Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

SAKIN VİCDANINIZIN SESİNİ ANLAMAZLIKTAN GELMEYİN

İnsan dünyada bulunduğu süre boyunca yaşadığı her olayda gösterdiği tepkilerle ve içinden geçirdiği düşüncelerle denenir. Bu deneme sırasında karşısında her zaman iki alternatif vardır: Ya daima kötülüğü emreden nefsinin sesine uyacaktır ya da kendisini bu kötülüklerden sakındıran vicdanının sesine.

Nefis, insanı en küçüğünden en büyüğüne kadar yaşadığı her olayda Allah'ın sınırlarını aşmaya, isyana ve kötülüğe çağırır. İnsanın kendi istek ve tutkularını ön plana çıkartarak Allah'ın rızasını göz ardı etmesini ister. Ve bunu da çok çeşitli bahaneler öne sürerek sinsice yapar. Öyle ki kişi eğer vicdanının sesini dinlemezse nefsinin fısıltılarına hemen aldanır.

"Dediler ki: "Ey İbrahim, bunu ilahlarımıza sen mi yaptın?" "Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin." Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler. Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin." (Enbiya Suresi, 62-65)


Bu konuşmaları yapan insanlar, az sonra Hz. İbrahim'i ateşe atmaya karar veren insanlardır. Allah'ın kendilerini hidayete yöneltmesi için yolladığı Peygamberlerini ateşe atmaya kalkışacak kadar zalim olan bu insanların bile vicdanları, hakkı onlara bu derece açıklıkla söylemektedir. Ama ayette haber verildiği gibi bu insanlar vicdanlarının sesini duydukları halde "tepeleri üstüne ters dönmüş" ve gerçeği görmezlikten, anlamazlıktan gelmişlerdir.

Doğruya Ulaşmak


Başka bir ayetin ifadesiyle, "körleşmişler ve sağırlaşmışlar"dır. (Maide Suresi, 71)

Her insan gibi sizin de içinizde vicdan ve nefis bir arada bulunmaktadır. Siz de karşılaştığınız her olayda vicdanınızın ve nefsinizin seslerini duyuyorsunuz. Eğer Allah'ı razı etmek, doğruya ulaşmak istiyorsanız sakın vicdanınızın sesini duymazlıktan gelmeyin.

İnsan kendi içindeki sesleri birbirine karıştırmaktan, hangisinin doğruyu, hangisinin yanlışı söylediğini anlayamamaktan endişe edebilir. Ama bilmek gerekir ki, vicdan doğruyu gördüğünde bir an bile tereddüt etmez, hiçbir zaman insanı kararsızlık içinde bırakmaz ve doğruyu anında söyler. Ancak vicdanın bu sesinin hemen sonrasında nefis devreye girer ve vicdanın söylediğini kişiye yaptırmamak için binbir türlü bahaneler uydurur. Yani insanın bir olay karşısında duyduğu ilk ses vicdanının sesidir. Arkasından gelen tüm mazeretler ve olumsuzluklar ise nefis kaynaklıdır. Allah rızası için sizi en güzele çağıran o ilk sesin vicdanınıza ait olduğunu anlamazlıktan gelmeyin. Eğer kişi vicdanını kullanmazsa ve o ilk sese uymazsa, bir süre sonra adeta nefsinin esiri olur ve her türlü kötülüğe açık hale gelir. Bu, tamamen kendi tercihi olduğundan o andaki imtihanı da kaybedebilir, nefsinin istekleri ve kibiri uğruna sonsuza kadar cehennemde yaşamaya mahkum olabilir. Çünkü insan Allah'a kullukla sorumludur ve kulluk da ancak vicdana uymakla mümkündür. Bunu anlamazlıktan gelenlerin sonunu ise Allah, yukarıda verdiğimiz nefisle ilgili ayetlerin devamında "yıkım" olarak nitelendirmiştir:

"Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır." (Şems Suresi, 9-10)


Pişmanlık

Herkes pişmanlığın ne kadar can yakıcı bir duygu olduğunu bilir. İşte bu duygunun temelinde vicdanın sözünün dinlenmemesi yatar ve bu, insan için Allah'tan bir uyarı niteliği taşır. Kimi zaman insan hatalı tercihinden vazgeçene kadar da bu pişmanlık peşini bırakmaz, manevi bir azaba dönüşür. Öyleyse siz vicdan azabı çektiğiniz zaman bunu anlamazlıktan gelmeyin. Bu, bir yerde hata yaptığınızın göstergesidir ve nerede, hangi noktada hata yaptığınızı size söyleyecek olan yine vicdanınızdır. Dünyada pişmanlığın telafi imkanı varken bu fırsatı değerlendirin. Çünkü ahiretteki pişmanlık dayanılmaz boyutlardadır ve sonsuza kadar da insanın peşini bırakmayacaktır.

Nefsiniz istemese de, kimi zaman size zor göstermeye çalışsa da vicdanınızın size daima doğruyu söylediğini sakın anlamazlıktan gelmeyin.

Elbette ki ahiret günü vicdanlarını kullanmayanlar, kullanan insanlarla bir tutulmayacaktır. Eğer siz vicdanlı olursanız, bilin ki; Allah sonsuz vicdan sahibidir; nefsinizden sakınarak ve vicdanınıza uyarak yaptığınız zerre kadar iyiliğinizin karşılığını eksiksiz olarak verecektir. Bu Allah'ın Kuran'da haber verdiği bir vaadidir.




Vicdan

Oysa vicdan, insanın ömrünün sonuna kadar şartlar ve koşullar ne olursa olsun bir an bile susmaz. Nefis sürekli birtakım mazeretler öne sürse bile vicdan, insana aralıksız olarak neyin doğru neyin yanlış olduğunu açıkça söyler. (Harun Yahya, Kuran'da Vicdanın Önemi)

Allah, insanın içindeki bu iki sese ayetlerde şöyle dikkat çeker: Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). (Şems Suresi, 7-8)

Bu, Allah'ın insan için yaratmış olduğu mükemmel bir sistem ve büyük bir nimettir. İnsan, hangi olayla karşılaşırsa karşılaşsın, dünyanın neresine giderse gitsin, hangi kültürden olursa olsun, içinde daima başvurabileceği bir doğruluk rehberine sahiptir. Unutmayın siz de bu doğruluk rehberine sahipsiniz. O halde sakın içinizdeki bu sesin söylediklerini anlamazlıktan gelmeyin.

Üstelik vicdan sadece müminlere has bir ilham değildir. Bu ses inkar edenler de dahil olmak üzere her insanın içinde vardır. Fakat müminlerin farkı, hayatlarının her anında vicdanlarını kullanmaları ve onun sesine uymalarıdır. İnkarcılar ise kendilerine hakkı gösterdiği halde vicdanlarının sesini dinlemeyip nefislerinin istek ve tutkularına uyarlar. Allah bu konuya Kuran'da Hz. İbrahim ile ilgili bir kıssada dikkat çekmiştir. Hz. İbrahim, kavminin taptığı putları en büyükleri hariç olmak üzere paramparça edince kavmiyle aralarında şöyle bir konuşma geçtiğini Allah Kuran'da haber vermiştir:

06 Ağustos 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
La responsabilité des gens consciencieux (Français) 
WHY SOME PEOPLE RESIST THEIR CONSCIENCE (English) 
Vivre Selon Le Coran En Suivant Sa Conscience à Tout Moment (Français) 
CONSCIENCE-WORLDLY PASSIONS (English) 
ALLAH'IN HƏR İNSANA İLHAMI: VİCDAN (Azerbaijani) 
CONSCIENCE: GOD'S INSPIRATION TO EVERY MAN (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
KURAN’DA VİCDANIN ÖNEMİ  
 Web Siteleri
Kuran'da Vicdan Kuran'da İhlas
 Makaleler
ALLAH'IN HER İNSANA İLHAMI: VİCDAN  
 Cep Kitapları
AKIL VE VİCDAN (Cep Kitabı)  
 Güncel Yorumlar
NEFSİ EĞİTMENİN YOLLARI –2 - VİCDANIN YERİNE MANTIĞIN PEŞİNDEN GİTMEK İNSANA KAYIP GETİRİR
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
ADNAN OKTAR'IN İRAN MEHDİ ENSTİTÜSÜNDEN TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞMESİNDEN FOTOĞRAFLAR AHİRETTEKİ PİŞMANLIK
ALLAH'IN HER İNSANA İLHAMI: VİCDAN ALLAH SEVGİSİ
ALLAH SEVGİSİ VE ALLAH KORKUSU ASR-I SAADET DÖNEMİNİN SON HALİFESİ: HZ. ALİ
DARWINİZM'DEN DESTEK ALAN ROMANTİK MİLLİYETÇİLİĞİN KARANLIK YÜZÜ GAFLET HALİNDEN KAÇINMAK
GELECEK KORKUSU GERÇEK İMANI KAVRAMAK
GERÇEK İSLAM AHLAKI GÖZARDI EDİLEN BİR HASTALIK: DEGİŞKEN RUH HALİ
GÜNLÜK YAŞAMDA DUYGUSALLIK NEDİR? HER OLAYDA HAYIR GÖRMEK
İBADETTE KARARLI OLMAK İKİ YOL, İKİ AMAÇ, NASIL BİR DOST?
İMANIN KALBE YERLEŞMESİ İMAN SAHİPLERİ İÇİN SÜNNET-İ SENİYYE'NİN ÖNEMİ
İNANANLARIN KARDEŞLİĞİ İNCE DÜŞÜNCELİ OLMAK
İSLAM AHLAKI İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUR İSLAM AHLAKINDA AİLENİN YERİ
İSLAM AHLAKIYLA GELEN ADALET İSLAM BASKI VE ZORLAMADAN UZAK, BARIŞ VE HOŞGÖRÜ DİNİDİR
İYİLER ÇEKİŞMELERDEN KAÇINARAK BİRLİK OLMALIDIRLAR KAMİL İMAN
KAMİL İMAN SAHİBİ MÜMİNİN ALLAH SEVGİSİ KARDEŞLİK VE BERABERLİK
KENDİNİ KANDIRMAK YERİNE SAMİMİYET KIYMETLİ EHL-İ SÜNNET ALİMİ: ÖMER NASUHİ BİLMEN
KURAN'A GÖRE ALAYCILIK HARAMDIR KURAN'A GÖRE GERÇEK CESARET
KURAN AHLAKI NASIL YAŞANIR? KURAN AHLAKINA UYGUN OLMAYAN BİR TUTUM: LAKAYT KARAKTER
KURAN AHLAKI'NA UYMAK TÜRKİYE'Yİ SÜPER GÜÇ YAPACAKTIR KURAN AHLAKINDA KONUŞMA ADABI - 1
KURAN AHLAKINDA MÜSLÜMAN ERKEK KARAKTERİ KURAN AHLAKININ ÖNEMİ
KURAN AHLAKINI YAŞAMANIN SONUCU: HUZUR VE MUTLULUK KURAN'DA ADALET İLE İLGİLİ AYETLER
KURAN'DA AFFEDİCİLİK İLE İLGİLİ AYETLER KURAN'DA BARIŞÇILIK
KURAN'DA HOŞGÖRÜ MÜMİNLERİN BİRBİRLERİNE OLAN SEVGİLERİ
MÜSLÜMANIN HER DAKİKA, HER SAAT BAŞI AKLINDAN GEÇİRMESİ GEREKEN BİLGİLER MÜSLÜMANLARIN TESANÜDÜ ALLAH'IN İZNİYLE KURAN AHLAKININ HAKİMİYETİNE VESİLE OLACAK
MÜSLÜMANLARIN ZORLUK ANLARINDA GÜÇLENEN TESANÜDLERİ NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ KALP TEMİZLİĞİ
PİŞMAN OLMADAN ÖNCE ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -1-
ROMANTİK MİLLİYETÇİLİK -2- ROMANTİK SEVGİ ANLAYIŞI
ROMANTİZMİN FİZİKSEL TAHRİBATLARI SALİH AMEL
SAMİMİYET, KALPTEN ALLAH'A İMAN VE BAĞLILIK DEMEKTİR SEVGİSİZLİK, BENCİLLİK VE STRESİN KALPTE OLUŞTURDUĞU GİZLİ YARALAR VE İNSAN VÜCUDUNDA MEYDANA GETİRDİĞİ FİZİKİ TAHRİBAT
ŞEYTANIN HİLELİ DÜZENİ SÜNNET-İ SENİYYE'YE UYMANIN ÖNEMİ
TARİH BOYUNCA MÜSLÜMANLARA DUYULAN GİZLİ HAYRANLIK ÜMİTVAR OLMAK BİR MÜMİN VASFIDIR
YÜCE RABBİMİZ ACİZ VE YOKSULLARIN KORUNUP KOLLANMASINI EMRETMİŞTİR  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net