BBC : Thank you very much for this interview. Could i ask Mr. Oktar first of all when you first became aware of Darwin and Darwinism.
Translator: Öncelikle söyleşi için çok teşekkür etmek istiyorum ve ilk sorum Darwin’le ilk tanışmanız hakkında, Darwin ve Darwinism hakkında ilk defa ne zaman bilgi sahibi oldunuz.
ADNAN OKTAR: Bende teşekkür ederim böyle bir program hazırladığınız için. Darwin’le ilk tanışmam lise yıllarında oldu ama lise sonda daha çok olayın vahameti dikkatimi çekti.
Translator: My first meeting with Darwin was when i was in high school but especially in the last years of the high school i was more interested in Darwin and Darwinism.
BBC: You argue not only that Darwin is unscientific, but also that he is a danger, that he is a danger when it comes to war and terrorism zone. Can you explain a little bit more about why you think that?
Translator: Darwin’in yalnızca bilimsel olmadığını savunmakla kalmıyor, aynı zamanda Darwin’in büyük bir tehlike olduğunu savunuyorsunuz. Ve dünyadaki teröre, savaşlara neden olduğunu savunuyorsunuz, bunu biraz daha açıklayabilir misiniz?
ADNAN OKTAR: Hitler’de Mussolini’de Stalin’de Lenin’de bütün ünlü teröristler de, hali hazırda terörü yapan kişilerde hepsi Darwin’in evrim teorisinin etkisi altında olduklarını açık açık beyan ediyorlar. Hitler’in sarih açık beyanları var, Mussolini’nin açık beyanları var. Stalin’in Lenin’in Marx’ın açık beyanları var. Darwin’siz terör adeta imkansızdır.
Translator: Hitler, Mussolini, Stalin and Lenin and many other famous terrorists and the present time terrorists all clearly say that they have been under the influence of Darwin himself. And when we look at the statements of Hitler, Mussolini, Stalin, Lenin and Marx they have, each of them have, clearly stated that they have been influenced by Darwin. And without Darwin we cannot have terrorism and they are mutually binded.
BBC: What about today’s terrorists like Al-Kaide and so on for instance who would say that they are motivated by a bit extreme religous views?
Translator: Peki günümüz terör örgütlerine baktığımız zaman, El-Kaide gibi, onların açıklamalarında uç dinci bakış açıları var. Bunların açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Bu tarz şahıslar dikkatlice incelendiğinde, bunların Avrupa’da eğitim gördüklerini veyahut Amerika’da eğitim gördüklerini, Darwinist eğitimden geçtiklerini, gençliklerinde bu teoriyi iyice benimsediklerini görüyoruz. Sonradan dini inançlarının gereğiymiş gibi terörün içerisine giriyorlar, dinle bağdaştırmaya çalışıyorlar. Bu aslında tamamen bir aldatmaca. Gerçekten Allah’ı seven, Allah’tan korkan bir insan coşkulu bir sevinç içindedir, insanları çok sever, insanları incitmekten son derece kaçınır, Allah’tan korkar, bunun hesabını vereceğini bilir ahirette. Bunlarda böyle bir şey yok. Bunlar kadın çoluk çocuk herkesi bombalayarak, yakarak rahatça öldürebiliyorlar. Vicdanları bunu tasdik ediyor, kabul ediyor. Böyle insanların dinle bağdaşır bir karakterde olmadığı çok açıktır.
Translator: When we look at the members of such terrorist groups like Al-Kaide, we will see that in their youths they have been mostly educated in the USA or in Europe. So this clearly shows that they have been influenced by the Darwinist way of thinking. And later on in their lives, they have tried to bring together Darwinism and their own religious beliefs and falsely believed that the two come together. And as a result of this they have tried to bring together terrorist attacks and religious views and Darwinism together. On the other hand true religion forces you love people, to love all humanity. On the other hand these people can kill others with the blink of an eye and their consciences are very easy about that. So one only has to look very clearly and see that they too have been influenced by Darwinism.
BBC: Can i ask a little bit about the way you operate? You put out a lot of very large books, lavish books. Are you, what is your relationship with American Christian Creationists, is there any kind of agreement, any kind of relationship at all?
Translator: Çalışma biçiminiz hakkında bir soru sormak istiyorum. Çünkü çok sayıda kitap yayınlıyorsunuz, ve bunlar gerçekten hacimli kitaplar. Örneğin Amerika’daki Hıristiyanlarla yaratılış düşüncesini destekleyen Hıristiyanlarla ne gibi bir ilişkiniz var?
ADNAN OKTAR: Onlar on –on beş yıl önce bizlerle bağlantı içindeydiler. Ama öyle ciddi bir etkileri olmadı. Konferansımıza gelmişlerdi, konuşma yapmışlardı. Çok kısmi istifademiz oldu kültürel ve diğer yönlerden. Bunun dışında ciddi bir bağlantımız olmadı.
Translator: It was ten or fifteen years ago, when we were in contact with the American Christian Creationists. They came here for a conference and that was a very limited contact. There was not a very detailed dialogue between us, so we cannot talk of a very major influence or a dialogue.
BBC: Can i ask what the major differences are between your creationism, your view of creation and the christian one?
Translator: Sizin yaratılışa yönelik düşünceleriniz ile Hıristiyan yaratılış düşüncesini destekleyenler arasındaki temel fark nedir, bunu sorabilir miyim?
ADNAN OKTAR: Onlar dünyanın 6 günde yaratıldığını söylüyorlar, bu tabii bilimsel gerçeklerle uyuşmuyor, son derece uyumsuz bir açıklama. Dünyanın geçmişi, milyarlarca yıllık bir geçmişi var, canlıların yaratılışının da milyonlarca yıllık bir geçmişi var. Bizim açıklamalarımız son derece akılcı, doğru, delile dayalı, fosillere dayalı, laboratuar araştırmalarına dayalı, çok makul ve inandırıcı açıklamalar. Hıristiyan arkadaşlarımızın anlattıkları pek o kadar bilimsel değil. Dolayısıyla da inandırıcı değil.
Translator: First of all i have to say that they argue that the world, the earth, was created in 6 days. This is not a scientific thing to say, when you look at our explanations and our own statements, we clearly say that the world is created millions of years ago and it is very old. And when you look at our explanations and our statements you will see that our they are very rational scientific and they are all based on laboratory studies. On the other hand the explanations and the statements and the bases of our Christian friends do not seem to be scientific.
BBC: You publish books in French, in German, in English and DVD’s to many other languages. What do you want to achieve in Europe and America as well as in countries like Turkey.
Translator: Fransızca, Almanca , İngilizce ve diğer bir çok dilde kitaplar yayınlıyorsunuz; DVD’ler hazırlıyorsunuz. Peki bütün bunlar Amerika’da ve Avrupa’da, dünyanın diğer ülkelerinde yayınlanıyor ve dağıtılıyor. Bunlarla gerçekleştirmek istediğiniz nedir, amacınız nedir?
ADNAN OKTAR: Ben bütün dünyanın kardeş olmasını istiyorum. Savaşların kavgaların, terörün anarşinin kalkmasını istiyorum. Bütün dünya güzel, dünya insanları da çok güzel. Çok mutlu, güzel yaşayabiliriz. Dünya toprakları da çok geniş. Ekonomik yönden de sosyal yönden de dünya bütün insanların huzur içinde yaşaması için son derece uyumlu ve müsait. Buna rağmen bu kargaşa anarşi ve terörün olması akıl alacak gibi değil. Bu şeytani bir planın , şeytani uygulamaları ve şeytan adeta insanlarla alay ediyor ve oyun oynuyor. Siz tesadüfen yaratıldınız, her şey tesadüfen oldu diyerek, onları kandırıyor. Halbuki bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi bile imkansızdır. 100 milyon fosil var yaratılışı ispat eden, Darwinistler bunu görmüyor, görmezden geliyorlar. Buna benzer çok garip bir şeytani planın uygulandığını görüyoruz. Bunun ortadan kalkması için gayret ediyorum.
Translator: First of all i would like all people to be sisters and brothers. I want all people love one and another. On the other hand when you look at the present wars and all the anarchy going on all around the world. You just got shocked at all these things. Because this world is a beautiful world and people are beautiful. And there are so many lands on this earth so it has a capacity, a potential of hosting all kinds of people together in peace. The economics the social realities of the world permit such a peace actually. So despite of all this potential we cannot believe in the terror and anarchy going in this world. It is something very difficult to understand. So i tend to define all these things going on in this eath, as a mocking of Satan. I can tell you that Satan in a way mocks people, because he wants people to believe that all these things on this earth was created through coincidence. On the other hand a single cell of protein cannot be created on coincidence. This is a very evident fact. And there are about 100 million fossils in front of eyes which show us that the world has been created not through Darwinism, but through creation. So satan wants people to believe in Darwinism.
BBC: Is there a worldwide battle going on between Darwinism and faith? And if there is who is winning?
Translator: Acaba dünya geneline baktığımız zaman, Darwinism ve din arasında bir savaş mı var? Böyle bir savaş varsa sonunda kim kazanacak sizce?
ADNAN OKTAR: Savaşı tabii ki inanç kazandı. Bu savaş bitti şu an, sadece detayları kaldı. Kültürel bir savaş tabii, bilimsel bir savaş var. Çünkü karşımızda bir aldatmaca var. Bir kere fosiller saklanıyor bu bir suçtur, insanlar aldatılıyor. Proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceği bilindiği halde bu söylenmiyor. Kafataslarının sahteliği insanlardan gizleniyor. Birçok aldatmaca insanlardan gizleniyor. Bunların açık açık anlatılması gerekiyor. Devletlerin %95’i dünyada Darwinizm’i resmi olarak koruyorlar. Yani dünya tarihinde böyle resmi ideoloji olarak korunan hiçbir felsefe olmamıştır. Darwinizm adeta despot bir sistemle dünyanın büyük bir bölümünde baskı rejimi gibi bir sistemle korunuyor. Bu çok çok yanlıştır, anti-demokratik bir hareket.
Translator: That war between Darwinism and faith has already ended. And faith has won this war. Only the small details of this world has been left. And there is also this issue of a cultural war going on around the world. Because the fossils proving the existence of creation are being hidden away from the people. So this is a crime committed against people. Because people are forced to believe in something not real. The skulls which are set to prove Darwinism are not original. And this fact is being hidden away from people as well. On the other hand all these things need to be told to people in a very clear way. When you look at the 95% of the world states, you will see that Darwinism is being protected on a state level. No other ideology on the world has been protected in such a way. So this is a despotic way of forcing, inflicting a way of thinking upon people. So i will tend to tell you that Darwinism is being protected in a very anti-democratic way.
BBC: In turkey quiet a lot of academics, proffesors and so on, feel under pressure, even under threat when they teach Darwinism. How do you respond to their fears and why for instance do you not allow a website by Richard Dawkins to be seen in Turkey? After all this is presumably an argument about free speech for both sides should have the right to put their case.
Translator: Türkiye’ye baktığımız zaman bir çok akademisyen ve profesör üniversitelerde Darwinizmi öğrencilerine öğretirken kendilerini bir tehdit altında hissediyorlar. Öte yandan Richard Dawkins’in sitesini kapattırmanız gibi bir gerçek var. Oysa biz serbestçe düşüncelerin paylaşılmasından bahsediyorsak, düşüncelerin demokratik bir biçimde tartışılmasından bahsediyorsak bu ikisi nasıl bir araya geliyor?
ADNAN OKTAR: Tam tersi , üniversite imtihanında veyahut herhangi bir okulun imtihanına girildiğinde bir insan inanmadığı bir şeyi kabul etmeye zorlanıyor. Mesela Darwinizmi kabul etmediği halde, Darwinizm’in anlatımlarını o cevaplarda tam anlamıyla kabul etmiş oluyor. Halbuki mesela ben inanmıyorum Darwinizm’e. Bana soru sorulduğu vakit, inanmadığımı rahatça özgürce söyleyebilmeliyim imtihanda. Ama bu böyle olmuyor. Eğer inanmıyorum dersem, ben o soruyu bilmemiş hükmünde oluyorum. Yani ben örnek vermek açısından söylüyorum. Tabii tam birebir bu tarzda olmuyor. Mesela gayri bilimsel, bilimsel olmayan Darwinizm’le ilgili bir çok soru soruluyor, onların istediği belirli bir cevap var ama yanlış o. İnsanlar yanlış olduğunu bile bile o cevabı veriyorlar. Anti-demokratik olan budur, zorlama olan budur, baskı olan budur. Ve devletler tarafından resmi olarak himaye altında Darwinizm. Mesela Kraliyet Akademisinden bir profesör hatırladığım kadarıyla İngiltere’de görevinden alındı Yaratılışı savunduğu için. Türkiye ‘de de yaratılışı savunan bir profesör yine görevinden alındı. Asıl anti-demokratik olan tavırlar bunlardır. Dawkins’in sitesi de ben fikir özgürlüğüne tamamen destek veriyorum. Tam anlamıyla savunuyorum. Hatta ben Dawkins’le tartışma olması için ona haber göndermiştim, tartışalım demiştim. O bunu kabul etmedi, tartışma ne demek? Demek ki ben onun fikirlerini dinleyeceğim, halkın da duymasını istiyorum. Ama benim fikirlerimin de halk tarafından duyulmasını istiyorum. Böyle bir durumda anti-demokratik bir tavırdan bahsedilemez. Ayrıca Dawkins sitesinde çok ağır hakaretlerde bulunmuştu, o yüzden sitesi kapatıldı. Yani bilimsel bir açıklamadan dolayı değil, galiz hakaretler taşıdığı için, bunu siz de olsanız siz de yaparsınız, yani siz de kapattırırsınız öyle bir siteyi.
Translator: The situation is on the very contrary. For example when you look at the university exams many people are forced to answer in a way which do not conform to their beliefs. Let me give you an example . For example a question about Darwinizm and Creationism is brought in front of me and I, believing not in Darwinizm, in a way, am forced to answer in the way they want me to answer. So what is anti-democratic is this. Because many people, even those who do not believe in Darwinism, are expected to choose the answer which supports the darwinism, so this is what i find unacceptable because a very distinct answer is being requested from students going into the university exam. So they answer even though they know that what they are answering is something wrong. And Darwinism is being protected on a state level on a very official way. In England for example a professor was forced to quit his job from the Royal Society. And a very similar thing has happened in Turkey too where a Turkish Professor was again forced to quit his job just because he said that he believed in Creationism and not in Darwinism. As about Dawkins’ internet site, yes i do support freedom of speech and everyone’s right to discuss their own ideas in front of the public and i personnally invited Dawkins to a discussion so that we would be able to discuss our ideas together in front of the public in a very open way but he did not accept my invitation. So if i was not supporting freedom of speech i would not have made this invitation to Dawkins and as for the ban of the internet site, that was because the site contained many personal insults about me. So if you were on my position you would be eager to ban that site too because those insults had nothing to do with scientific explanations. So that was a very normal thing to do.
BBC: Finally can i just ask how he would explain people unfamiliar with his argument why it is that Darwinism, which most people watching this program would see as a scientific theory, what is the connection between that and violence or terrorism.
Translator: Son olarak şunu söylemek istiyorum. Darwinizm ve bu konularla ilgili çok bilgisi olmayan insanlar için bu sorum aslında. Darwinizm bilimsel bir kuram olarak ortaya atılmış bir kuram ve siz bunu dünya genelinde terörle şiddetle bağdaştırıyorsunuz. Peki bilimsel bir kuram olan Darwinizm neden şiddetle bağdaştırılır bunu açıklayabilir misiniz?
ADNAN OKTAR: Evet, mesela Hitler’in açıklaması; Kavgam isimli kitabından: “Doğa güçlüler ile zayıflar arasında bir savaş. Güçlülerin zayıflar üzerindeki mutlak galibiyetidir. Eğer böyle olmasaydı, doğada sürekli bir bozulma olurdu. Yaşayan savaşmak zorundadır. Sürekli savaşın bir yaşam kanunu olduğu bu dünyada savaşmak istemeyen yaşam hakkına sahip değildir. Başka türlü düşünmek doğayı küçümsemektir,” diyor Hitler ve bu alıntıyı Darwinism’den alarak yapıyor. Mesela Francis Galton, Charles Darwin’in kuzenidir biliyorsunuz, Öjeni’nin kurucusu. “1859 yılında Türlerin Kökeni’nin Charles Darwin tarafından yayınlanması insanoğlunun genel düşüncesinde olduğu gibi benim kişisel, zihni gelişimimde de çok büyük bir dönüm noktası olmuştur.” Olduğu gibi Darwin’den almıştır mesela Öjeni kuramını biliyorsunuz. Zayıf ve hasta olan insanların yok edilmesi düşüncesidir bu. Bu sapık düşünce Darwinizm’den kaynaklanıyor. Ve binlerce sakat insan Hitler’i döneminde öldürülmüştür, yakılarak veya başka yöntemlerle yok edilmişlerdir. Mesela Darwin’in “Üstün ırkların diğerlerini yok etme hakkı” ile ilgili açıklaması; “Belki de yüzyıllar kadar sürmeyecek yakın bir gelecekte, medeni insan ırkları , vahşi ırkları tamamen yeryüzünden silecekler. Bu Darwin’in kendi izahı “medeni insan ırkları vahşi ırkları tamamen yeryüzünden silecekler” ne demek? Zayıf olan, mesela Asya kavimlerini, yahut zencileri, veyahut Çingeneleri tamamen yeryüzünden silecekler diyor, bunu söyleyen Darwin Bu tam bir şiddet açıklamasıdır, tam bir terör açıklamasıdır. Bundan açık ne olabilir.
Translator: Well, one has to look at the influence of Darwin himself and his own quotations, his own explanations about this issues for example in his book “My Chaos” Hitler has in a very detailed manner talked about strong and weak creatures on this earth and he defined nature as an ongoing war between the strong and the weak and he argued that if you want to live you have to accept the rule of this world between the strong and the weak. If you do not want to go into that war, you do not have the right to live. This is a direct quotation from Hitler. So Francis Galton as you know he is Darwin’s cousin and he has brought forward the theory of Eugenics which suppossed that weak and disabled people should be killed and they should be got rid off on this earth and this also shows us a direct influence from the Origin of Species, as you know when you look at what Hitler did, he killed many disabled people, many cripled people and he burnt them. So we can also look at Darwin’s explanations about superior races and the weak races. He explained that the superior races in very near future will eradicate the weaker races on the earth. What does it mean? Well, that means that in some time superior races will have to get rid of the Gypsies , the Asians, the Africans. So when you look at these quotations and these arguments it is not very difficult to see that they are also definitions of violence and terror.
BBC: Do you think that you will see the day when Darwinism was no longer taught in schools in universities?
Translator: Darwinizm’in artık üniversitelerde öğretilmediği günü göreceğinize inanıyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Bana inanın on yıl içerisinde Darwinizmin D’si kalmayacak ve insanlar kendilerine şaşıracaklar, biz bu teoriye nasıl inandık, bu düşünceye nasıl kapıldık diye kendilerine gülecekler. Çünkü insanın bir de ruh yönü var. Bunu da Darwinizm açıklayamıyor. Mesela ben sizi görüyorum, sizin saatinizle benim saatim beynimin içinde aynı yerde oluşuyor. Bu olağanüstü bir şey. Mesela beynime gelen elektrik akımını ben görüntü olarak görüyorum, görüntü merkezinde, bu çok olağanüstü, Darwinizmin asla açıklayamayacağı bir şey. Mesela sizin sesinizle benim sesim beynimde aynı yerde oluşuyor. Elektrik akımını beynim ses olarak alıyor, bu dünyanın en mükemmel sistemi, yani hiçbir müzik aleti bu kalitede ses oluşturamaz ve üstelik bunu duyan birisi var beynimin içinde. Bu çok çok olağanüstü. Meydana gelen tam renkli görüntüyü gören birisi var mesela beynimin içi karanlık simsiyah ama ben sizi çok aydınlık görüyorum beynimin içerisinde. Darwinizm bunu açıklayamıyor. Bunu seyreden kimdir, bunu da açıklayamıyor. Ve bunların hepsini tesadüfle açıklıyor. Darwinizm eşittir tesadüf, tesadüf eşittir Darwinizm gibi bir şey. İnsanlar buna çok çok şaşacaklar. Zannediyorum en fazla on yıl içerisinde bu tamamen kökünden kazınacak arkasından dünya tek bir dine doğru yönelecek. Hz.İsa’nın inişi mevzu bahistir. Hz.İsa inecek, bütün insanlık şok olacak buna çok şaşıracaklar. Mehdi zuhur edecek, ona da çok şaşıracaklar.Bir altın çağ oluşacak bütün insanlar mutlu olup güzellik içinde yaşayacaklar. Böyle bir müjdeyi de şimdiden veriyorum bütün Avrupa’lı kardeşlerimin hepsine.
Translator: Well I want you to believe me that in ten years time Darwinism will no longer exist in this world. People will be very suprised at the span of time in which they have went on believing in Darwinism. Because there is a spiritual side to human existence. For example I am sitting here and i am seeing you right now and this is being done through electricity. An electrical current permits me to see you in my brain where there only darkness pervades. So Darwinism cannot explain these things. I hear your voice again through an electrical current. No single musical instrument in this world can create such a quality sound and the same thing applies to images as well because there is only darkness in our brains. On the other hand our brains are able to produce very qualified images . So Darwinism cannot explain these things. The only way it explains such things is through coincidence. And this is not enough, so in ten years time people will be very suprised and laugh at themselves. Because they had gone on believing in Darwinism. And there is also one more thing i would like to tell you in a very short time Christ will come for the second time to this earth. And along with him the Savor will come and the whole world will be moving forward to a single religion and that will be a Golden Age during which all people will live in peace and in utter happiness. So let me give this piece of good news to my European brothers and sisters.
BBC: Thank you very much indeed for doing the interview.