Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

GAFLET HALİNDEN KAÇINMAK

Gaflet hali, kişinin, Allah'ın ve ahiretin varlığından habersiz olması ya da haberi olduğu halde bu bilginin gerektirdiği bilinç ve sorumluluğu, davranış şeklini göstermeyerek, kayıtsız ve umursuz bir tutum içinde bulunmasıdır. Gaflet hali kimi zaman iman eden bir kimse için kısa süreli, geçici bir unutkanlık ya da dalgınlık şeklinde olabildiği gibi kimi zaman da Allah'a iman etmeyen ya da O'na ortak koşanlarda olduğu gibi tüm yaşamlarını ve yaşamlarının her ayrıntısını kaplayacak derecede derin olabilir.

Dünya üzerinde pek çok insan, yaratılış amacını düşünmeden, nefsinin arzularıyla oyalanıp boş ve yararsız işlerle uğraşarak şuursuzca yaşamını sürdürür. "Gününü gün etme" mantığıyla, sadece dünyadaki nimetlerin en iyisine ve en fazlasına sahip olmayı hedefler. Onun için önemli olan, "dünyaya bir daha mı geleceğiz" düşüncesiyle bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir. Bu yüzden de yaşadığı zaman dilimine sadece, kendince en fazla zevki ve eğlenceyi sığdırmaya çalışır. Öleceğini bilir, ancak öldükten sonra kendisini bekleyen ebedi azaptan habersizdir ya da Allah'ın üstün gücünü kavrayamadığı için bu azabın şiddetini düşünmez. Oysa bu azabın şiddeti Kuran'ın pek çok ayetinde tarif edilmektedir. (Detaylı bilgi için bakınız, Harun Yahya, Ölüm-Kıyamet-Cehennem, Kültür Yayıncılık) Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

"... O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi." (Bakara Suresi, 165)
"Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz. Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz." (Fecr Suresi, 25-26)

Gaflet içindeki insanların çoğu Allah'ın varlığını bilir, ancak O'na kesin bir bilgiyle iman etmez, teslim olmazlar. Bu nedenle de hayatlarındaki her zorlu ve sıkıntılı olayda, tevekkülsüzlüklerinden dolayı derin bir acı ve üzüntü duyarlar. En küçük sıkıntıların bile, hayatlarını alt üst etmeye yettiği bu kimseler toplumda karamsar, mutsuz ve bunalım içindeki insan tiplerini oluştururlar.

Oldukça boş ve yararsız işlerle geçirdikleri uzun zamanları "yoğunluk", "meşguliyet" olarak nitelendirirler. Bu "boş yoğunlukları" nedeniyle de kendilerini önemli ve yeterli hissederler. Oysa bu yoğunluk, gaflet içindeki insanın şuursuzluğunu körükleyen boş bir oyalanmadan başka bir şey değildir. İnkar edenlerin boş oyalanmalarını Allah ayetlerde şöyle tarif eder:

"O inkâr edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir." (Hicr Suresi, 2-3)

Gaflet, Allah'ı ve ahiret gününü unutmuş insanları çepeçevre sarmış sinsi bir hastalık gibidir. Bu, insanın zihnini uyuşturan, aklını örten bir hastalıktır. Bu uyuşukluk ve şuursuzluk içinde insan kendisini kuşatan ve bekleyen gerçeklerin farkına varamaz. Bu nedenle gaflet halindeki insanlar görebilme, duyabilme gibi duyulara sahip olmalarına rağmen, gördüklerini ve duyduklarını değerlendirme, muhakeme etme yeteneğini kaybetmişlerdir. Çünkü kendilerini saran gaflet akıllarını örtmüştür. Gaflet içindeki insanlar tüm zamanlarını nefislerinin sınırsız isteklerini tatmin etmek için sarf ederler, başka bir şey düşünmezler. İstek ve tutkularını, tüm benliklerini adadıkları birer ilah edinmişlerdir. Onların durumunu Allah Kuran'da şöyle bildirir:

"Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar." (Furkan Suresi, 43-44)

Gafletin önemli özelliklerinden biri de kişinin gerçeklerden uzaklaşıp hayal dünyasında yaşamasıdır. Örneğin gençler, sürekli gelecekle ilgili hayaller kurarlar ve zihinlerini yalnızca bununla meşgul ederler. Kurulan hayaller sonucunda da sanki bu hayaller gerçekmiş gibi mutluluk duyarlar. İleriki yaşlarda ise insanlar daha sınırlı hayaller kurarak, daha çok hatıralarıyla zaman geçirir ve bunlarla yaşarlar. Çok kısa bir zaman içinde yakınlarına anlatacak pek çok anı bulabilir ve bunları dile getirirken o anki heyecan veya hüznü adeta yeniden duyarlar.

Görüldüğü gibi gaflet içindeki insanların zihinleri, hayaller ve hatıralarla yoğun bir şekilde meşguldür. Ama asıl düşünülmesi gereken ahiret günü, cennet ve cehennem gibi gerçekleri göz ardı ederler. Bu insanlar ne fikirlerinde ne de kalplerinde Allah ile bağlantı halinde değildirler. Gafil insan, gerçekleri, hayaller ve hatıralar arasında yalnızca istenmeyen, puslu ve karanlık bir kare olarak algılar ve gerçekler bir an aklına geldiğinde bunları düşünmekten vazgeçip hemen kendince toz pembe düşlerine geri döner.

Gaflet, gözleri bozuk olan bir insanın, nesneleri ve insanları yalnızca puslu ya da karmaşık şekillerden ibaret görmesi gibidir. Bu durumdaki insan, gördükleri hakkında detaylı bir bilgiye sahip olamaz. Ancak gözlük taktığında, görüntü netleşir ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar görebilir. Artık görüntüdeki netlik sayesinde, gözlükler olmadığında ne kadar az gördüğünün, hatta göremediğinin tam olarak farkına varacaktır.

Gaflet içindeki bir insan için de benzer -ancak çok daha ciddi ve önemli- bir algı eksikliği söz konusudur. Gaflet içindeyken insanın Allah'ın varlığını, üstün izzet ve şerefini gereği gibi takdir edebilmesi mümkün değildir. Ancak samimi bir şekilde kalben Allah'a yöneldiği, dua ettiği, tefekkür ettiği ve Allah'ın sınırlarına riayet ettiği zaman içinde bulunduğu gafletin boyutlarının farkına varacaktır. Bunun sonucunda ise, gafletin neden olduğu kavrama bozukluğu Allah'ın izniyle kalkacak, gerçekleri açık ve net bir biçimde görüp kavrayacaktır.

05 Ağustos 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   
.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
SİNSİ BİR TEHLİKE GAFLET  
 Ses Kasetleri
Sinsi Bir Tehlike: Gaflet  
 Radyo Programları /Piyesler
GAFLET  
 Web Siteleri
Gaflet Tehlikesi  
 Makaleler
İMANIN KALBE YERLEŞMESİ GELECEK KORKUSU
İBADETTE KARARLI OLMAK  
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
ADNAN OKTAR'IN İRAN MEHDİ ENSTİTÜSÜNDEN TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞMESİNDEN FOTOĞRAFLAR AHİRETTEKİ PİŞMANLIK
ALLAH'IN HER İNSANA İLHAMI: VİCDAN ALLAH SEVGİSİ
ALLAH SEVGİSİ VE ALLAH KORKUSU ASR-I SAADET DÖNEMİNİN SON HALİFESİ: HZ. ALİ
DARWINİZM'DEN DESTEK ALAN ROMANTİK MİLLİYETÇİLİĞİN KARANLIK YÜZÜ GELECEK KORKUSU
GERÇEK İMANI KAVRAMAK GERÇEK İSLAM AHLAKI
GÖZARDI EDİLEN BİR HASTALIK: DEGİŞKEN RUH HALİ GÜNLÜK YAŞAMDA DUYGUSALLIK NEDİR?
HER OLAYDA HAYIR GÖRMEK İBADETTE KARARLI OLMAK
İKİ YOL, İKİ AMAÇ, NASIL BİR DOST? İMANIN KALBE YERLEŞMESİ
İMAN SAHİPLERİ İÇİN SÜNNET-İ SENİYYE'NİN ÖNEMİ İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ
İNCE DÜŞÜNCELİ OLMAK İSLAM AHLAKI İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUR
İSLAM AHLAKINDA AİLENİN YERİ İSLAM AHLAKIYLA GELEN ADALET
İSLAM BASKI VE ZORLAMADAN UZAK, BARIŞ VE HOŞGÖRÜ DİNİDİR İYİLER ÇEKİŞMELERDEN KAÇINARAK BİRLİK OLMALIDIRLAR
KAMİL İMAN KAMİL İMAN SAHİBİ MÜMİNİN ALLAH SEVGİSİ
KARDEŞLİK VE BERABERLİK KENDİNİ KANDIRMAK YERİNE SAMİMİYET
KIYMETLİ EHL-İ SÜNNET ALİMİ: ÖMER NASUHİ BİLMEN KURAN'A GÖRE ALAYCILIK HARAMDIR
KURAN'A GÖRE GERÇEK CESARET KURAN AHLAKI NASIL YAŞANIR?
KURAN AHLAKINA UYGUN OLMAYAN BİR TUTUM: LAKAYT KARAKTER KURAN AHLAKI'NA UYMAK TÜRKİYE'Yİ SÜPER GÜÇ YAPACAKTIR
KURAN AHLAKINDA KONUŞMA ADABI - 1 KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ
KURAN AHLAKININ ÖNEMİ KURAN AHLAKINI YAŞAMANIN SONUCU: HUZUR VE MUTLULUK
KURAN'DA ADALET İLE İLGİLİ AYETLER KURAN'DA AFFEDİCİLİK İLE İLGİLİ AYETLER
KURAN'DA BARIŞÇILIK KURAN'DA HOŞGÖRÜ
MÜMİNLERİN BİRBİRLERİNE OLAN SEVGİLERİ MÜSLÜMANIN HER DAKİKA, HER SAAT BAŞI AKLINDAN GEÇİRMESİ GEREKEN BİLGİLER
MÜSLÜMANLARIN TESANÜDÜ ALLAH'IN İZNİYLE KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİNE VESİLE OLACAK MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ
NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ KALP TEMİZLİĞİ PİŞMAN OLMADAN ÖNCE
ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -1- ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -2-
ROMANTİK SEVGİ ANLAYIŞI ROMANTİZMİN FİZİKSEL TAHRİBATLARI
SAKIN VİCDANINIZIN SESİNİ ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN SALİH AMEL
SAMİMİYET, KALPTEN ALLAH'A İMAN VE BAĞLILIK DEMEKTİR SEVGİSİZLİK, BENCİLLİK VE STRESİN KALPTE OLUŞTURDUĞU GİZLİ YARALAR VE İNSAN VÜCUDUNDA MEYDANA GETİRDİĞİ FİZİKİ TAHRİBAT
ŞEYTANIN HİLELİ DÜZENİ SÜNNET-İ SENİYYE'YE UYMANIN ÖNEMİ
TARİH BOYUNCA MÜSLÜMANLARA DUYULAN GİZLİ HAYRANLIK ÜMİTVAR OLMAK BİR MÜMİN VASFIDIR
YÜCE RABBİMİZ ACİZ VE YOKSULLARIN KORUNUP KOLLANMASINI EMRETMİŞTİR  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net