınız. Geldiğinde de hahamlar burada anlatıyorlar. Yani hiç hoşnut değiller. Tevrat’a göre haramdır. Mazlumun canına kıyılmaz. Akrabaya, dosta, komşulara güzel davranılır. Yani bu zulüm politikasının kökeninde ateist siyonist düşünce yatıyor ve masonik düşünce yatıyor.  
SUNUCU BAY: Masonik düşünceden kastınız nedir? Yani Türkiye’de masonik bir güç var mı peki? Buna inanıyor musunuz? 
ADNAN OKTAR: Mason yapılanması  var tabii. Yani yaklaşık 5000 kayıtlı mason var Türkiye’de. Ama bir kısmı da kayıtlı değil. 
SUNUCU BAY: Peki ne şekilde faaliyet gösteriyorlar sizce şu sıralar? 
ADNAN OKTAR: Şu sıralar Allah kardeşlerimizden razı olsun, yazdığım eserlerden sonra  masonluk Türkiye’de gücünü kaybetti, çok alelade hale geldi. Sayı artışı yok, kimse artık muhatap olmuyor, üye bulamıyorlar. Hatta geçenlerde “tavanımız akıyor, para bulamıyoruz” falan diyorlar. Etkenlikleri ve eski karizmaları kalmadı tabii. Ama ben bunda da çok büyük emek verdim. Çok uğraştım. 
SUNUCU BAY: Ne yaptınız o uğraşınızda? 
ADNAN OKTAR: Kitaplar yazdım, yazılar yazdım yani belgelendirdim. Yani bir mason nefreti için değil. Masonlar çok kaliteli insanlardır yani insan olarak çok kaliteli insanlardır. Fikir olarak yanlışlar, samimi değiller. O çok büyük bir sorun. Mesela Kuran üzerine yemin ettiriyorlar. Halbuki Kuran’a karşılar. Kuran’a karşıysan açıkça samimi olarak söylemen lazım. Yani kimse kınamaz. “Ben Kuran’a inanmıyorum” demek suç değildir, inanmayabilir bir insan. Ama Kuran üzerine yemin ettirip de sonradan bambaşka din karşıtı propaganda yapılması, bu olmaz. Darwinist, materyalist, ateist çizgidedir masonluk. Bunu samimi olarak söyleyip, bu düşüncesini savunabilir, anlatabilir ama dürüst olması lazım. 
SUNUCU BAYAN: “7000 mason var” dediniz Türkiye’de. Böyle bir söyleminiz vardı. Türkiye’nin çok önemli kilit noktalarında olduğunu söylediniz. Şu an hala var mı? 
ADNAN OKTAR: Varlar ama asıl etkili olan Amerika, İngiliz ve Fransız masonluğudur. Yani bizim masonlarımız hep garibandır, daha önce de söylemiştim. Yani emri alırlar, bir şey söylersin yerine getirirler, bir söz söylersin yerine getirirler. Hatta mason sırlarını pek vermezler onlara. 33 dereceye gelmelerine rağmen birçok mason sırrını bilmez onlar.  
SUNUCU BAYAN: Siz Üzeyir Garih’i de Müslüman olması nedeniyle masonların öldürdüğünü söylediniz.  
ADNAN OKTAR: Evet, öyle bir görünüm var.  
SUNUCU BAYAN: Sizin de masonların karşıtında aslında şimdi böyle bir şey yok ama daha önceki söylemlerinizde mason karşıtı olduğunuz söylemleriniz var. 
ADNAN OKTAR: Evet doğru. 
SUNUCU BAYAN: Bir tehdit aldınız mı? Bir korkunuz var mı, bununla ilgili? 
ADNAN OKTAR: Bana dokuz kere silahlı suikast düzenlediler.  
SUNUCU BAYAN: Öyle mi? 
ADNAN OKTAR: Tabii. Ölüm tehdidi ben sık sık alırım da benim günlük hayatımın normal akışı içerisinde herhangi bir olaydır benim için, ciddiye aldığım önem verdiğim bir olay değildir.  
SUNUCU BAY: Peki bu “yargıda çok fazla mason var” deyişiniz var.  
ADNAN OKTAR: Bu doğru evet.  
SUNUCU BAY: Yargıya nasıl müdahale ediyorlar, ne yönde müdahale ediyorlar? 
ADNAN OKTAR: İddia edilen ergenekon örgütünün yargı üstünde muazzam bir yapılanması var. Hala daha zaten gazetelerde görüyorsunuz yani göğüslerini gere gere zaten iç içeler.  
SUNUCU BAYAN: Peki “yargıda çok fazla mason var“  dediniz ama sizin birçok yargıda işiniz oldu. Mesela davalarınız oldu. Bunlar hep geri döndü. Görevsizlik kararı verildi. Neden size görevsizlik kararı verildi veya zaman aşımına uğrandı da sizi karşılarında görmelerine rağmen bir an önce karara bağlamadılar bunu? 
SUNUCU BAY: Ya da sizin açtığınız davalar çok çabuk sonuçlandı? 
ADNAN OKTAR: Biz açtığımız davalar çarçabuk sonuçlanmıyor. Bizim açtığımız davaları hep kaybediyoruz biz. Yani %90’ını kaybettik. En az, hatta %95. 
SUNUCU BAYAN: Kaybetmedikleriniz de var, zaman aşımına uğramışlar da var mesela. 
ADNAN OKTAR: Zaman aşımına uğrayan çok nadirdir, çok çok nadir. Onu da zaten çevirdiler biliyorsunuz. Yani hatta olağanüstü gelişmelerle çevrildi. Şöyle; herhangi bir müracaat eden olduğunda biliyorsunuz Yargıtay dosyaya bakıyor, davaya bakıyor. Yani herhangi bir müracaat eden olmadığında bakmıyor. Müracaat eden herhangi bir kişi olmadığı halde Yargıtay dosyamıza baktı ve dosyamızı zaman aşımından bozup geri gönderdi ve ceza aldık. Bakın dikkat edin, herhangi bir müracaat eden hiçbir kişi yok, buna rağmen. Çünkü Fatih Altaylı ile Ebru Şimşek kendi davaları yönünden itiraz ettiler, onların itirazı kabul edilmedi çünkü mahkeme orada beraat ettiğimizi bizim, beraat ettiğimizi kabul etti. Dolayısıyla bir müdahillik hakları kalmadı. Ve müdahil hiç kimse yok. Savcı da herhangi bir bozma talebinde bulunmadı yani hiç kimsenin bir bozma talebi yok. Buna rağmen Cumhuriyet tarihinde ilk olarak Yargıtay hiç müracaat eden olmadığı halde bizim dava dosyamızı bozdu. Yani benzeri yok şu an Türkiye’de.
SUNUCU BAYAN: Peki, az önce dediniz ki; Filistin’deki olayı ateistlerin şiddet olayına bağladınız, bununla ilgili bir kanıtınız var mı? Daha önceye baktığınızda bunlar çok yıllar öncesine baktığımızda hep din yüzünden savaşlar çıkmıştır. Ateistler neden peki Yahudileri hedef almadılar? Neden Filistin? Ateistlerle ilgili olduğuna dair kanıtınız var mı? Kanıtlarla konuşurum demiştiniz.
ADNAN OKTAR: Evet, masonluk çok eski bir yapılanmadır, darwinist düşünce de çok eski bir yapılanmadır. Eski Sümerlerde de vardır; mesela firavun o devirde masonik bir yapılanma içerisinde. Bütün törenler, hiyerarşi masonluk üstüne, semboller de masoniktir ve düşüncesi de masoniktir. Mesela Nil’in çamurlarından insanların ve bütün canlıların, bitkilerin oluştuğunu iddia ediyor ki bu darwinizmin dik alasıdır yani tam anlamıyla darwinizmdir. Dik ala da demeyeyim de yani onun gelişmiş şeklidir. Mesela İbn-i Miskeveyh Müslüman alim olarak bilinir ama bu da darwinisttir, materyalisttir. Mesela gül-haç teşkilatı vardı eskiden, tapınak şovalyeleri vardı; kan döken, haçlı seferlerini düzenleyen kişiler… Bunlar tamamen masonik yapılanmalardı ve ateist örgütlenmelerdi ve sapkın düşünceydi bunlar. Gerçekten Allah’tan korkan, Allah’ı seven bir insanın bir insanı öldürmesi onu dehşete düşürür, yani müthiş bir olaydır. Hz Musa mesela yanlışlıkla bir insanı öldürmüştür müthiş rahatsız olmuştur bundan. Allah diyor; büyük bir acıdan seni kurtardım diyor, büyük bir üzüntüden kurtardım diyor. Bakın kazara adam öldürmesine rağmen Hz Musa müthiş azap çekmiştir, 9 yıl bunun acısını çekmiştir. Ve müthiş rahatsız olmuştur, Kuran’da ayet var buna dair. Yani Müslümanın bir adam öldürmesi mümkün değildir. Ancak Allah’tan korkmayan, Allah’ı sevmeyen, Allah’a inanmayan bir insan öldürebilir. Yani böyle çirkin bir cesareti kimse yapamaz.
SUNUCU BAY: Cihad denilen bir şey de var…
ADNAN OKTAR: Cihad savunmadır. Mesela çocuklar, anneler, kız kardeşler öldürülüyorsa, onların ırzına namusuna saldırılıyorsa, canına kastediliyorsa o zaman hayatını ortaya koyup insan onları savunur ama Allah diyor ayette, sakın ileri gitmeyin diyor. Yani sadece kendinizi savunun, kurtulduğunuzda bırakın diyor. Yani abartılı, atak bir hareket istemiyor Kuran. Cenab-ı Allah’ın emri bu, ayette böyle.
SUNUCU BAYAN: Peki, az önce sormuştum; neden İsrail böyle bir şey yapıyor Filistin’e karşı? Yani bölge burada önemli olan. Yani ateistler dediniz ama yine bir din yok mu sizce, mezhep yok mu?
ADNAN OKTAR: Şimdi buna kalırsa bizim Türkiye’de de bazı yobazlar var, bütün Alevilerin katledilmesini ve doğranmasını istiyor. Ve Caferilerin, Şiilerin, Vehhabilerin doğranmasını istiyor. Dolayısıyla Hıristiyan ve Musevilerin de, ateistlerin de, Marksistlerin de, hepsinin doğranmasını isteyen bir zihniyet, bir düşünce var. Bu Hıristiyanlarda da var; Hıristiyanlar da bütün Müslümanların tamamını deccal ordusu olarak görüyor ve hepsinin öldürülmesi gerektiğine inanıyor evanjelik Hıristiyanlar. Museviler de bütün dünyadaki; bir kısım Musevi tabii gerçek Musevi böyle bir şey düşünmez, ateist yapılanma içerisinde böyle sapkın bir cereyan var; bütün Hıristiyanlar ve Müslümanların yok edilmesi gerektiğine inanıyor onlar da. Ve fakat burada asıl tehlikeli olan evanjeliklerle bir kısım cahil Müslümanların düşüncesi ki bu bütün dünyanın yok olması demektir, Allah vermesin. Hatta Sünni Müslümanın dışında herkesin öldürülmesi gerektiğine inananlar var. Sünni Müslümanın dışında… Evanjeliklerde de evanjeliklerin dışında herkesin öldürülmesi gerektiğini…
SUNUCU BAYAN: Bunu ateistler mi düşünüyor?
ADNAN OKTAR: Hayır, bu din… İşte din…
SUNUCU BAYAN: Yani karşıt dinler diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Bunların yönetimi masonların kontrolünde... Mesela Türkiye’de bu tip zulüm düşüncesini, mezhep kavgasını, Müslümanların birbirini kırıp geçirmesini isteyen düşünce iddia edilen ergenekon örgütüdür. Ve bunların çok kadrolu, çok kalabalık sayıda din adamları var. Ve bu düşünceyi yerine getirmek için faaliyet yapıyorlar. Hıristiyan evanjeliklerin de öyle; binlerce Müslümanların katledilmesini savunan elemanı var. Ve her yerde vaaz veriyorlar ve bütün Müslümanların yok edilmesine dair düşünceleri var. Ama kökeninde bunları masonluk örgütlüyor ve cahil insanları bu şekilde yönlendirmiş oluyorlar. Bunu biz dine mal edemeyiz, dinin ruhunda böyle bir şey yok. Yani din, Kuran bize “La İlahe İllallah, Muhammeden Resulullah” diyen insanları öldürün der mi? Allah’a inanan insanları öldürün der mi? Alevi niçin öldürülsün, Vehhabi niçin öldürülsün? Bektaşi, Caferi veya diğer mezhepteki insanlar yahut Hıristiyan, Musevi niçin öldürülsün? Bu haramdır, yani hiçbir şekilde olamaz böyle bir şey. Bilakis Kuran’da sevgi, şefkat, merhamet ve affedicilik vardır. Ama masonluk dini kendi kafasına göre, şeytani düşüncesine göre kullanıp, insanlığı birbirine düşürüp, kan akıtmak istiyor. Şeytan, yaratılışı itibari ile başlangıcından beri sürekli kan ister. Yani kanla beslenir şeytan. Masonluk da açık açık söylüyor, biz diyorlar, bizim yolumuzu şeytanın feneri aydınlatır. Ve masonik bir örgütlenme demek şeytani bir örgütlenme demektir. Yani şeytanla alenen trans haline geçip bağlantıya geçiyor bu insanlar, şeytanın dediklerini uyguluyorlar. Yani bu insanlara garip geliyor ama onlara garip gelmiyor, masonlara garip gelmiyor.
SUNUCU BAY: Peki, Türkiye’deki bu masonik kurumlar, ergenekon dediniz sanırım ergenekonun çizgisinde de var, diğer birimlerde mason olarak kimler var? Ya da masonik birimler neler?
ADNAN OKTAR: Emniyet içerisinde örgütlenmesi var, din adamları içerisinde var örgütlenme. Yani iddia edilen ergenekon örgütü üç noktaya çok ağırlık vermiş durumda; bir emniyet, iki hukuk alanı, yargı, ama en güçlü yargı içerisindedirler çünkü 150 yıllık bir emekleri var, 150 yıllık bir çalışmaları var, bir de din adamları içerisindedir. Hatta hadislerde de vardır 70 bin sarıklı deccale uyacak diyor. 70 bin sarıklı din adamı, âlim deccale uyacak, hadis var. Ahir zamanda, Mehdi devrinde olacak olaylardan bir tanesidir.
SUNUCU BAYAN: Mason diyorsunuz; din adamlarının içinde masonlar var.
ADNAN OKTAR: Yani deccaliyet, masonluk hepsi iç içedir.
SUNUCU BAY: Peki, sizin tanıdığınız var mı? Sizin tanıdığınız, bildiğiniz mason bir din adamı? Tahmin ettiğiniz bence bu masondur diye?
ADNAN OKTAR: Tabii bence bu çok açık; yani alenen darwinizmi savunuyorsa bilin ki bu masondur. Yani 100 yıl önce de mason din adamları vardı, bu bilinir. Yani darwinist, materyalist ama aynı zamanda da Müslüman. Ve dikkat ederseniz hep onlara gönderme yapar bu tipler. Hep normal bir ehl-i sünnet âlime, şefkati, sevgiyi, Allah korkusunu savunan bir insana değil… Nerede böyle değişik tipler varsa böyle orijinal; darwinist, materyalist din adamları, onlara gönderme yaparlar. Hatta Atatürk’ün de bir sözü vardır; “imansız hocalar” diyor. Yani çok müthiş bir vurgudur bu; imansız hocalar. Kendi devrinde karşılaştığı vakalardır bu Atatürk’ün; bizzat karşılaştığı vakalar. Yani samimi konuşmadığından dinsiz olduğunu anlıyor, imansız hocalar diyor. Hepsini tenzih ederim tabii, kastettikleri belli.
SUNUCU BAYAN: Ergenekoncuların içinde darwinistler var masonlar var diyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Ergenekon bütün yapı olarak zaten darwinist bir yapılanmadır ve Mehdi’ye karşı kurulmuş, Mehdiyete karşı kurulmuş 150 yıllık bir tarikattır, yani tarikat yapılanması içindedir. Metafizik inançları vardır. Irak’ın işgalinin kökeninde de yine Mehdi’yi durdurma inancı vardır. Afganistan’ı işgal etmenin kökeninde de gene Mehdi’yi durdurma inancı vardır. Masonluğun da asıl amacı da gene Mehdiyeti durdurmaktır.
SUNUCU BAY: Irak’ın işgalinin temelinde Amerika var, o zaman Amerika mı bütün hepsini körükleyen? Şu anda yaşadığımız, gördüğümüz…
ADNAN OKTAR: Amerika’yı yönlendiren masonlar; Amerikan masonluğu. Çok güçlü bir masonluk, milyonlarca mason vardır Amerika’da. Mesela Amerikan yargıtayının bir ara yarıdan çoğu masondu. Bakın Amerikan yargıtayının yarıdan çoğu masondu. Yani çok güçlü bir yapılanma vardır, Mehdi korkusu sarmıştır. Mehdi’nin kan dökecek bir varlık olduğuna inanıyorlardı daha yeni anladılar. Şu Obama döneminde yeni anlaşıldı Mehdiyetin kan akıtmayacağı, damla kan akıtmayacağı, sevgiyi, barışı, şefkati getireceği. Sağolsun Ahmedinejad da öyle; bütün İsrail’i yerle bir edeceğiz, haritadan sileceğiz diyordu. Ben haber gönderdim, Mehdiyette böyle bir şey yok dedim, Kuran’da böyle bir şey yok. Mehdi devrinde kan akmayacak, damla kan akmayacak, insanların burnu dahi kanamayacak, şefkat, merhamet, sevgi hâkim olacak, savaşlar olmayacak, bundan sonra büyük savaşlar yok dedim. Aynısını Birleşmiş Milletler konuşmasında yaptı, bu konuşmanın tamamını aynısıyla birebir yaptı ve Mehdi’nin de geldiğini söyledi Ahmedinejad. Ayetullah Hamaney de biliyorsunuz; Hürriyet sürmanşet verdi Mehdi geliyor diye; o da söyledi, aynı düşünce. Mehdi barış, kardeşlik ve sevgi getirecektir.
SUNUCU BAYAN: Mehdi gelince kötü şeyler olmayacak diye Amerika’nın düşünmesinin sebebi Obama mıydı peki? Obama mı anlattı bunları Amerikalılara?
ADNAN OKTAR: Yani, ben açıkça söyleyeyim, bizim yoğun çalışmalarımızdır. Çünkü Ahmedinejad’ın üslubu da değişti. Mehdilik inancının kan dökücü olmadığını bilakis kanı durdurmak için geldiğini anladı Amerika. O yüzden şu an Irak’taki yapılanma durdu. Yoksa onların gözü dönmüştü, Irak’ta çok daha fazla kan akıtmayı ve orayı tamamen askeri üs olarak kullanmayı düşünüyorlardı. Onlar biliyorsunuz Mesih’in gelişini bekliyorlar, Hz Mesih’in gelişini… Mehdi’nin de Mesih’in gelişini engelleyen biri olacağını düşünüyorlardı. Dini inançları gereği bunu yaptılar ama masonluk kullandı bunu.
SUNUCU BAY: Peki Obama üzerinde çalıştık, bunu anlattık diyorsunuz? Obama’nın bunlara bakışı nasıl? Obama bildiğimiz kadarıyla Hıristiyan bir insan?
ADNAN OKTAR: Ben Obama’nın danışmanlarıyla görüştüm. İnternet üzerinde görüşmeler yaptık, konuşmalar yaptık. Birkaç tane din danışmanıyla da özellikle görüştüm; çok kapsamlı sorular sordular, ben bu Mehdiyeti çok kapsamlı anlattım. Böyle bir risk olmadığını anlattım, böyle bir tehlike olmadığını anlattım. Şu an evanjelikler, Amerikalılar hepsi öğrendiler. Amerika ile ben sık sık radyo konuşması yapıyorum gene önümüzdeki günlerde yapacağım. Yani bütün Amerika çapında yapıyorum. Ve bu konuları soruyorlar çok detaylı anlatıyorum. Amerikan halkını da bilgilendirecek şekilde anlatıyorum. İngiltere’yle de yapıyorum, Güney Afrika’yla yaptım, İspanya’yla yaptım, Avrupa ülkelerine yapıyorum, büyük radyolarla.
SUNUCU BAY: Peki, oradaki Ortodokslar, katı Hıristiyan dediğimiz kitle size nasıl yaklaşıyor? Hani onlardan herhangi bir tepki alıyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Onlar mazlumdur Ortodokslar daha mazlumdur, Ermeniler de öyle. Klasik mesela Katolikler, Ortodokslar, Ermeniler daha halim selimdir, evanjelikler biraz hareketlidir. O asıl riskli, zaten operasyonları yapanlar onlardı. Amerika’nın Irak ve Afganistan’la yaptığı operasyonların kökeninde evanjelikler vardı. Ama şu an rahatladılar. Ama İran’da tedirginlerdi gene bana yazı göndermişler İsrailliler; İran saldıracak mutlaka bir şey yapın diye. Hâlbuki öyle bir şey olması mümkün değil şimdi onu gene radyoda anlatacağım, boş yere tedirgin oluyorlar. Atom bombası kullanacak diyor, şimdi maske hazırlıkları var nükleer saldırıya karşı maske dağıtmaya hazırlanıyor İsrailliler. Yani tamamen gereksiz, böyle bir şey yapmaz İran, mümkün değil haramdır atom bombası.
SUNUCU BAY: Ancak şöyle bir şey de var; Ahmedinejad konuşmalarında çok sert tavırlar sergiliyordu bunlara şahit de oluyoruz.
ADNAN OKTAR: Sergiliyor idi. Ama şu an çok mülayim, çok sevecen bir üslubu var ve bundan sonra hiçbir savaş yok diyor, büyük savaş olmayacak artık diyor. Daha önce çok sertti ben defalarca haber gönderdim. Her haber gönderdiğimde bunu sağolsun söyledi. Gurur yapan, kibir yapan bir insan değil. Ve Şii inançta Mehdiyet ana konulardan bir tanesidir biliyorsunuz, iman meselesidir Mehdiyet, son derece hayati bir konudur. İran anayasasının birinci maddesi Mehdiliğe dayanır. Mehdi gelinceye kadar bu anayasa geçerlidir diyor İran anayasası. Mehdi geldikten sonra anayasa geçerli değildir diyor birinci maddesi.
SUNUCU BAY: Ama seçim döneminde İran’da birçok ayaklanma oldu hatta bir genç kız hayatını kaybetti vurularak. Hani madem bu kadar olumlu yaklaşılıyordu ama bir sürü olay oldu, bir sürü insanın canı yandı.
ADNAN OKTAR: Evet onu da sordum onun suni ayaklanma olduğunu söylediler, özellikle planlandığını, özellikle karmaşa meydana getirmek için yapıldığını söylediler. Ayaklananları dindar gençler dediler aslında ateist, din karşıtı yahut oradaki sisteme karşı olan kişiler değiller dediler bana çok detaylı bilgi verdiler. Ben inandırıcı buldum verilen bilgiyi, nitekim de hemen yatıştı dikkat ederseniz. Bir de seçime katılım çok yüksekti İran’da yani bu demokrasiyle yönetilen ülkelerde pek rastlanan bir şey değil. Yani çok çok yüksekti katılım, mesela bu demokrasi yönünden bir başarı. Ama genellikle seçimlerden sonra bazı ülkelerde böyle karmaşalar oluyor. Bir ihtimal de biz de demokratik ülkeyiz bizde de kargaşa olur gibi bir imaj mı vermeye kalktılar? Yani biraz suni o olay aslında o ayaklanma. O genç kızın başına gelen de tabii hoş bir şey değil, çok kötü. Ama ülkelerde hiç rastlanmayan bir şey değil yani bir kişinin bu şekilde bir olayla karşılaşması Türkiye’de de karşılaşılan bir olay, her yerde karşılaşılan bir olay.
SUNUCU BAYAN: Peki, bir izleyicimiz sormuş; “Amerika ve İsrail parçalanacak mı?” birlikte hareket etmekten vazgeçecek mi demek istiyor herhalde izleyicimiz. “İslam buraya hâkim olacak mı?” diyor.
ADNAN OKTAR: İslam’ın dünyaya hakim olması Kuran ayetlerinde sabit. Hz. İsa’nın gelişi, 15-20 yıla kadar Hz. İsa gelecek. Mehdi gelmiştir, Mehdi’nin bütün alametleri çıktı, Peygamber Efendimiz (sav)’in belirttiği bütün alametler çıkmıştır. Ben bir şey söylüyorsam mutlaka delillere dayalı ve yüzde yüz emin oluyorsam söylerim. Şu ana kadar söylediğim hiçbir konuda ben mahcup olmadım. 500’e yakın konuda. Hatta www.harunyahya.org adresinde “ne demişti ne oldu” diye bir bölüm var; 500’e yakındır yani ne dediysem tamamı çıkmıştır.
SUNUCU BAYAN: Bu Mehdi’nin geldiğine dair bir deliliniz var mı? Bizimle paylaşabilir misiniz?
ADNAN OKTARTabi ki, mesela Fırat’ın suyu kesilecek diyor Mehdi’nin devrinde, Keban barajı ile Fırat’ın suyu kesildi. Ramazan ayında on beş gün arayla ay ve güneş tutulmaları olacak dedi, iki kere üst üste 81 ve 82 yıllarında oldu. Kuyruklu yıldız çıkacak diyor Peygamberimiz (sav), bu kuyruklu yıldız çıktı. İki uçlu bir kuyruklu yıldız çıkacak dedi, onun arkasından Lulin kuyruklu yıldızı çıktı. Batı’dan Doğu’ya gidecek diyor Peygamberimiz (sav), Batı’dan Doğu’ya gitmiştir bu kuyruklu yıldız da. Kabe’ye kanlı baskın yapılması, 1400 yıldan beri ilk defa Kabe’ye kanlı baskın yapılmıştır ve  Hac yolu kapanmıştır, Hac iptal edilmiştir o dönemde. Bu da Mehdi’nin çıkış alametlerindendir. İran-Irak savaşı var, Afganistan’ın işgali var. Azerbaycan’ın işgali var. Yani çok çok fazla alamet vardır hatta o devrin teknik aletlerine varıncaya kadar Peygamberimiz (sav) açıklamış. Mesela kişi diyor, ayakkabısının topuğuyla konuşacak diyor. Şimdi ayakkabısının topuğuna insanların telefon yerleştiriliyor. Geçenlerde gazetede vardı, telefonunu kaybedenler için, ayakkabı topuğuna yerleştirilmiş telefonlar imal edilmeye başladı. Mesela bakın bu kadar detaya kadar bildiriyor Peygamber (sav). Mesela diyor kişi kamçısının ucuyla konuşacak diyor. Telefon ve kablosuna işaret ediliyor. Mesela kişi diyor, avucunun içine bakacak, Mehdi’yi görecek diyor. Cep telefonuna işaret ediliyor. İnsanlar oturduğu yerden Mehdi’yi seyredecekler diyor, herkes kendi evinde oturduğu yerden seyredecek diyor. Televizyona işaret ediyor, Mehdi’nin televizyonda yapacağı konuşmaları insanlar oturdukları yerden seyredecek gibi çok detaylı, kapsamlı açıklama var.
SUNUCU BAY:  Peki şöyle birşey daha sormak istiyorum, Mehdi çıktı diyelim ortaya, herhangi bir ülkede, farklı bir dille çıktı diyelim. Şimdi tüm dünyayı buna inandırabilmesi biraz zor olmayacak mı?
ADNAN OKTARMehdi böyle uğraşmaz, kapı kapı gezip beni Mehdi kabul edin demez. Mehdi gizlinen birisidir. Mehdi bir kere hem Mehdiliği kabul etmez, hem liderliği kabul etmez. Yani liderlik ona zorla verilecektir. Yani toplum mecbur olduğu için onu başa geçirecektir. Yani insanlık sevgisizlikten, şefkatsizlikten, muhabbet olmamasından, manevi çöküntüden çok mustar olacak. Yani dünya çözüm bulamayacak ve en sonunda mecbur oldukları için Mehdi’yi lider olarak başa geçireceklerdir. Mehdi yani böyle lider olma hırsı içinde olan bir kişi değil, bilakis bundan kaçınan bir insandır.
SUNUCU BAY:  Ne yapacak ama hani dünyaya gelecek, peki?
SUNUCU BAYAN: Nasıl uyum getirecek dünyaya, nasıl iyi şeyler olacak? Gizlenerek mi?
ADNAN OKTARBu bir kader, yani kader içerisinde, doğal akışı içerisinde onu Allah bize gösterecek. Mesela ben dedim ki Türk İslam Birliği olacak dedim. Aa olur mu öyle şeyler dediler. Ermenistan ile birleşeceğiz dedim, Suriye ile de birleşeceğiz, Irak’la da birleşeceğiz dedim, çok ütopik geldi insanlara. Ne oldu?
SUNUCU BAYAN: Sınır kapısının açılması.
SUNUCU BAY:  Sınır kapılarının açılmasından bahsediyorsunuz.
ADNAN OKTAROnunla kalmayacak.
SUNUCU BAYAN: Nasıl olacak başka?
ADNAN OKTARDaha bekleyin. Yani sıradan gideceğiz, Ürdün, bütün Türki devletlerle de birleşeceğiz. Bütün İslam ülkeleriyle de birleşeceğiz. Büyük bir Türk İslam Birliği oluşacak. Ve bu kader, bunu da kimse durduramaz. Mesela bak gördünüz, dediklerim aynen çıktı ve hızla gelişiyor. Ben sınır kapıları açılacak dedim önce, 2 yıl önce söyledim. Bakın sınır kapıları açılıyor. Ermenistan’la da dedim vize kalkacak dedim, pasaport da kalkacak dedim. Şimdi o hazırlıklar var. Dağlık Karabağ’ı bize geri verecekler Azerbaycanlılara dedim ve Laçin Koridoru bak, onu da vurguladım. Laçin Koridoru da açılacak dedim, Laçin Koridoru da açılıyor. Dağlık Karabağ’dan da çekiliyorlar, çekilecekler. Yani ne dediysem aynısıyla çıkmıştır şu ana kadar.
SUNUCU BAYAN: Peki  bunları bir öngörüş olarak mı söylüyorsunuz, yoksa bir bildiğiniz var mı bu konuda?
ADNAN OKTARBir bildiğim tabi ki var.
SUNUCU BAYAN: Nerden alıyorsunuz bu bilgiyi?
ADNAN OKTARHadislere dayandırıyorum, Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerine dayandırıyorum ve Kuran’ın işaretlerine.
SUNUCU BAYAN: Peki  Mehdi nerde şu anda? Siz biliyor musunuz?
ADNAN OKTARMehdi, size bir  şok haber vereyim, Mehdi İstanbul’dadır. Mehdi geldi.
SUNUCU BAYAN: Evet siz Mehdi İstanbul’dan çıkacak demiştiniz. İstanbul’a geldi mi? Yurtdışından mı geldi?
ADNAN OKTAR1979 yılında Mehdi gelmiştir. O büyük bir ateş sütunuyla gelecek diyor Peygamber Efendimiz (sav).  Yani bütün insanları,  yatan insanları ayağa kaldıracak diyor, gökgürültüsü  gibi bir ses oluşacak, gökyüzüne muazzam bir  duman sütunu yükselecek diyor, insanlar gündüz mü oldu diyecekler diyor, o kadar aydınlanacak diyor ortalık. O tanker patlaması 79 yılında oldu, hadislerdeki aynı ifadeler oluşmuştur. Malları ve canları da alıp bitirecek diyor bugün diyor Berahut denilen vadide yerin altındadır diyor, petroldür diyor zaten hadiste. Zamanı gelince diyor böyle büyük bir ateş sütunu olarak ortaya çıkacak diyor. Petrol olduğunu vurguluyor bakın. Aynısıyla olmuştur. Bu ateşi gördüğünüzde diyor bilin ki o mukaddes beldeye Mehdi gelmiştir diyor hadiste. Hatta Mehdi’nin sabah vakti geleceği, kuru yoldan bir  geçeceği yani bu Boğaz köprüsüne işaret ediyor, kuru bir yoldan geçeceği de belirtiliyor. Çok kapsamlı anlatılmıştır. Said Nursi Hazretleri hicri 1400 tarihinde gelecek diyor çok net tarih veriyor. İstanbul’da çıkacak diyor. Daha önceki alimler diyor Basra , Küfe ve Şam gibi yerlerde demelerinin sebebi diyor eski İslam aleminin merkezi hep oralardı diyor. Değişti zamanla bir Basra’da, bir Küfe’de bir Şam’da oldu diyor hep orada kalacak gibi zannetikleri için  bazıları Basra, bazıları Küfe bazıları Şam demişler diyor. Halbuki asıl kastedilen İslam aleminin başkentidir diyor. Tabi sonradan kaldırıldı o ayrı, son olarak İstanbul’da kaldı. Dolayısı ile vukuat-ı ahir zaman diyor oluş yeri İstanbul’dur diyor Said Nursi Hazretleri.
SUNUCU BAY: Siz konuştunuz mu? Yani görüşebilme  şansınız oldu mu? Ya da herhangi bir fikriniz var mı?
ADNAN OKTAR: Kiminle?
SUNUCU BAY: Mehdi ile.
ADNAN OKTAR: Ben Mehdi’nin öncüsüyüm, onun talebesiyim. Ona zemin hazırlıyorum. Yani Mehdi zaten beklenirken bir kısım insanlar derler ya evde Mehdi beklenir mi, oturarak beklenir mi diye bakın görün, görüyorsunuz vargücümle gayret ediyorum. Said Nursi diyor ki, Mehdi’nin birinci görevi darwinizmi , materyalizmi yok etmektir diyor. İlk görevi bu olacaktır diyor. Maddiyun ve tabiyun tağununun beşer içinde intişar etmesiyle, diyor, her şeyden evvel, diyor, felsefeyi tam susturacak tarzda imanı kurtarmaktır, diyor birinci görevi.Yani maddiyun tabiyun tabiatçılık yani darwinizm, materyalist felsefe. Maddiyun dediği materyalist felsefe. Bunu tam susturmaktır diyor. Birinci vazifesi budur diyor. Ve ikinci ve üçüncü vazifelerini de ayrıca sayıyor. İslam alemini biraraya getirecek diyor. Bütün Müslümanların desteği ile ulemanın, evliyanın ve hatta bir kısım seyyitlerin iltihakları ile bu vazifeyi uzma yapmaya çalışır diyor. Yani ikinci aşaması bu. Üçüncü ve dördüncü aşamaları var.  Hz. Mesih ile birlikte olacaktır. Hz. Mesih onunla birlikte namaz kılacaktır. Onu namaza geçirecektir, sırtından iterek namaza geçirecek diyor Peygamberimiz (sav).
SUNUCU BAYAN: Yani zorla mı oluyor baskı ile mi?
ADNAN OKTAR : Yani yarı şaka yarı sevgi dolu bir ifade tabi. Sırtından iterek namaza geçirecek yani nezaketen Mehdi kabul etmeyecek. Buyrun efendim siz daha uygun namaz kıldırmanız diyecek tevazu gösterecek fakat bu ümmete Allah’ın bir ikramı olarak diyor sensin lider diyor. İmam sensin diyor. Onu imamlığa geçirecek diyor. Bunun aslında sembolik anlamı ben sana uydum. Ben senin artık vezirinim. Sana tabiyim anlamına geliyor. Ve Hz. Mesih ile birleşerek İslam’ı bütün dünyaya hakim edecekler. Kuran’da iki tane ayet var. Hz. Mesih için Cenab-ı Allah diyor ‘O kıyamet için bir alamettir’ bir. Gelişi kıyamet alametidir. İkincisi ,’Sana uyanları’ diyor, ‘kıyamete kadar küfrün üstüne geçirecegim’. Bu dünya hakimiyetidir. Bu ifade çok net. Bir ayet daha var. ‘Ehli Kitap’tan’ diyor yani Hıristiyan ve Musevilerden ‘sana iman etmedik tek bir tane fert bırakmayacağım’ diyor Allah.  Herkese iman ettirecegim diyor. Yani bu hiç dünya tarihinde görülmemiş birşeydir. Daha önce Süleyman zamanında da dünyaya hakim olmustur İslam. Zulkarneyn zamanında da olmustur ama bölgesel hakim olmustur. Bu kadar buyuk çaplı bir hakimiyet hiç olmamıstır ilk defa oluyor. Beşinci olarak benim ehl-i beytimden diyor  benim evlatlarımdan  Mehdi dünyaya hakim olacak diyor Peygamber Efendimiz (sav). Yani 2 kafir 2 tane Müslüman hakim olmuştur dünyaya diyor. Beşinci olarak benim evlatlarımdan Mehdi hakim olacaktır diyor. Bu yüzyıl bununla karşılaşacağımız yüzyıldır. Bu da hicri 1506’ya kadar devam edecek. Şu an 1430’dayız. Peygamber Efendimiz (sav)’den hadisler var. Suyuti’de de vardır. Dünya’nın ömrü 7000 yılır diyor. Yani 7000 yıllık bir takvim verilmiş. Diyor ki Peygamber Efendimiz (sav) bunun 5600 yılı geçti. Ne demektir; geriye 1400 yıl kalıyor. Yani hicri 1400’de artık Mehdi’nin çıkmasının dışında bir imkan yok.  1400 ile 1500 arasında herşey bitecek. Çünkü bakın 7 tane hadis var. Ve Suyuti bunu söyleyen. Çok makbül bir hadis imamıdır. 8 tane. Gerçi Cübbeli bunu anlamazlıktan geliyor ama yani çok nettir çok açıktır inkar edilecek bir yönü yok. Ve net hesap vardır burda da bakın. 7000 den 5600 yılı çıktığımızda 1400 yıl. 1400 ile 1500 arasında herşey bitecek- 1506’ya kadar. Hatta yaşayan insanlar bunları görecek. Benim bu dediğim olayların hepsinin sağlaması mümkün. Bakın Türk İslam Birliği olacak, 10 yıl içinde bunu göreceksiniz. Yani net ne diyorsam göreceksiniz. 20 yıl sonra Mesih’i göreceksiniz. Mesih’in inişini göreceksiniz. Ondan sonra her dediğime inanın ama ondan sonra. Yani 1506‘dan sonra bir bozulma başlayacak. 1545’de de kıyamet kopacak diyor Said Nursi Hazretleri. Bütün tarihi bildirmişler, bakın 1971’deki olayları bildirmiştir. Kuran’dan ayetle, ayetin ebcedi ile. Şimdiki tohumlar mahsül ıslah olmazsa diyor 71’de tokatları elbette dehşetli  olacak diyor. 71’de anarşi başlayacak diyor ve 12 Mart muhtırasına dikkat çekiyor. Yani böyle olaylar olacak diyor. 81 olaylarına dikkat çekmiştir. 81’deki olaylara. 91 hatta 97’deki olaylara da dikkat çekmiştir ayrıca. Mesala 28  Şubat’ı ayrıca söylemiştir. 1997 yılındaki bir olayı anlatmıştır. Bir Kuran ayetinden açıklıyor bakın 28 Şubat’ta olan olayları çok detaylı anlatmıştır. 2001, 2011 ve 2021 yıllarına kadar olacak bütün olayları anlatmıştır. 2120’de de kıyamet kopacak diyor inşallah.
SUNUCU BAYAN: Peki bu 2011, 2021’de böyle bu tarz şeyler olacak mı? Bunlardan bahsetti mi? 28 Şubat, işte 81?
ADNAN OKTAR: Yok  bundan sonra tamam. Hatta bu iddia edilen ergenekon örgütünü de belirtiyor Said Nursi. Masonların desteğini alacaklar diyor. Kadın hakları  perdesi altında diyor, bir komitenin de desteğini alacaklar diyor. Türklüğü  ve Türkçülüğü diyor elmas kılınç olan diyor -Türk alimlerini övüyor- elmas kılınç olan diyor Türklüğü ve Türkçülüğü muhakkaten kullanır diyor fakat başarılı olamaz geri çekilir diyor. Kahraman ordu ve imanlı millet diyor, Kuran‘ın ışığı ile hakikat hali göreceği, yani olayın hakikatini göreceği ve bu dehşetli komitenin tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor diyor hadislerden anlaşılıyor. Yani iddia edilen ergenekon örgütünün son aşamasında olduğumuzu hadislerden, onun izahlarından anlıyoruz.  Üç istiddat devresi vardır diyor son devresi artık durumu muhafaza etmeye çalışır diyor. Mağlup olduğu devredir diyor.
SUNUCU BAY: Sizin söylemlerinize gelmek istiyorum şimdi . Daha önce 1956’da doğacak Mehdi demiştiniz.
SUNUCU BAYAN: Taha suresinde sanıyorum ebced hesabına göre 1956 yılının bir gizemi var değil mi? Siz de 1956 doğumlusunuz.
SUNUCU BAY: Ama şimdi 1979’da dünyaya geldi, patlama ile dünyaya geldi Mehdi dediniz az önce.
ADNAN OKTAR: Bayağı olaylar birbirine karışmış en iyisi düzelteyim onların hepsini. 1979’da İstanbul’da zuhur edeceğini anlıyoruz, Said Nursi’nin izahlarından ve hadislerden ve olayın oluş şekillerinden. Yani büyük bir ateş sütunu ve gök gürültüsü gibi yeri göğü sallayan bir diyor olay meydana gelecek diyor, onunla zuhur etmiştir. Yani gelişi. 1956’da Mehdi doğacak diye bir olay yok. Öyle bir üslubum olmadı.
SUNUCU BAYAN: Şimdi böyle bir açıklamanız var. Kur’an hadis ve Bediüzzaman’ın açıklamaları doğrultusunda böyle birşey söylemişsiniz. Taha suresinin 68. ayetinde ebced hesabının  1956 olduğunu gösterdiğini...
ADNAN OKTAR: Ama benim doğumumu veriyor demedim.
SUNUCU BAYAN: Hayır sizin doğumunuz değil. 1956 diyorsunuz. Siz de 1956 doğumlusunuz. Değil mi bir benzerlik olduğundan bahsediyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Evet, olayı oraya getireceğinizi biliyorum onun için soruyorum.
SUNUCU BAYAN: Hayır biz bağladık bunu, siz söylediniz demiyoruz.
ADNAN OKTAR: Şimdi Said Nursi diyor 1956’ya hem kendi talebesi de dikkat çekiyor, Said Nursi de dikkat çekiyor. Var mı o şeyler sende? 1956 ile ilgili var mı?
OKTAR BABUNA: Bulayım hemen.
ADNAN OKTAR: Bul. Ceryanı münafıkhanenin diyor sonunun başlangıcıdır diyor. Yani 1956 yılı. Yani ateist dinsiz düşüncenin, yani darwinist materyalist düşüncenin sonunun başlangıcıdır diyor. Yani özetle bunu söylüyor. Mesela ‘Korkma dedik muhakkak sen üstün geleceksin’ 1956 veriyor tarihi. Talebesinin verdiği var ya onu diyorum. O neydi üstadın talebesinin ismi? Neyse bul onu sen bana. O söylüyor yani burda asıl olan bu devirde diyor bu tarihten itibaren ateist dinsiz ceryan artık son olma sürecine  girecek diyor. Risale-i Nur’da bunu 1940’larda söylüyor. Çok erken bir zamanda söylüyor. Bunları söylediği tarihler 1930’lar 1940’lar inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Al-i İmran 81.
ADNAN OKTAR: Tamam da ben onu direkt çıkış olarak istiyorum. O tam ilgili kelimeyi istiyorum.
SUNUCU BAYAN: “Peki Mehdi’nin tanınması ne zaman olacak?” diye bir izleyicimiz sormuş.
ADNAN OKTAR: Mehdilik doğal gelişmelerle, tabi gelişmelerle.
SUNUCU BAYAN: Mucizesi olacak mı? Kendini öyle mi tanıtacak ya da?
ADNAN OKTAR: Mehdi kendisi dahi kendisini bilmez diyor Said Nursi. Yok Cübbeli öyle biraz yanlış yorumlayarak hadisleri açıklıyor. Öyle birşey ona göre bütün gökyüzü meleklerle dolacak diyor. Melekler bağıracaklar diyor falanca Mehdi diye. Mehdi diyecekmiş ki Mehdi ben değilim. Bütün melekler, yedi milyar melek, her insana bir melek düşecek diyor. Herkese kendi dilinden İngilizce, Fransızca, Rusça, Sırpça, Hırvatça herkese kendi dilinden söyleyecek melekler diyor.  Görecek insanlar melekleri diyor. Falanca kişi Mehdi’ymiş diyecekler diyor. Böyle bir durumda yedi milyar melek demektir bu. Mehdi çıkıp da yedi milyar melek yalan söylüyor böyle bir şey yok  der mi Mehdi? Olacak iş mi bu? Çocukça bir ifade bu. Mesela ne diyor? İtalya’da Adriyatik denizi kuruyacak diyor. Akdeniz de cam gibi donacak ve Mehdi gelip Adriyatik denizinin ortasında kamp yapıp, arkadaşlarıyla oturacak fakat İtalyan halkının ve çevre ülkelerin bundan haberi olmayacak diyor. Adriyatik denizi tamamen kurur da halkın böyle bir şeyden haberdar olmaması mümkün mü? İtalyanlar hep deniz kenarında yaşayorlar, gemilerde oturuyorlar, kafeler var. Deniz kenarında herkes. Birdenbire Adriyatik denizi kurur da İtalyanların haberi olmaz olur mu? Bundan haberleri olmayacak diyor. Sonra Mehdi bir tekbir getirecek diyor. Bütün Roma ve etrafındaki bütün şehirler yerle bir olacak, oradaki binalar çökecek diyor. Halbuki Allah’ı anarak, Allah’tan bahsederek, bilimsel yöntemlerle ikna ederek. Sözle, Allah’ı anarak fikir sistemlerini çökertecek, kale dediği budur. Üniversiteler, fikir kuruluşları, her türlü düşünce üreten yerler fikren çökecek anlamında. Çünkü Allah’ı anarak çökertecek diyor. Bu sistemleri çökertecek diyor. Binaların çökmesi anlamında almış Cübbeli, yanlış tabi.
SUNUCU BAYAN: Peki yıl anlamında, yıl olarak verebilir misiniz? Cübbeli Ahmet Hoca böyle düşünüyor ama siz yıl olarak biliyor musunuz? Mesela kıyametin 2120 de kopacağını söylüyorsunuz, Mehdi de şu tarihte ortaya çıkacak diyebilir misiniz?
ADNAN OKTAR: Benim kanaatim Allahualem ekonomik kriz gittikçe şiddetlenecek. Atıyorlar geçenlerde bir firma % 10 gelişme göstermiş ekonomik kriz durdu gözünüz aydın diyorlar. Bakkal Naci Efendi malları bol satmaya başladı demek ki ekonomik kriz durdu der gibi bir laf bu. Her hangi bir şirketin biraz gelişmesi ekonomik krizi niye durdursun? Darwinist materyalist sistem ekonomik krizi meydana getirmiştir ve ekonomik kriz durmayacak 2014’e kadar devam edecek. 2014’lerde Mehdi hissedilmeye başlanır. Ama asıl 2011’lerde çok net anlaşılacak.
SUNUCU BAYAN: Nasıl anlaşılacak?
ADNAN OKTAR: Adı konmaz ama bilinir. Çünkü Mehdi hiçbir zaman ben Mehdiyim demeyecek. kendine Mehdi diye de hitap ettirmez. Ama İslam Aleminin sevilen bir öncüsü olarak, İslam alemini derleyip toplayan, Türk İslam Birliğini bir araya getiren, bunun için yol açan, bunu teşvik eden, bütün insanlara Müslümanların sevdiği güvendiği bir insan olarak kendini hissettirmeye başlayacak. O kişiden başka bir çözüm olmadığını toplum görecek, insanlar görecekler. Çünkü sevgisizlikten…
SUNUCU BAY: Türk İslam birliği diyorsunuz ama Mehdi tüm dünyaya gönderilmiyor mu?
ADNAN OKTAR: Hadislerin aşamaları böyle Türklerden Mehdi’nin  göreve başlanacağı söyleniyor. Çok fazla hadis var. Türklük alemini bir araya getirip, o milletle İslam alemini ve bütün dünyayı bir araya getiriyor. Topluluğa ihtiyacı var, bu topluluğun Türkler olacağını söylüyor hadislerde Peygamber Efendimiz (sav), çok fazla hadis var. Türk kelimesi net olarak geçiyor. Ben kendi milletimdir diye ırkçı bir yaklaşımım yok, ayrıca ben seyyidim, Peygamber Efendimiz (sav)’in neslindenim. Gerçi Nogaylıkta var kanımda, Oğuz Türklüğü de var. Oğuz Türküyüm aynı zamanda anneanne tarafından, ama aynı zamanda seyyidim. Baba tarafından seyyidim. Ben Türk milletini kişilik karakterinden dolayı çok seviyorum. Yani o yüzden Allah muvaffakiyet veriyor, yoksa kromozom yapısı,  ırk yapısı, kafatası yapısından değil. Bu çok insanlık dışı bişey olur yani bunu hiç kimse kabul etmez ben de kabul etmem.
SUNUCU BAYAN: Peki “Mehdi Peygamber soyundan mı?” diye bir soru gelmiş. “Hz. Ali ile bir bağlantısı var mı?”
ADNAN OKTAR: Evet seyyid. Hz. Ali’nin evlatlarından, zaten Peygamberimiz (sav) ona müjde veriyor Hz.Ali’ye; “senin evlatlarından” diyor, gelecek Mehdi için, Hz.Ali’nin, zaten rivayetlerin çoğu ondan gelir, Hz. Fatıma neslindendir, seyyiddir. Fakat çeşitli şekillerde, mesela Şiiler bir ruh gibi görünmez varlık olarak almışlardır. Halbuki değil. Mehdi anneden babadan doğan normal bir insandır. Hatta Medine’de, bir şehirde doğacağı söyleniyor. İstanbul’a gelecek diyor ama şöyle; Peygamberimiz diyor ki; “Medine’de zuhur edecek Mehdi” diyor, Peygamberimiz (sav)’e soruyorlar, “hangi Medine Ya Resulullah?” diyorlar, Konstantiniye diyor. O zamanki ismi Konstantiniye’dir İstanbul’un. Yani İstanbul’da zuhur edecek.
SUNUCU BAYAN: Neden İstanbul özellikle? Daha kutsal yerler yok mu?
ADNAN OKTAR: İstanbul’u Allah özel yaratmıştır, Mehdiyet için yaratmıştır. Kuran’da da var, iki denizin birleştiği yer diye geçer. Kehf kıssası vardır, mesela 18. suredir, 110 ayettir. 18x110=1980 Mehdi’nin çıkış tarihini verir. Kehf Suresi baştan sona kadar Mehdiyeti anlatır. Yani küçük bir genç topluluğu ortaya çıkıyor, sonra Hz.Hızır ile karşılaşma vardır, belli bir ilimle yani batın ilmiyle açıklama vardır, sonra da dünya hakimiyetinden bahsedilir. Yani Zülkarneyn’in dünya hakimiyetinden bahsedilir, bunlardan açıkça anlıyoruz, Kehf Suresi’nin Mehdiyete baktığını.
SUNUCU BAYAN: Mehdi Türklere gelecek o zaman, İstanbul’a geldiğine göre, peki İslamiyet önce Türklere mi geldi? Neden Türkler?
ADNAN OKTAR: Allah’ın seçmesi. Mesela kutsal emanetler de Mehdi’nin yanında bulunacaktır, Topkapı’da biliyorsunuz bütün kutsal emanetler. Kutsal emanetler nerdeyse Mehdi de orada zaten.
SUNUCU BAY: Peki bir tek İstanbul’da mı var kutsal emanetler?
ADNAN OKTAR: Tabi tabi, Peygamber Efendimiz (sav)’in bayrağı, kılıcı, mesela kılıçlar sadece oradadır.
SUNUCU BAY: Peki şunu sormak istiyorum, sadece merak ettiğimden soruyorum. Niçin böyle hikaye şeklinde gelişiyor her şey, madem her şeyin sonu belli, niçin Mehdi’ye ihtiyaç duyuluyor, niçin Mehdi’den sonra Hz.İsa gelecek? Kıyamet kopacak, şöyle olacak böyle olacak?
ADNAN OKTAR: Allah dünyayı renkli güzel yaratıyor, yani monotonluk sevmez Allah, yani Allah zenginliği sever, zengin güzelliği sever. Yani hareketlilik canlılık, durgunluğu durağanlığı Allah istemiyor, canlılığı istiyor, onun için sürekli hareketli yaratmıştır dünyayı. Bütün bu olayların tamamı tek bir an içerisinde olup bitmiştir. Zaman sonradan yaratılmıştır, mekan da sonradan yaratılmıştır. Zaman ve mekan yoktur. Einstein’in  anlatımlarına bakın, Max Planck’ın anlatımlarına bakın, zamanın ve mekanın izafi olduğunu görürsünüz. Mesela bundan 15 milyar yıl evvel zaman ve mekan yaratılmıştır.
SUNUCU BAY: Peki malzemeleri, kutsal şeyleri İstanbul’da dediniz, Mekke’de de mezarı var. Peki neden orası değil?
ADNAN OKTAR: Mekke’de Peygamber Efendimiz (sav)’in mezarı var. Ama kutsal emanetler, eşyalar deniyor.
OKTAR BABUNA: Ahmet Feyzi Kul’muş, öğrencisi Bediüzzaman’ın.
ADNAN OKTAR: Evet bakın Bediüzzaman’ın öğrencisi Ahmet Feyzi Kul.
OKTAR BABUNA: Onun haber verdiği başka bir ayet daha var Nisa Suresi, 145.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, ‘Sonra size beraberindekini doğrulayan bir elçi geldi’ (Al-i İmran Suresi, 81), yani Kuran’ı doğrulayan bir elçi ayetinin 1956 yılını verdiğini söylüyor. Bakın sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldi, yani Kuran haktır diyen Kuran’ı doğrulayan bir elçi, bu tarih 1956 yılını veriyor.
OKTAR BABUNA: Bir tane daha var, ‘Gerçekten münafıklar ateşin en alçak tabakasındadırlar, onlara bir yardımcı bulamazsın’. Ahmet Feyzi Kul bu ayeti de vermiş, Nisa Suresi, 145, 1956.
ADNAN OKTAR: Ki bunu yazdığında hatırladığım kadarıyla 1940’larda falan yazmıştı.
SUNUCU BAY: O zaman şunu diyebilir miyiz, Mehdi’nin dünyaya gelişi alametlerden biri olarak mı kabul etmek gerekiyor?
ADNAN OKTAR: Evet Mehdi’nin çıkışı büyük kıyamet alametlerindendir. Mehdi geldi mi kıyamet an meselesidir, çok çok yakın demektir. Yani zaten Mesih için Hz.İsa’nın gelişi için onun gelişi bir alamettir diyor Allah, ayet var, bakın bir tek Hz.İsa için bu söylenmiştir.Hiçbir Peygamber için hiçbir şekilde böyle bir ifade yok. Sadece Hz Mesih’in gelişi için ‘onun gelişi’ diyor ‘kıyamet için bir alamettir’. Ve dünya hakimiyeti ile ilgili hiçbir peygamber için böyle bir söz söylenmemiştir. Yani senin zamanında bütün dünyaya dini hakim edeceğim demiyor Cenab-ı Allah, bir tek Mesih için söylüyor. Ve iki ayrı ayet var, Ehl-i Kitap’tan herkes sana iman edecek diyor Allah. Kesin Allah söz veriyor. Çünkü on iki kişi iman etmişti daha önce ona. Bu geldiğinde herkes iman edecek diyor. İkinci açıklamada da ‘seni sevenleri’ diyor ‘kıyamete kadar dünyaya hakim edeceğim’ diyor Allah. Yani Mesih’in gelişinin dışında bunun olması mümkün değil zaten.
SUNUCU BAYAN: Sizin Hz Ali’nin soyundan olduğunuz iddia ediliyormuş, izleyicimiz sormuş. Doğru mu?
ADNAN OKTAR: Doğru evet. Benim şecerem var. Bir profesöre çıkarttırdım. Çok kapsamlı ilmi bir şecerem var. Hz. Ali’ye kadar dayanıyor soyum.
SUNUCU BAYAN: Alevilik var yani?
ADNAN OKTAR: O anlamda Alevi’nin hasıyım ben. Hz. Ali’yi sevenler, Alevi diyorsak zaten Alevi olmayanla benim bir işim olmaz yani herkes Alevi’dir. Sünniler de Aleviler de, hepsi Alevidir. Hz. Ali’yi sevmeyenle insanın bir gönül bağı olması yani çok zor.
SUNUCU BAY: Şunu merak ediyorum hani dediniz ya bir Türk İslam Birliği doğacak ilerleyen zamanlarda Müslümanlık bütün dünyaya hakim olacak ondan sonra dediniz. Türk İslam Birliği doğduğunda, sonuçta biz biliyoruz ki Türkiye çok etnik yapıya sahip, birçok etnik grup yaşıyor. Peki bu durumda onların durumları ne olacak?
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin özelliği özgürlük ve adalettir. Yani tam bir özgürlük ve tam bir adalettir. Mesela o devirde diyor, bütün hapishaneler boşalacak diyor Peygamber Efendimiz (sav). Yani tutsak kimse kalmayacak diyor, hapishanede kimse kalmayacak diyor. Ve adalet yönü çok kapsamlı belirtilmiştir. Buhari, Müslim yani sahih hadis kitaplarında, Tırmizi, İbn-i Mace, Sünen-i Nesei, Ebu Davud, hepsinde çok kapsamlı geçer. Ayrıca Hanefi, Hanbeli, Maliki ve Şafi mezheplerinde, Caferilikte, Alevilikte ve bütün Alevi mezheplerde de Mehdi’nin gelişi haktır. Yani kimse aksini söylememiştir. Mesih’in gelişi de haktır.
SUNUCU BAY: Şimdi hapishaneler boşalacak dediniz. O aklıma geldi. O zaman şeriat kuralları mı uygulanacak?
ADNAN OKTAR: Hayır hayır hayır. Her düşünce kendi içerisinde özgür olacak. Yani Mehdi sevigiyi, şefkati, barışı, kardeşliği getiren bir insandır. Yani baskıyı getiren bir insan değildir. Marksist olan Marksist olur. Solcu olan solcu olur. Müslüman olan Müslüman olur. Hiç kimsenin inancına baskı getirmeyecektir Mehdi.
SUNUCU BAY: İnancından dolayı baskı altında olanlar hapishanelerden çıkartılacak yani?
ADNAN OKTAR: Benim anladığım adaletsizce olanlar kastediliyor. Yoksa hak eden değildir tabi.
SUNUCU BAYAN: Mehdi’nin yetim olacağı doğru mu?
ADNAN OKTAR: Doğru. Evet hadiste öyle geçiyor. Yetimdir diyor Peygamber Efendimiz (sav). Çocuğu olmayacak diyor yani evli olmayacak Mehdi, çocuğu olmayacaktır. Dünyada malı olmaz diyor. Yani kendi üstüne kayıtlı bir malı olmayacak Mehdi’nin. Bu da hadistir yine. Çok kapsamlıdır. Yani kıyafetlerine, dış görünümüne, yani bütün vücut özellikleri, yüz görünümü, yürüyüşüne varıncaya kadar çok kapsamlı anlatılmıştır. Mesela alnı geniştir diyor, kaşları kavislidir, kaşları birbirine yakındır diyor. Mesela yanağında bir ben vardır diyor. Sakallıdır diyor. Sırtında iki tane benden bahsediyor Peygamber Efendimiz (sav). Biri kendisinde olduğu gibi bir Peygamber mührü gibi kalp hizasında bir ben. Bir de ayrıca bir et beninden bahsediyor. Sağ ayağında bir ben vardır diyor.
SUNUCU BAYAN: Saçları nasıl olur?
ADNAN OKTAR: Siyah. Siyahtır. Yani zaman zaman uzun olduğunu anlıyoruz hadislerden. Çünkü saçlarının nuru diyor omuzlarına dökülür diyor. Zaman zaman uzadığı anlaşılıyor. Yani öyle birşey var. Peygamber Efendimiz (sav)’in de saçları zaman zaman kısaydı. Yüzü kırmızı ile beyaz karışımıdır diyor hadiste. Renk cilt olarak. Alnında tek bir kaş çatma çizgisi vardır diyor. İnsanlarda genelde çifttir ya kaş çatma çizgisi, onda tektir diyor. Alnında bir yara izi vardır diyor. Omzu geniştir diyor, göğsü geniştir diyor. Karnı geniştir diyor, uylukları geniştir diyor. Boydan boya geniş bir insan olduğu anlaşılıyor. Yürürken adımlarını dışarıya doğru atar diyor. Konuşurken elini depretir diyor. Zaman zaman tutukluk yapar konuşurken diyor, dilinde tutukluk olur diyor. Elini de depretir diyor. Parlak elbiseleri vardır diyor. Çok kapsamlı anlatılmış. Cildi parlaktır diyor.
SUNUCU BAY: Şunu sormak istiyorum aslında. Anlatıyorsunuz işte geniş omuzludur, geniş göğüslüdür, alnında tek kaş vardır. Hani şimdi anlatınca, siz anlatınca ben de şey diyorum sanki Adnan Oktar bana kendini anlatıyor gibi.
ADNAN OKTAR: Benziyor bana evet.
SUNUCU BAYAN: Benzediğinizi kabul ediyorsunuz zaten değil mi?
ADNAN OKTAR: Tabi ki. Bu zaten o kadar samimiyetsiz ve o kadar kötü birşey gibi görünür ki. Ben bu hadisleri anlatacağım, yok size öyle geliyor diyeceğim. Benim alnım geniş değil ki diyeceğim. Yani alnı geniş, burnu küçüktür diyor Mehdi’nin, kalkıktır burnu, küçüktür diyor. Yoo öyle birşey yok diyeceğim ben. Kaşımda kavisli değil diyeceğim. İşte sırtımda ben de yok diyeceğim. Bu yani çok samimiyetsiz ve çok çok kötü olur. Evet benziyor. Fakat ben Mehdilik iddia etmiyorum. Etmem de. Ve ömür boyu da Mehdilik iddia etmeyeceğime Allah adına yemin ediyorum.
SUNUCU BAY: Ama biraz önce şey dediniz, Mehdi zaten Mehdi olduğunu asla ne söyletir ne de söylettirir dediniz.
SUNUCU BAYANGizler dediniz, evet.
ADNAN OKTARO zaman ben açmaza mı girmiş oluyorum yani. Mehdi’yi biz nereden anlayacağız biliyor musunuz? Çok özür diliyorum sözünüzü kestim. Hz. Mesih ile namaz kılacak Mesih onun yüzünü meshedecek o güzel eliyle, cennetteki makamını söyleyecek onun ama inanılması farz değildir. Çünkü Kitap getirmeyeceği için, namaza geçirecek onu İslam aleminin manevi lideri olacak. Bütün İslam aleminin sevdiği kişi olacak. Biz kalbimizden geçireceğiz herhalde Mehdi buydu diyeceğiz, o kadar. Allahualem Mehdi buydu diyeceğiz. Yoksa yine Mehdi diye hitap ettirmez kendisini Mehdi, ben Mehdi’yim de demez yani hiçbir zaman için böyle bir söz olmayacaktır. Hep hüsn-ü zan edeceğiz, herhalde o diyeceğiz. İnşaAllah.
SUNUCU BAYANPeki bunları konuşacağız, kısa bir ara verelim.
ADNAN OKTAREvet. Tamam.
SUNUCU BAYANKısa bir aranın ardından tekrar buradayız.
ADNAN OKTARİnşaAllah.
SUNUCU BAYANSayın seyirciler, Adnan Oktar ile DEM Özel programı devam ediyor.Yayınımızı Kocaeli Tv, Tempo Tv ve Mavi Karadeniz Radyosu 106.4’ten de naklen izleyebilirsiniz.
SUNUCU BAYEvet sayın seyirciler, DEM Özel devam ediyor, tüm hızıyla, Adnan Oktar konuğumuz. Az önce Mehdilik’ten bahsetmiştik. Mehdilik’ten sanırım yeterince konuştuk. Biraz da şu evrim teorisine dönelim istiyorum aslında.
ADNAN OKTAREvet.
SUNUCU BAYDarwinizm karşıtı olduğunuzu biliyoruz. Zaten daha önceki programımızda yarım kalmıştı aslında tam konuşamamıştık. Bizim de sormak istediğimiz sorular var. Bir de seyircilerimizden gelen sorular var. Önce sizin şu evrim teorisine niçin bu kadar karşısınız? Şunu bir alalım bir daha, izlemeyenler için.
ADNAN OKTAREvrim teorisine karşı olmamızın nedeni komünizmin, faşizmin ve I. Dünya Harbi’nin, II. Dünya Harbi’nin kökeninde bu teorinin olduğunu görüyoruz. Ve 350 milyon insanın kanının akmasına, 1 milyara yakın insanın sakat kalmasına, milyonlarca çocuğun öksüz yetim kalmasına ve en vahimi insanların kalbinden sevginin şefkatin sökülüp alınmasına sebep olmuştur. Bunun açık ispatı vardır. Dışarı çıktığınızda kimse kimsenin yüzüne bakamıyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin herkesin yüzü yerde ve kimsenin yüzünde sevgi ifadesi, mutluluk ve neşe ifadesi bulamıyorsunuz. Halbuki insanların gözünde tutku olması lazım, sevgi olması lazım. Allah aşkı olması lazım. Bu coşku insanların kalbinden alındı. Ve dolayısıyla çok büyük bir tahribat meydana geldi. İnsanların kimi intihar ediyor, kimi kavgaya gidiyor. Mesela bakın benim canım kardeşlerim bile “Niye böyle bir tartışma ortamına giriyoruz?” yahut “Niye sağcı ile solcu konuşabiliyor?” gibi bir mantığa giriyorlar. İşte bu darwinizmin bize getirdiği felakettir. Halbuki her düşünceden herkes birbiri ile görüşür konuşur yine kardeştir. Allah onları öyle yaratmıştır ve düşüncelerinde de özgürdürler. O düşüncelerinden dolayı da biz onlara saygı duyarız. Meydana gelen tahribat çok önemli yani mesela Mao diyor, Çin komünizminin kuruluşunun kökeninde Darwin ve evrim teorisi vardır diyor. Çok açık söylüyor. Troçki’nin izahlarında var. Lenin’in izahlarında var, Mussolini’nin izahında var. Hitler’in izahlarında var. Hepsi Darwin’e dayandırıyorlar. Yani dünyada muazzam bir tahribat meydana getirmiştir ve ateizmin dünyada yayılmasına sebep olmuştur. Bu yönüyle darwinizme tabi ki bir Müslüman olarak karşıyım.
SUNUCU BAYAN: Avrupa’da ve Amerika’da anketler yapılmış ve hem evrimi savunan hem de Allah’a inanan insanlar olduğu görülmüş. Burada bir çelişki yok mu?
ADNAN OKTARTabi ki var. Çok samimiyetsiz bir durum. Fakat şimdi evrime bilimsel yönden sanki bir gerçek zannettikleri için inanmak da istiyor. İmanı da bırakmak istemiyor. İkisini bir sentez yapıp birşeyler yapmak istiyorlar anladığım kadarı ile. Bu çok çok yersizdir. Çünkü darwinizmin ilmi hiçbir delili yoktur. Yani olsa ben niçin böyle bir tavır alayım? Mahcup olacağım bir düşünceyi niye savunayım? Ben bir kere çok akılcı bir insanım ve delillerle konuşurum. 250 milyonun üzerinde yaratılışı ispat eden fosil var. Bakın 250 milyon, gözünüzde bir canlandırın. Ve fosil ve hiçbir değişikliğe uğramamış. Yani bugünkü canlılar ile 100 milyon-200 milyon yıl önceki canlı tıpkısının aynısı hiçbir değişikliğe uğramamış. Şimdi bir kere bu darwinizmi çökertmek için yeterlidir yani bunun üstüne başka bir delile gerek yoktur. Ama protein safhasında da mümkün değil, değil bir protein bir aminoasitin bile meydana gelmesi mümkün değil.
SUNUCU BAYANAma böyle haberler de çıktı. Mesela evrimin kayıp halkası bulundu diye. Çin’de mesela, Çin’in kuzeydoğusunda fosil bulunmuş ve kanatlı sürüngenlere benziyormuş ama aynısı değilmiş diye bir haber de var.
ADNAN OKTAR: Şimdi onlar böyle çamurlu suya yatmaya kalktılar artık yeni bir teori geliştirdiler. Yani aniden mutasyon. Her konuda birden mutasyon. Bakın o dedikleri canlı tam mükemmel, kusursuz, simetrisi mükemmel, her yönden düzgün bir canlıdır. Ara fosil olması için ve ara canlı olması için müthiş pataloji gerekir. Yani bütün vücut organlarında, organ bozuklukları olması gerekir. Yani eğer simetri, düzgünlük ve mükemmellik var ise mükemmel bir canlı ise, biz buna ara fosil demeyiz. Bu yaratılışı ispat eden bir fosildir. Yani mesela biz bir tavşan fosili bulsak yani hiç değişmemiş ama daha küçük bir tavşan fosili de buluruz, daha küçük bir tavşan fosili de bulabiliriz ama hepsi mükemmel bu ondan evrimleşti anlamına gelmez bu.
SUNUCU BAYAN: Ama bir kanatlı sürüngen, evrimde böyle birşey çıktı mesela fosili bulundu. Bu mümkün mü hani?
ADNAN OKTAR: Bakın şimdi hayvanda vücudunun çeşitli yerlerinde tüylü süsler var. Paçalı güvercinler vardır bilmiyorum gördünüz mü? Ayak kısmında tüyler dışarı çıkar. Şimdi bu evrimin sonucu oluşmuş bir hayvan değil. Bu bir süs, Allah onu öyle süslü yaratmış, yani ayağında süs yaratmış. Mesela kelebeğin üstündeki motifler nasıl bir süsse, nasıl böceklerde çeşitli renklerde mükemmel süsler varsa, mesela tavuskuşunda muazzam bir süsleme var. Allah onu da öyle süslü yaratmış olay bu ve simetrik, düzgün, son derece düzgün bir yapı içerisinde yaratılmış. Sağ ayağındaki yapı ile sol ayağındaki yapı aynı, yani sağ kanattaki yapılar ile sol kanattaki yapılar aynı. Mutasyonda muazzam bir patoloji meydana gelir mesela göz dışarıya doğru patlak olur, mesela ensesinde bir göz daha çıkar, kulak göğsünün üzerinde çıkar, yani mutasyon, çok bozucu çok garip, dengesiz varlıklar meydana getirir. Böyle bir yapı yok yani, göz tam olması gereken yerde bakın hayvanda, kulaklar tam olması gereken yerde ve altın oranla ile yaratılmış bakın bu çok önemli. Altın oran, bütün canlılarda altın oran var, Allah’ın yarattığı bir sistemdir bu biliyorsunuz. Bu altın oranla simetrik, düzgün, mükemmel bir yaratılış varsa bu yaratılışa örnek olur.
SUNUCU BAYHazır yaratılış demişken, klonlama için ne düşünüyorsunuz? Sonuçta insan kendi kendine bir şey yaratıyor.
ADNAN OKTAREvet kafasını kullanıyor, alet edavat kullanıyor değil mi? Birisi bişey yapıyor yani emek yapıyor tesadüfen olmuyor neticede bu çok önemli, yani emek veriliyor değil mi? Orada doktorlar, mühendisler çalışıyor, teknik aletler kullanılıyor ve tesadüfen meydana gelen birşey olmuyor, bilakis akıl kullanılarak özenle oluyor. Darwinistler ne diyor herşey tesadüfen olmuştur. Bu olabilecek en vahim, en münasebetsiz izahtır.
SUNUCU BAYİşte klonlamada şunu sormak istiyorum aslında, sonuçta sizin inancınıza göre Adnan Oktar şöyle diyor, herşeyin yaratanı Tanrı’dır, ama bir başka taraftan da insan bir başka hayvanı da yaratabiliyor işte en son ilk yaratılan hayvan kopya Doly mesela.
ADNAN OKTAREvet.
SUNUCU BAYKelebek girdi içeri bu arada.
ADNAN OKTAREvet. Kelebek de bakın benim gücümü de görün diyor. Beni Allah yarattı diyor. Bakın biz onun gibi uçamıyoruz. Yani bize öyle bir imkan verseler, biz öyle uçamazdık.
SUNUCU BAYİşte demek istediğim şu, bir insan bir hayvan yarattı. Sonuçta, bir insan yarattı bu sefer farklı, genel görüşten çok daha farklı bir durum ortaya çıktı. Bundan bahsetmek istiyorum hani aslında her şeyin bir Yaratanı olduğunu söylüyorsunuz. Tanrı olduğunu söylüyorsunuz. Ama bir yandan da insan bir tane koyun yaratıyor mesela.
ADNAN OKTARŞimdi mesela suni ilkah yapılıyor, sperm alınıyor değil mi? Bayanın yumurtasıyla elle birleştiriliyor ve çocuk oluyor, şimdi burada...
SUNUCU BAYAma tıpatıp aynı klonlama denilen şey.
ADNAN OKTARTamam aynısı aşağı yukarı aynı şeyler yani orada bir kere mükemmel bir hücre var, yani mükemmel hücre var ve bir devlet kütüphanesinden daha fazla bilgi o kromozomların içerisine kodlanmış, hazır bilgi var. Var olan bir yapı kullanılıyor orada yani ve emek veriliyor akıl veriliyor ve tesedüfen olmuyor. Yine bir aklı Allah orada kullandırıyor, insan onu meydana getirttiriyor, dolayısıyla orada yine bir Allah’ın yaratması var Allah’ın yarattığı insan, Allah’ın yarattığı kromozomdan oluşan o harika yapıyı Allah alıp yumurtayla.
OKTAR BABUNA: Hücrenin içine koyuyor.
ADNAN OKTAREvet, hücrenin içine koyuyor ve birleştirerek bunu elde ediyor yani bu yine yaratılıştır, yine yaratılışın delilidir. Tesadüf burda çok önemli, iddia edilen şey tesadüftür. Biz bir akıl var diyoruz, bir Allah’ın yaratması var diyoruz. Darwinistler de herşey tesadüfen olmuştur diyorlar. Mesela o çocuk oluşmasında evet. Yumurta zaten hazır var, sperm de hazır var onu alıp adam çubukla ikisini birleştiriyor. Bu yani yine Allah’ın yaratması olmuş oluyor.  Yine orada bir emek var. Ama ikisi de harika yani yumurta da harika, sperm de harika ve ikisi de tesadüfen olmuş birşey değil. İkisi de harika. Ama deselerdi ki “Biz bir gün hücre yapabiliriz”. Nasıl yaparsın sen? Binlerce mühendis çalışır, binlerce bilim adamı çalışır ve emek sonucunda akıl kullanarak yaparsın yani tesadüfen olmaz ve yaratılma olur. Ve onu sana yine Allah yaptırır kaderinde, mesela şimdi biz, mesela burada konuşuyoruz ben sizin beyninizin içinde görüşüyorum yani laboratuvarda olan bir insan beyninin içindeki laboratuvarda o çalışmayı yapabilir, beyninin dışına çıkmaz. Mesela Dawkins konuşuyor. Ama o da beyninin içindeki görüntüde konuşabilir, yani şu kadarcık yerde oluyor Dawkins’in bütün konuşmaları, şu kadarcık yerdedir. Mesela ben sizi görüyorum beynimin içinde görüyorum, yani sizin kaleminiz ile benim kalemim beynimde aynı yerde oluşuyor. Doğru mu, yanlış mı? Aynı yerde oluşuyor, tabi aynı yerde oluşuyor.
SUNUCU BAYANPeki birçok soru geliyor bunlara yer vermek istiyorum ama çok olduğu için tabi aralarından seçmek zorundayım. “Adnan Oktar’ın Alevi olduğunu duymamıştım çok şaşırdım” diyor bir izleyicimiz. Bir de Mehdi konusunu gerçi geçtik ama Mehdi’nin 30 yardımcısı olduğunu duymuşlar.
ADNAN OKTAREvet. Doğru var.
SUNUCU BAYANOnlar şu anda burada mı? İstanbul’da mı?
ADNAN OKTARYani onu bilemem ama, Mehdi’nin geldiğini biliyorum, Mehdi geldiğine göre öyle bir olay da vardır yani, evet. Yanlız Alevi, bütün Sünniler Alevidir aynı zamanda. Yani Hz Ali’yi sevmekle mükellefdir bütün Müslümanlar. Ehl-i beyt’i sevmekle mükelleftir, Ehl-i beyt’i sevmiyorsa o Müslüman değildir. Yani Hz. Ali’yi sevmiyorsa Müslüman değildir benim için, başka bir dindendir o, o anlamda, yoksa hepimiz Aleviyiz.
SUNUCU BAYANReenkarnasyon konusunda ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTARYok öyle birşey, yani bir sebebi de yok, mantığı da yok, bir gerekçesi de yok. Ayete göre zaten Cenab-ı Allah söylüyor. Ahirete gidiyor insanlar diyorlar ki “Yarabbi bizi geri gönder, biz yeniden güzel amellerde, güzel tavırlarda bulunmak istiyoruz” diyorlar. Allah “Bir perde vardır” diyor. “Artık geri dönemezler. Çünkü onlara yeterli vakit verilmişti. Yeterli süre verilmişti. Yapmadılar” diyor Allah. “Yine gitseler yine aynı şeyleri yaparlar” diyor Allah. Yani, aynı tavrı göstertirler, tavırlarında bir değişiklik olmaz diyor, mealen, yaklaşık.
SUNUCU BAYBu arada açıklamalarınızdan birini okudum. Aslında şaşırdım da… Sizin ‘Maddenin Ardındaki Sır’ kitabını ‘Matrix’ filminin yapımcılarına göndermişsiniz.
ADNAN OKTAR: Doğru.
SUNUCU BAYVe onlar da bu kitaptan esinlenerek ‘Matrix’ filmini yapmışlar.
ADNAN OKTAR: Doğru, doğru.
SUNUCU BAYKitabın içinde anlatılan neydi?
ADNAN OKTARİşte benim anlattığım bu. Yani, mesela dışarıda ışık yok. İnsanlar bunu bilmiyorlar. Yani, herkes dışarıda ışık var zannediyor. Mesela biri birine “Hasan” diye bağırdığında onu karşısında zannediyor. Halbuki Hasan diye bağırdığında kafasının içindeki Hasan’a bağırır insan. Yani dışarıdaki Hasan’a bağıramazsın sen. Dışarıda ses de yok. Yani, dışarıda sadece dalgalar vardır. Ve madde saydamdır, dışarıdaki madde. Ve karanlıktır. Yani simsiyah karanlıktır dışarısı. Bunu ben söylemiyorum. Bilim adamlarının tamamı söylüyor. Marksist bilimadamları da bunu söylüyor, inanan bilimadamları da söylüyor. Yani, mesela güneşin de ışığı yok. Güneş simsiyah karanlık. Güneş sadece dalga gönderiyor. Biz onu ısı ve ışık olarak algılıyoruz. Yani, beynimizin yorumu o. Beyin öyle yorumluyor.
SUNUCU BAYANSizden esinlenerek yaptılar bu filmi, öyle mi?
ADNAN OKTARYani bizden önce böyle bir düşünce yoktu. Böyle bir mantık da yoktu.
SUNUCU BAY: Peki size herhangi bir geri dönüş oldu mu bu konu hakkında?
ADNAN OKTAREfendim?
SUNUCU BAYHerhangi bir geri dönüş oldu mu kitabı okuduktan sonra? Hani biz çok beğendik… İngilizce’ye çevirip göndermişsiniz sanırım.
ADNAN OKTARYani, şimdi tabi herşeyi söyleyemiyorum ama bana çok fazla teşekkür geldi.
SUNUCU BAYAnladım. O zaman şu diğer bağlantılı, yurtdışındaki tarikat olaylarını soralım.
SUNUCU BAYANEvet, biraz yurtdışındaki tarikatlara geçelim. Scientology konusunda ne düşünüyorsunuz? Tom Cruise gibi çok ünlüler de bu tarikattalar.
SUNUCU BAYVe onlar da şey yine Tanrı’ya inanıyorlar.
SUNUCU BAYANEvet, tabi. Aslında sizinkilerle benzerlik kurduk biz biraz.
ADNAN OKTAROnlar da yakışıklı, siz de yakışıklısınız diyorsunuz.
SUNUCU BAYANYani bilim çerçevesinde öğretiler sunuyorlar onlar da. Siz de böyle düşünüyorsunuz.
ADNAN OKTARBakın o bir kere masonik bir yapılanmadır, bir. Allah inancına tamamen karşıdır, iki. Yani net ateist bir yapılanmadır.
SUNUCU BAYANAma inkar etmiyorlar Tanrı’yı.
ADNAN OKTARYok ateistler. Detaylı inceleyin, bakın göreceksiniz. Darwinistler bütün dinlere karşıdırlar. Müslümanlığa, Hristiyanlığa, Museviliğe karşıdırlar. Yani, böyle bir orijinal yapılanmadır. Kendilerinin de inandıklarını zannetmiyorum. Hiçbiri inanmaz. Sadece bir sosyete kulübü diyebilirim. Yani sapkın bir sosyete kulübü, o kadar.
SUNUCU BAYHatta şöyle bir şey okumuştum. Geçen seneki toplantılarında Scientology toplantısında konuşmacı kişi Sayın Adnan Oktar’a çok teşekkür… Pardon özür dilerim o Fethullah Gülen’di. Pardon, karıştırdım.
ADNAN OKTARFethullah Gülen’e teşekkür mü etmişler?
SUNUCU BAYEvet
ADNAN OKTAREdebilir. Teşekkür etmesi onların haklılığını göstermez.
SUNUCU BAYANPeki siz “Fethullah Gülen tarikatından daha modern bir görüşümüz var” demişsiniz. Bunu ne maksatla söylediniz?
ADNAN OKTARŞöyle bir düşüneyim ne zaman dedim.
SUNUCU BAYANSanıyorum kıyafet olarak mı bu açıklamayı yaptınız? Giyim olarak.
ADNAN OKTARŞöyle söyleyeyim. Biz bütün bu tarz cemaatlere öncü olduk. Mesela daha önce Fethullah Gülen cemaati bu tarzda değildi. Muhafazakar, daha tutucu ve klasik bir yapılanma içerisindeydi. Yani çok çok farklıydı. Sonradan bizim uyguladığımız stilin aynısını aldılar aşağı yukarı. Ve birçok cemaat bunu bu şekilde aynısıyla aldı. Yani, dünyaya, olaylara bakış açısından, modernlik anlayışı açısından ve birçok olaya bakış açısından dikkat ederseniz birçok yönden benzer. Çok yönden benzer.
SUNUCU BAYANYani sizin sayenizde ılımlı İslam’a yöneldiler, öyle mi?
ADNAN OKTARHayır, Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı ılımlı İslam’ı anlatır. Yani asıl odur yani, asıl kökeni odur. Ama modern anlayışta gerçekten biz öncü olduk. Bu doğru. Çünkü o devre gidin, bakın. Kıyasladığınızda hemen göreceksiniz. Yani o devrin gazetelerine, dergilerine bakın. Bizim faaliyetlerimizden sonraki gelişmeye bakın. Aradaki ciddi farkı göreceksiniz.
SUNUCU BAYANHangi konularda öncülük ettiniz mesela, benzerlikler sağladınız?
ADNAN OKTARŞimdi pek yakışık almaz çok detaylı anlatırsam ama modern görünümün tamamı diyebilirim.
SUNUCU BAYAnladım. Şunu da sormak istiyorum aslında. Şimdi siz bilimle dini bir arada götürüyorum diyorsunuz. Peki şeriatı nasıl karşılıyorsunuz? Düşünceniz ne?
ADNAN OKTAROnu söyleyeceğim. Bunu bir Fethullah Hoca’nın yakın, önde gelen talebesinden duydum. Bu benim kendi fikrim de değil. “Biz” dediler, “10 yıl sizi geriden takip ettik. 10 yıl sonra sizin modelinizi uyguladık” dedi. Hatta “Fethullah Hoca, senin kitaplarını… ” dedi “…en etkili kitap şu an o” dedi. “Biz de sizin kitaplarınızı okuyoruz” dedi. “Fethullah Hoca’nın…” dedi, “…dili çok ağır” dedi. “Üslup olarak çok ağır, uymuyor ama şu an bir stil değişikliğine giderse, üslup değişimi bu yıldan sonra da olmaz” dedi. “Onun için…” dedi, “…hazır sizin kitaplarınız varken bunları okuyoruz. Daha çok bunları değerlendiriyoruz” dedi. Bu kişinin fikri olarak bunu söylüyorum ki kalabalık bir gruptu. Yani bir tek o değil, diğerleri de desteklediler. Ben de baktım. Hakikaten benziyor, yani dedikleri doğru. O devre gittiğimizde böyle bir yapı oluşmuş oluyor. Şimdi sorunuzu ben bir daha alayım.
SUNUCU BAYŞunu sormak istedim. Din ve bilimi bir arada götürdüğünüzü söylüyorsunuz. Ama sonuçta Kuran-ı Kerim’in içerisinde yazan Kuran’ın kuralı şeriattır deniyor, kanunu şeriattır deniyor. Siz buna nasıl yaklaşıyorsunuz?
ADNAN OKTARAyette Cenab-ı Allah, “Dinde zorlama yoktur” diyor. Her ülke, her fert kendi inancına ve samimi kanaatine göre yaşar. Zorladığında münafık meydana gelir. Mesela zorla namaz kıldırırsan o münafık olur. Zorla bir insanı hizaya getirmeye kalkarsan o münafık olur. Onun için her düşünce, her fikir alabildiğine özgür olması gerekir. Kuran’ın emridir bu. Ama sevgi, şefkat, merhamet, yani Kuran’ın belirttiği adalet olayı ayrıdır. Yani bütün toplumu ve bütün dünyayı kapsayan, insanlığın gereği olan bir kanundur, Allah’ın bir kanunudur. Bu mutlaka uygulanacaktır. Ama inançlarına, detaylara ayrı, ona insan karışamaz. Ama adalet, sevgi, barış, kardeşlik, silahların ortadan kalkması, insanların özgür olması, tam demokrasi ortamı… Bu Kuran’ın istediğidir. Bunu sağlayacaktır Mehdiyet de.
SUNUCU BAYANAma şeriat kuralları daha katı olarak biliniyor. Yani hırsızlık yapıldığında hangi elle yaptıysa o elin kesilmesi...
SUNUCU BAYHangi elle yaptıysa o elin kesilmesi, hatta recm denilen şey. Hala çoğu ülkede, çoğu İslam ülkesinde de uygulanıyor, biliyoruz. Hatta şu anda İran’da recmi bekleyen bir tane bayan var.
ADNAN OKTARŞimdi siz kısmen sol içerisinden geliyorsunuz diye düşünelim. Biz de sağcı ve mukaddesatçı bir düşüncedeyiz. Biz sizlerle 50 sene birlikte yaşasak kimsenin eli kesilmez. Kimseye de öyle bir ceza verilmez. Niçin verilmez? Çünkü eğitimli bir toplum olduğu için, sevgi olacağı için, şefkat, merhamet olacağı için olmaz. Yani, mesela, ne bileyim bir bina eğer sağlam yapılırsa yıkılmıyor depremde. Yıkılmaz. Değil mi? Sapasağlam durur. Toplum da sapasağlam olursa böyle bir olay hiç olmaz. Dolayısıyla Mehdiyet, sevgiyle, şefkatle, merhametle böyle bir olaya hiç gereksinim meydana gelmeyecek bir ortam meydana getirir.
SUNUCU BAYO zaman şöyle sorayım. Ahmedinejad Mehdiliğe bu kadar inanıyorsa niçin ülkesinde hala recm ya da şeriat kuralları uygulanıyor?
ADNAN OKTARO, biz bu rejimden memnunuz, bu sistem doğru, demiyor. “Bu, Mehdi gelinceye kadar geçerli” diyorlar. Yani anayasanın 1. maddesi. Yani İran Anayasası’nın 1. maddesi budur. Mehdi gelinceye kadar, Mehdi geldiğinde tamamı çözülecektir. Tam bir özgürlük, tam bir barış ve kardeşlik ortamı olacaktır. Her fikre saygı olacaktır. Hıristiyanlar, Museviler, her din kendi içerisinde özgür olacaktır.
SUNUCU BAYAma o zaman bu biraz şey olmuyor mu Sayın Oktar? Mehdi gelene kadar bizim kurallarımız geçerlidir. Mehdi geldikten sonra da tamamen Mehdi’nin kuralları geçerlidir. O yüzden hani, bir insanın hırsızlık yaptığı için kolu kesilmesi, recme uğraması ya da işte şeriat kuralları gereğince öldürülmesi, idam edilmesi…
ADNAN OKTARŞimdi, mesela Irak’ta da Amerikalılar 2 milyon insanı katlettiler, şehit ettiler. Biz desek ki Mehdi gelinceye kadar niye bekliyoruz. Bu sistemi bir an önce değiştirelim desek değiştiremeyiz. Oluyor yani. Olur. Yani mesela Afganistan’da her gün 50 kişi, 100 kişi şehit ediliyor. Niçin? Kader böyle. Peygamber Efendimiz (sav) “Mehdi’nin gelişinden önce…” diyor “…Afganistan işgal olacak. Irak da işgal olacak.” Hatta Irak’ın işgali çok detaylı hadiste belirtilmiş. Yabancı ülkeler tarafından işgal edileceği, Bağdat’ın dumanlar içinde kalacağı, ateşler içinde kalacağı, Irak’ın para biriminin kalkacağı… Bakın çok müthiş detaylar bunlar. “Irak’ın para birimi kalkacak” diyor. Kalkmıştır Irak’ın para birimi. Ve Irak’ın yeniden yapılanacağı, yani, “Yeniden imar edilir Irak” diyor hadislerde, Mehdi devrinde, alamet olarak. Bunlar olacak olan şeyler. Yani, birçok devletin rejimi anormal ve zulüme dayalı ve acı çektiriyor insanlara. Mehdi’nin geliş amacı da budur zaten. Yani İran’daki sistem tabi ki mükemmel değil. Ama Mehdi geldiğinde mükemmel hale gelecektir.
SUNUCU BAYANYani siz şeriata nasıl bakıyorsunuz? İran’daki sistemi şu anda desteklemediğinizi söylediniz. Şeriata karşısınız diyebilir miyiz?
ADNAN OKTARYok, ben karşı olduğum hiçbir düşünce uygulanmasın demem. Kuran’ı uygulamak isteyen bir insan varsa uygular. Ona hiçbir şekilde bir şey denmez. Mesela bir ülke Kuran’daki ben şu hükümleri uygulamak istiyorum derse ama zulüm olmamak şartıyla, kendi inancı içerisinde uygular. O zaman o bir despotluk olur, baskı olur. Mesela bir ülke ben laik kalmak istiyorum derse laik kalacaktır. Veyahut bir ülke, benim milli sistemim budur, halkım bundan hoşlanıyor diyorsa, halk memnunsa buna karışılmaz. Yani bu zorlama olur. Bir başka kişi diyelim. Kuran’ın şu hükümlerinin uygulanmasını istiyorum diyorsa şu ülkede, uygular, kimse de ona karışamaz.
SUNUCU BAYPeki bu bağlamda Suudi Arabistan’ı nasıl buluyorsunuz? İran’dan daha da katı, çok daha katı kurallar.
ADNAN OKTARMehdi geldiğinde bu konu da hallolacaktır. Hadislerde belirtilmiştir. Tam bir özgürlük, rahatlık ve güzellik ortamı olacaktır. Yani Mehdiyet’in özelliği zaten insanların kalbinden alınan sevgiyi geri vermesidir. Şefkati, merhameti, adaleti yeniden vermesidir.
SUNUCU BAYANMehdi geldiğinde diyorsunuz. Değil mi?
ADNAN OKTAREvet
SUNUCU BAYANYani ortaya çıktığında mı demek istiyorsunuz? Geldi dediniz çünkü. Şu anda İstanbul’da.
ADNAN OKTAR: Evet, Genel olarak ona lider olarak uyulduğu dönemi kastediyorum tabi.
SUNUCU BAYAN: Yani kendini gösterdiğinde diyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Evet.
SUNUCU BAY: Var mı sorumuz seyircilerimizden?
SUNUCU BAYANVar tabi, bir sürü var. Yani tabi geçen hafta konuştuğumuz konular da var ama mesela “Kürt açılımıyla ilgili sanatçıların düşüncelerini açıklamalarını doğru buluyor musunuz?” demiş bir izleyicimiz. Bununla ilgili bir şey söylemek ister misiniz?
ADNAN OKTARSanatçı niçin açıklama yapmasın? Tabi yapacak. Gayet samimi…
SUNUCU BAYANTaraf belli etmesi…
ADNAN OKTARYo, o da normal. Düşüncesini söyleyebilir. Tam demokrasi ortamı olsun. Herkes istediği gibi konuşsun. Konuşulmaktan korkulan bir ortam çok rahatsız edicidir. Yani, “Falancayı konuşturmayın, susturun. Daha hala konuşuyor mu o?” Bu faşist düşüncedir. Bu zulümdür, bu. Yani Stalinist kafada olur bu. Tabi ki herkes düşüncesini söylesin. Niçin söylemesin? Mesela Hülya Avşar çıktı geçenlerde fikirlerini söyledi. Konuşur yani niçin konuşmasın? Bir başka sanatçı da çıkar, konuşabilir.
SUNUCU BAYBu arada Saddam’a mektup yazmışsınız ve Saddam bunun üzerine Irak’tan çıkmış.
ADNAN OKTARSözümü tam dinlemedi. Ben, o Milli Gazete’de de yayınlandı. Ben, ülkeyi terket dedim. Bak çok fazla kan dökülecek dedim. Sadece bunu istedim. Yani, aileni de al ve can güvenliğin de sağlanacak dedim. Can güvenliğin de sağlanacak dedim. Milli Gazete’de de yayınlandı. Ertesi gün Vakit Gazetesi’nde de aynı haber kapaktan yayınlandı. Sürmanşet, kapaktan yayınlandı. Dinlemedi, yani işi inada bindirdi. Ve bu olay oldu arkasından.
SUNUCU BAYPeki Taliban’a, Taliban’la herhangi bir mektuplaşmanız var mı? Hani ona da söylüyor musunuz? Böyle fikir veriyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Tabi yani, yazık onlara da. Aslında provake ediyorlar onları. Halbuki İslam sevgiyle, şefkatle, merhametle, dostlukla, bilimle, kültürle estetikle, sanatla yayılır. Yani intihar bombacılarıyla, işte bir hırka bir lokma ekmekle İslam yayılmaz. Kuran bunu anlatmıyor. Kuran’da böyle bir şey yok. Müslüman son derece kültürlü olacak, son derece akıllı olacak ve sevgi dolu olacak. Bütün insanlara şefkatle yaklaşacak. Özgürlükçü olacak, insancıl olacak yani öyle ürkütücü bir görünüm vererek; İslam’a çok ciddi zarar verir.
SUNUCU BAYAN: Peki Saddam’ı kan dökülmesin konusunda uyardınız. Taliban da kan döküyor ve intihar bombacılarından bahsettiniz. Peki onlara neden uyarıda bulunmadınız?
ADNAN OKTAR: Nereden biliyorsun uyarmadığımı?
SUNUCU BAYAN: Ama bulunmadım dediniz.
ADNAN OKTAR: Ne zaman dedim?
SUNUCU BAYAN: Az önce yani onları sanki görüşmüyormuş imajı verdiniz de o yüzden sordum.
ADNAN OKTAR: Şimdi genel olarak anlatıyorum. Kitaplarımla anlatıyorum, yazılarımla anlatıyorum. Yani bir kitlevi olarak anlatıyorum.
SUNUCU BAYAN: Yani mektup olayını soruyorum ben.
ADNAN OKTAR: Yok mektup zaten etkili olmaz. Kitlevi anlatım çok önemli. Mesela televizyonla bir halk kitlesine, bütün dünyaya hitap etmek ayrıdır. Bir veya birkaç kişiye mektup yazıp bu düşünceden vazgeç demek ayrıdır. Adam tamam ben vazgeçtim der. Ama o kadar kitleye nasıl vazgeçirteceksin? Onun için kitleye yönelik anlatım çok önemli. Benim kitaplarım, CD’lerim, televizyon konuşmalarım, radyo konuşmalarım hep bu yöndedir. Dolayısıyla onlara haber gitmiş oluyor.
SUNUCU BAYAN: Bush’u politikaları konusunda uyarmışsınız. Peki sizce yararlı oldu mu?
ADNAN OKTARBence oldu tabi. Yani çok net oldu.
SUNUCU BAYAN: Neler yapıldı bundan sonra? Mesela neler olacaktı da olmadı?
ADNAN OKTAR: Mesela Irak’ta işgali iyice oturtacaklardı. Oralarda üsler kuracaktı. Yani Irak onların bir sömürgesi haline gelecekti. Ve daha diğer ülkelere saldıracaklardı. Suriye’ye saldıracaklardı. Ürdün’e, Lübnan’a saldıracaklardı. Bunlar ortadan kalkmış oldu.
SUNUCU BAYAN: Görev süresi de bitti zaten.
ADNAN OKTAR: Tabi tabi.
SUNUCU BAY: Peki Bush kalsaydı ve sizi dinlemeseydi bu sonucunda Türkiye’ye de saldırı olabilir miydi?
ADNAN OKTAR: Sırada Türkiye vardı tabi.
SUNUCU BAYAN: Siz bu konuda uyarıda bulundunuz mu?
ADNAN OKTARTabi ki Bush’a ve yardımcılarına çok detaylı anlattım.
SUNUCU BAYAN: Peki, aslında biraz da sansür olayına geçmek istiyorum. Siz az önce dediniz ki “Herkes düşüncesini özgürce açıklamalı” dediniz. İnternet sitelerini kapattırdığınız haberleri var.
ADNAN OKTAR: Elime sağlık çok iyi yapmışım.
SUNUCU BAYAN: 61 tane siteyi sanıyorum bugüne kadar kapattırmışsınız. Sizce kapattığınız siteler, yani kapatmakla bunun önüne geçebildiniz mi? Düşünceleri yok edebildiniz mi?
ADNAN OKTAR: Ben orada bir ahlak anlayışını onlara göstermiş oldum. Yani nezakete onları davet ettim. Çünkü hakaret çok çirkindir. Yani küfür ve hakaret çok çok çirkindir. Ben bunun çirkinliğini onlara kapattırarak göstermiş oldum. Yani hakaretle konuşmak yani insanlığın düşmanı bir tavırdır. İnsanlık düşmanlığıdır. Niçin hakaret edilsin bir düşünceye, bir fikre niye küfredilsin. Tabi ki kapattıracağız. Ve iyi olmuş, elime sağlık çok iyi yapmışım. Çünkü ben mesela size hakaret edilmiş olsa bu benim çok ağırıma gider. Ve asla yaptırmam. Kimsenin size küfretmesini istemem.
SUNUCU BAYAN: Tabi hakaret edilmesi kötü bir şey.
SUNUCU BAY: Tabi ki kişisel hak ve özgürlüklere saldırılması ciddi boyutta hem Dem Tv olarak da bizim de görüşümüze uygun değil tabi ki çok ayrı bir şey.
SUNUCU BAYAN: Herkes görüşünü savunabilir ama hakaret boyutunda değil tabi. Peki herkes görüşünü özgürce savunabilmeli, istediğini yapabilmeli, özgürce yaşabilmeli dedik. Siz Kürtçe eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce serbest olması konusunda ne düşünüyorsunuz yani?
ADNAN OKTARTabi ki yani Kürtçe konuşmaktan zevk alıyorsa Kürtçe öğrensin, Arapça da öğrensin Lazca…
SUNUCU BAYAN: Okullarda böyle bir bölüm açılmasını…
ADNAN OKTAR: Zazaca, öğrenir, Çerkezce de öğrensin.
SUNUCU BAY: Yani tamamen resmiyete dökülmesini nasıl karşılıyorsunuz.
ADNAN OKTARYani o biraz bana samimiyetsiz gibi geliyor bana. Yani insan hoşuna gidiyorsa öğrenir yani. Yani resmi dil Türkçe Türkiye’de. Yani herkesin tek bir dilde anlaşması lazım. Mesela farz edelim Diyarbakır’dan bir kardeşimiz geldi buraya bir lokantaya geldi.
SUNUCU BAYAN: Ama İngilizce mesela konuşuluyor veya ne bileyim Fransızca.
ADNAN OKTAR: Olabilir yani ama bir anadilin olmasında fayda var. Yani Türkçe’yi öğrenmeleri gerekir.
SUNUCU BAY: Kanada’ da hem Fransızca hem İngilizce konuşuluyor mesela.
ADNAN OKTAR: Ama bunu tabi tavsiye ederek verebilirler. Tavsiye edebiliriz. Yani Türkçe de zorla öğretilmez. Yani istemiyorsa da öğrenmek istemiyorsa da öğrenmez. Ama yani ideal olan öğrenmesidir. Yani mesela genel olarak herkesin İngilizce bilmesi güzel olur. Yani yurtdışı seyahat yapan bir insanın değil mi? İngilizce bilmesi güzel. Ama Türkiye’de yaşayan bizim vatandaşımız olan bir insanın Türkçe’yi bilmemesi onu zora sokar, sıkıntıya sokar. İnsanlarla anlaşması güçleşir. Ama ayrıca Kürtçe bilmek istiyorsa bilir. Mesela tanıdıklarımız var bizim Çerkez Çerkezce konuşuyorlar. Hoşuma gidiyor benim ilginç. Kürtçe konuşuyor o da bir zenginliktir konuşsun. Kurs açmak istiyorsa açsın yani onlarda bir şey yok.
SUNUCU BAY: Mesela bu sene altın portakalda bir tane Kürtçe filmimiz var orda ?
ADNAN OKTAR: Bunlarda bir şey yok ama Kürt açılımının kökeninde orayı ayırma düşüncesi çok net var. Yani çok net uzun vade de ayırmak istiyorlar. Bu çok yanlış, yani biz o kardeşlerimizle iç içeyiz, yan yanayız, biz onları seviyoruz. Yani biz kız aldık, kız verdik, biz aile olduk. Yani bizi bölmeye kalkmak çok çok yanlış.
SUNUCU BAYAN: Peki Kürtçe eğitim veya Kürtçe bölüm açılması üniversitelerde bölünme mi oluyor?
ADNAN OKTAR: Arap Dili Edebiyatı, Kürt Dili Edebiyatı olur niçin olmasın. Yani gayet normal yani.
SUNUCU BAYAN: Normal.
ADNAN OKTAR: İngiliz Dili Edebiyatı oluyor.
SUNUCU BAYAN: Değil mi?
ADNAN OKTAR: İspanyol Dili Edebiyatı oluyor. Çerkez Dili Edebiyatı olsun. Hepsi olabilir yani gayet normal.
SUNUCU BAYAN: Peki dinde zorlama yoktur dedik az önce. Herkes kendi isteği ile öğrenmeli, bilmeli. Okullardaki din dersinin zorunluluğu konusunda ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Din bir kere genel kültürdür. Toplumu bir arada tutan ana bağ. Yani dinin bilinmemesi yani kültür yönünden muazzam bir boşluktur.
SUNUCU BAYAN: Yeterli derecede anlatılıyor mu peki sizce okullarda?
ADNAN OKTAR: Tabi ki anlatılmıyor. Çok çok anormal.
SUNUCU BAYAN: O kitaba sığıyor yani.
ADNAN OKTAR: Olmaz yani bir kere hem Musevilik çok iyi anlatılması lazım. Hıristiyanlık çok iyi anlatılması lazım. Müslümanlık çok iyi anlatılması lazım. Mezhepler, mezhep kültürünün çok iyi anlatılması lazım. Allah’ın varlığı birliğine ait delillerin çok iyi anlatılması lazım. Darwinizmin geçersizliğine ait mesela 250 milyon fosilin varlığından bahsedilmesi lazım. Proteinlerin tesadüfen olamayacağının anlatılması gerekiyor. Bunlar gerçek yani kandırma değil ki. Bir de bir insanın din hakkında bilgisi yoksa çok müthiş bir eksikliktir bu. Ama marksizmi de bilmesi lazım. Mesela marksizm hakkında faşizm hakkında bilgisi olmaması bir insanın genel kültür yönünden müthiş bir noksanlıktır. Hatta bütün o sapkın tarikatları sapkın düşünceleri mesela satanizm nedir onun da öğretilmesi lazım. Çünkü genel kültürlü bir insan kalitelidir. Genel kültürü olmayan bir insanla ne konuşacaksın. Mesela Hıristiyanlık ile ilgili bir konu açılıyor. Yüzüne bakıyor boş boş bakıyor. Olmaz yani herşeyden genel olarak insanların bilgisi olması lazım. Lise de, ortaokul da, üniversite de genel kültürün en yoğun uygulandığı yer olması gerekir.
SUNUCU BAYAN: Din kitaplarında mesela Alevilikten beş sayfa bahsediyor. Sizce bu kadar beş sayfaya sığacak kadar az mı anlatımı?
ADNAN OKTAR: Yani tabi şimdi çocukların saati, vakti de o kadar şey değil Sünnilik de öyle yani eğer sayfalarca anlatmaya kalkarsanız yüz ciltle de anlatmaya kalkabilirsiniz Sünniliği. Ama beş sayfa da anlatabilirsiniz yani.
SUNUCU BAY: Ama çok uzun bir süreye yayılıyor. Sonuçta da birinci sınıftan ta son sınıfa kadar. Kaç sene on bir sene mi oluyor artık?
ADNAN OKTAR: Yani makul o. Kitap içerisinde makul bir çizgide Hıristiyanlık, Musevilik, diğer dinler, Müslümanlık, mezhepler kısa ve özlü tam rahat anlayacakları gibi genel kültür olarak çocuklara anlatılması gerekir tabi ki.
SUNUCU BAYAN: Evet aslında programımızın sonuna geldik. Daha konuşacağımız çok şey vardı fakat süremiz kısıtlı. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey varsa alalım.
ADNAN OKTAR: Son olarak ben o muhalif olan bazı gençler oluyor size yazı gönderiyorlar. Bu çizgi güzel değil. Onları mutlu etmez bakın kendi mutlulukları açısından, milletimizin mutluluğu açısından, hepimizin mutluluğu açısından böyle sevecen, her fikre açık, demokratik görüşü tam benimsemiş, sevecen yaklaşımlı olaylara yaklaşmaları lazım. Sevgi gözüyle yaklaşmamız lazım. Mesela bak inan ben sizi çok çok seviyorum. Mesela Dem TV bana dediler aman dediler, onlar dediler işte çeşitli özellikleri vardır. Niye görüşüyorsun falan dediler bana. Mesela çok anormal geldi bana bu. Yani ben gülerim böyle bir şeye.
 SUNUCU BAYAN: Nasıl özelliklerimiz varmış?
ADNAN OKTAR: İşte kendince münasebetsiz insanlar. Yani mesela ne bileyim? Şimdi tek tek saymayayım da yani. Sayayım mı, diyeyim mi?
SUNUCU BAY: Sayabilirsiniz tabi.
SUNUCU BAYANYani bunlar tabi onların kendi düşünceleri, söyleyebilirsiniz.
ADNAN OKTAR: İnanmıyorum yani inanmıyorum, onun için de söylememe gerek yok. Hayır inansam da farketmez. Yani mesela diyorlar biraz PKK’ya sempatisi vardır, solcudur, bilmem işte ateist çizgidedir. Hiç beni ilgilendirmez. Yani velev ki öyle bir şey olmuş olsa bile zaten ben fikirlerimi anlatmak için karşı düşüncede insan arıyorum zaten. Yani niçin öyle muhalif bir tavra gireyim?
SUNUCU BAYAN: Yani tabi ki bunlar eleştiri, herkes eleştiri yapabilir. Biz demokrasiyi savunduğumuzu sürekli söylüyoruz. Herkesin burada düşüncesini açıkça söyleyebileceğini söylüyoruz. Herkesin dinini, dilini istediği gibi yaşama özgürlüğü olduğunu savunuyoruz biz. Ama tabi herkesin kendi düşüncesi.
ADNAN OKTAR: Yani siz benim canımsınız. Ben sizi hep çok seviyorum. Öyle bir konu olmaz. Bütün Alevileri de seviyorum. İstediklerini desinler. Ben sizlerle yine her halükarda görüşürüm. Sizleri de sevmeye devam ederim. Korur kollarım da gerekirse. Bir şey olsa canımı bile ortaya koyarım. Öyle bir konu olmaz. Yani bu düşüncenin mutlaka ortadan kalkması gerekiyor. Tertemiz insanlarsınız. Nereden çıkıyor bunlar? Tabi ki muhalif düşünceler, muhalif felsefeler olacak. O zaman ne olur? Hayat dümdüz olur. Tabi ki konuşup tartışacağız. O zaman şu konuları bile konuşamazdık. Yani herkes aynı düşüncede olursa neyi konuşacağız. Allah bizim canlı ve hareketli olmamızı, hayatın cıvıl cıvıl olmasını istiyor. Ve Allah birçok karşı düşünce yaratıyor. Bunlar birbirleriyle mücadele etsin. Fikri mücadele etsin diyor Allah. Ve doğruyu ortaya çıkartın diyor Allah. Ve bu hayata bir renk verir, bir güzellik verir.
SUNUCU BAYAN: Peki çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ediyorum.
SUNUCU BAYAN: Bizim süremiz bitti. Ancak yayınımız devam edecek. Mavi Karadeniz Radyo 106.4’te, Kocaeli TV ve Tempo TV’de yayının devamını izleyebilirsiniz.
SUNUCU BAY: Size mutlu akşamlar diliyoruz sayın seyirciler. Dem TV kurulduğu günden bu yana dediğimiz gibi yayın çizgisinden hiçbir şey kaybetmedi. Adnan Oktar ve Adnan Oktar gibi farklı düşüncelere sahip olanlara programımız içerisinde her zaman yer verdik. Bu da duruşumuzdan hiçbir şey kaybettirmedi bize.
ADNAN OKTAR: Tabi ki.
SUNUCU BAYAN: İyi akşamlar.
SUNUCU BAY: İyi akşamlar.

17 Ekim 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
ADNAN OKTAR AND RABBI YEHUDA GLICK ON LIVE TV SHOW (December 3, 2009) (English) 
INTERVIEW D'ADNAN OKTAR AVEC ARTE TV (FRANCE-ALLEMAGNE) LE 4 NOVEMBRE 2009 (Français) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN NOVOYE VREMYA REPORTAJI (6 Oktyabr 2008) (Azerbaijani) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (SOUTH AFRICA) (October 12, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW (June 18, 2009) (English) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL QURAN AL KAREEM RADIO OF AUSTRALIA (October 22, 2009) (English) 
MALE-FEMALE RELATIONS ON TODAY'S SOCIETY, THE CONCEPT OF MARRIAGE (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON NEWSTALK KXYL (Texas, USA) (November 11, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (December 1, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - August 6, 2007) (English) 
ADNAN OKTAR AND RABBI MENACHEM FROMAN ON LIVE TV PROGRAM - with subtitles - (November 10, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (September 29, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY WSRQ RADIO- THE CAPTAIN'S AMERICA (August 20, 2009) (English) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار، الرياض، 11 سبتمبر 2008. (Arabic) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY HESHAM TILLAWI ON REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (Texas, USA) (December 19, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO DAWN (UK) (September 30, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (UK) (September 9, 2009) (English) 
ADNAN OKTAR TELLS... MALE-FEMALE RELATIONS IN TODAY'S SOCIETY, THE CONCEPT OF MARRIAGE (2) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY HILAL TV (Istanbul - December 3, 2007) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TEES FAST FM (UK) (September 11, 2009) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (21 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MERSİN TV RÖPORTAJI (5 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL 52 (ORDU) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 2 - SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDAKİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ, EVLİLİK ANLAYIŞI (1. Bölüm) SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (2. Bölüm)
SAYIN ADNAN OKTAR ANLATIYOR: CENNET (1. Bölüm) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (3 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (11 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI - HÜLYA AVŞAR'IN 5 MART 2009 TARİHİNDEKİ RÖPORTAJINDA SORDUĞU SORULARIN BİR ÇOĞUNUN CEVABI BU RÖPORTAJDA MEVCUT (8 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (4 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KADİR ÇELİK'E YAPTIĞI AÇIKLAMALAR (22 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (23 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN VOICE OF THE CAPE (GÜNEY AFRİKA) CANLI TELEFON RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (10 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (9 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007)
ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 -
ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma)
ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat