Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

20.YÜZYIL FAŞİZMİN PENÇESİNDE

Pek çok ülke komünizm gibi böylesine acımasız, kanlı ve baskıcı bir ideolojiye esir olmamak için "kötünün iyisi" sandıkları bir rejim olan faşizme boyun eğmiş, böylece bir tehlikeden kaçarken bir diğerine yakalanmışlardır.

20. yüzyılın ilk faşist rejimini İtalya'da Benitto Mussolini kurmuştur. Onu Hitler Almanyası ve Franco İspanyası takip etmiş, böylece Avrupa I. Dünya Savaşı'nın hemen ardından faşist ideolojiyle yüz yüze gelmiştir. 1930'lu yıllarda faşizm popüler bir siyasi ideoloji haline gelmiş, pek çok ülkede irili ufaklı faşist partiler kurulmuş, faşistler Avusturya ve Polonya'da da iktidarı ele geçirmiş, böylece tüm Avrupa bu akımdan etkilenmiştir.

Faşizmin en belirgin örneklerinin yaşandığı Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinde ve bir Uzak Doğu ülkesi olan Japonya'da bu ideolojinin filizlendiği şartlar incelendiğinde, büyük benzerliklerle karşılaşılır. Faşizm, genelde ülkenin içinde bulunduğu kaos ve istikrarsızlıktan faydalanılarak halka kabul ettirilmiş, kurtarıcı bir ideoloji ve sistem gibi tanıtılmıştır. Faşist iktidarın kurulmasından sonra ise, halk hem baskı ve korkuyla, hem de beyin yıkama yöntemleriyle kontrol altında tutulmuştur.

Faşizm Ortamını Yaşayan Bunalımlı Toplumlar

I. Dünya Savaşı'nın ardından kurulan faşist devletlerde, faşizm öncesi toplumsal ve psikolojik zemin çok büyük benzerlikler göstermektedir. Çoğu yerde ülkeler savaştan yenik ve harap çıkmanın getirdiği eziklik ve yıpranmış ruh hali içindedirler. İnsanlar eşlerini, çocuklarını, yakınlarını ve sevdiklerini savaş nedeniyle kaybetmişlerdir. Buna ekonomik koşulların bozukluğu, siyasi istikrarsızlık ve ülkenin içinde bulunduğu çözümsüz ruh hali eklenmiştir. İnsanlar maddi buhran içindedirler, ülkenin problemleriyle ilgili olarak siyasi partiler çaresizdir ve üstelik kendi içlerinde çekişmektedirler.

Örneğin İtalyan faşizminin iktidara gelişini kolaylaştıran en önemli faktör, I. Dünya Savaşı sonrası ülke halkının karşı karşıya kaldığı sefaletti: Savaş sonucunda 600.000'den fazla insan ölmüştü. Yarım milyon kadar insan sakat kalmıştı, ekonomik bunalım ve işsizlik vardı. Nüfusun çoğunluğunu dullar ve yetimler oluşturur hale gelmişti. Savaş İtalyanlara büyük kayıplara mal olmuş, ama sonuçta hedeflerinin çok azına ulaşabilmişlerdi. Bundan başka savaştan bitkin ve yorgun çıkmış birçok halkta olduğu gibi, İtalyan halkı arasında da görkemli zaferlere ve şatafatlı günlere özlem duyuluyordu.

Bu psikoloji aslında 19. yüzyılın sonlarından itibaren iyice güçlenmeye başlamıştı. Geçmiş çağlardaki büyük İtalya (yani Roma İmparatorluğu) hasretle anılıyor ve eski Roma toprakları üzerinde hak iddia ediliyordu. Ayrıca dünya üzerinde söz sahibi olan büyük ülkelere karşı da rekabet hissi duyuluyor ve İtalya'nın da onlarla eşit düzeye gelmesi ya da diğer bir deyimle "layık olduğu yere" çıkması umuluyordu. Bu düşünceler içinde duygusal bir yapıya giren İtalyanlar Fransa, İngiltere ve Almanya gibi büyük devletlerle aynı güce ulaşmayı bekliyorlardı.

Almanya'da Nazizm'in yerleşmesinde de sosyal, politik ve ekonomik bunalımlar başrolü oynadı. I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış Almanya'da, yenilginin getirdiği hayal kırıklığına işsizlik ve mali kriz de eklendi. Enflasyon dünya tarihinde eşine az rastlanan bir rakama fırladı. Küçük çocuklar, milyonlarca Marklık destelerle oyun oynuyorlardı, çünkü değeri her saat düşen para işe yaramaz bir kağıt haline geliyordu. Almanlar kırılan onurlarını tamir etmek ve tekrar normal standartta bir hayat sürmek istiyorlardı. Nazizm bu vaatle ortaya çıkacak ve destek toplayacaktı.

İspanya'daki faşizm öncesi zemin de diğerleriyle büyük benzerlikler gösteriyordu. 19. yüzyılın başlarında İspanya'nın, Amerika'nın her iki yakasındaki sömürgelerini kaybetmesi ülkede büyük bir moral bozukluğuna yol açmıştı. 20. yüzyılın başlarında ise İspanya yarı çökmüş bir devlet konumundaydı. Ekonomisi bitip tükenmişti, soylulara tanınan ayrıcalıklar ülkede büyük haksızlıklara yol açıyordu. İspanyol halkı da geçmişteki büyük ve güçlü İspanya'ya büyük özlem duyuyordu.

Faşizmin önemli ölçüde etkin olduğu diğer bir ülke de Japonya'dır. Faşizm öncesinde Japon gençleri arasında Marksist fikirlerin yaygınlaşması üst tabakada büyük bir huzursuzluk meydana getirmişti. Ancak bu yıkıcı ideolojiden korunmanın ve kurtulmanın yollarını kestiremiyorlardı. Öte yandan geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan bu millet için sosyal alanda meydana gelen bu değişimler ürküntü vericiydi. Aile bağları gevşemiş, boşanmalar artmış, yaşlılara saygı gösterilmez olmuş, örf ve adetler bir kenara atılmış, bireyciliğe karşı bir eğilim belirmiş, gençler arasında dejenerasyon büyük boyutlara ulaşmıştı. Buna bağlı olarak intihar oranlarında da artış göze çarpmaktaydı. Bu haliyle toplumsal yapının geleceği hiç de parlak gözükmüyordu. Bütün bunlar toplumda geriye dönük bir özlem yarattı. Geçmişte yaşanan şaşaalı günlere duyulan özlem ya da geçmişi canlandırma çabası, faşist sistemlere geçişte halkın düştüğü ilk tuzak oluyordu.

Bu arada o sıralar dünyayı tehdit eden komünizm tehlikesini de göz ardı etmemek gerekir. Pek çok ülke belki böylesine acımasız, kanlı ve baskıcı bir ideolojiye esir olmamak için "kötünün iyisi" sandıkları bir rejim olan faşizme boyun eğmiş, böylece bir tehlikeden kaçarken bir diğerine yakalanmışlardır.

Faşizmin Kolay Hedefleri: Cahil Kitleler


Faşizme yol açan diğer bir etken, kitlelerin cehaletidir. Avrupa'yı kasıp kavuran 1. Dünya Savaşı'yla birlikte eğitimde de büyük bir gerileme yaşanmış, pek çok eğitimli genç insan savaş alanlarında ölmüştür. Bu, toplumun genel kültür düzeyini düşürmüştür. İşte genelde faşizme destek verenler, onun adına mücadele edenler ve onun saldırgan politikalarına alet olanlar bu cahil insanlardır. Çünkü faşizmin temel fikri dayanakları (yani ırkçılık, romantik milliyetçilik, şovenizm, hayalperestlik vs.) ancak cahil insanlar tarafından geniş çapta kabul görebilecek olan, son derece sığ ve basit söylemlere dayanır.

Kendilerini her yönden çıkmazda gören ve basit bir çözüm arayan bu kitleler, adeta "can simidi" bulmuşçasına faşist liderlere sarılmışlardır. Eric Hoffer "Kesin İnançlılar" isimli kitabında şöyle bir tespitte bulunur:

Kişilerin büyük düzen değişikliği hareketlerine koşup dalmaları için iyice hoşnutsuz olmaları, fakat aşırı yoksulluk içinde bulunmamaları gerekir. Ve ayrıca güçlü bir öğretiye, yanılmaz bir öndere veya yeni bir teknik üstünlüğe sahip olmak yoluyla yenilmez güç kaynağı kapılarının kendilerine açılacağına inanmış olmaları gerekir. Aynı zamanda geleceğe ait vaatler ve imkanlar hakkında abartılmış bir inanca sahip olmaları gerekir. Ve sonuç olarak giriştikleri büyük hamlenin başarılmasında karşılaşılacak güçlüklerden habersiz olmaları gerekir. (Eric Hoffer, Kesin İnaçlılar, İm Yayınları, s. 6)

Faşizm öncesi koşullar incelendiğinde gerçekten de halkların bu psikolojiye sahip olduğu görülür.

Faşistlerin Beyin Yıkama Yöntemleri

Gerek İtalyan faşizminde gerekse Nazi Almanyası'nda dikkat çeken belirgin bir özellik vardır: Faşizm, toplumun beynini yıkamayı amaçlayan bir sistemdir. Bunun iki temel yöntemi ise eğitim ve propagandadır.

Adolf Hitler, kitabı Kavgam'da "Propaganda güçlü bir silahtır ve hizmet ettiği amaca oranla değerlendirilir. Amaç Alman milletinin hayat için mücadelesi olunca da en korkunç silahlar en insani silah haline gelir. Propaganda hitap ettiği zümrede en dar kafalıların dahi anlayabilecekleri bir seviyede olmalıdır" (Prof. Dr. Ayferi Göze, Siyasal Düşünceler ve Yönetimler, 9. Baskı, Beta Yayınları, s. 349) diyordu.

Gerçekten de Hitler propaganda silahını etkili biçimde kullandı. Örneğin ünlü yönetmen Leni Riefenstahl'a Nazi propagandası ile ilgili bir film yaptırıldı (Olympia). Hitler'in adeta bir kutsal kişi olarak sembolize edildiği bir önceki Leni Riefenstahl filmi "Triumph of the Will" de etkili bir propaganda malzemesiydi. Tüm bu filmlerde, Nazilerin pagan ideolojisi övülüyor ve topluma empoze ediliyordu. Olympia, Eski Yunan'daki pagan kültür merkezlerinden biriydi. Hayali Yunan tanrısı Zeus'un ünlü heykelinin de bulunduğu kent, Nazizm'in pagan ideolojisinin iyi bir sembolüydü.

Yalnızca Hitler değil bütün faşistler propaganda silahını ustaca kullandılar ve halkı yönlendirmeyi başardılar. Mussolini 'Modern insan, kandırılmaya son derece elverişli bir yaratıktır' (Yıldırım Batuk, Dr. Murat Sarıca, Rona Aybay, Faşizm, 2. Baskı, İstanbul,1965, s. 31) derken aslında kullandığı yöntemi açıkça belirtmiş oluyordu.

16 Temmuz 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
DI BALIK TABIR NAZI: EVOLUSI (Indonesia) 
L'histoire sanglante du fascisme - Partie I (Français) 
DER GEMEINSAME WAHNSINN VON FASCHISMUS UND KOMMUNISMUS: DARWINISTISCHER KAMPF (Deutsch) 
L'histoire sanglante du fascisme - Partie II (Français) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
DARWINİZM’İN KANLI İDEOLOJİSİ FAŞİZM  
 Filmler
FAŞİZMİN KANLI TARİHİ FAŞİZMİN KANLI TARİHİ 2
 Ses Kasetleri
Darwinizm'in Kanlı İdeolojisi Faşizm  
 Radyo Programları /Piyesler
FAŞİZM  
 Web Siteleri
Gizlenen İdeolojiler Faşizm ve Komünizm
 Makaleler
FAŞİZMİN KADIN DÜŞMANLIĞI FAŞİST KÜLTÜRÜN PUTPEREST KÖKENLERİ
SAHTE DİN: FAŞİZM FAŞİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI
FAŞİZMİN BASKICI YÖNETİMİ FAŞİZMİN SAPKINLIĞI
FAŞİZME KARŞI ÇÖZÜM: KURAN AHLAKI FAŞİZMİ KÖKÜNDEN KURUTMAK
FAŞİZM VE IRKÇILIK FAŞİZMİN RUHUNDA YATAN TERÖRİZM
FAŞİZMİN ÖZÜ SAVAŞMAKTIR LATİN AMERİKA FAŞİZMİNİN TERÖR VAHŞETLERİ
FAŞİZM TEHLİKESİ FAŞİZMİN KÖKENİ
FAŞİZM'İN SESSİZ YÜKSELİŞİ IRKÇI TERÖR
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
21. YÜZYILIN HEMEN BAŞINDA ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK: AFRİKA'DA YAŞANAN İÇ ÇATIŞMALARIN VE KATLİAMLARIN GERÇEK KÖKENİ DARWİNİZM'DİR
ANTİ-DARWİNİST FAALİYET NİÇİN ÖNEMLİDİR? ARAP ÜLKELERİNDE DARWİNİST FİTNE
ASIL TEHLİKE: ORGANİZE OLMAYAN DİNSİZLİK AVRUPA'DA ESEN IRKÇILIK RÜZGARLARI
AVRUPA EMPERYALİZMİNİN DARWINİST TEMELLERİ AVRUPA SÖMÜRGECİLİĞİNİN KÖKENİ
BATIL DARWINİZM DİNİNİN KÖKENLERİ BİLİM TEKNİK DERGİSİ BUGÜNÜN SORUNLARINI (BELALARINI) ANLAMAK İÇİN 150 YILLIK KILAVUZ EVRİM TEORİSİDİR DEMİŞ.
BOLŞEVİK TERÖRÜ BÖLÜCÜ KOMÜNİST AYAKLANMAYA KARŞI BİLİMSEL FİKRİ MÜCADELE ŞARTTIR
BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN GİZLEMEYE ÇALIŞTIĞI KOMÜNİST KİMLİK DARWINİST DÜNYA MAFYASI PAPA'YI TEHDİT Mİ EDİYOR?
DARWİNİST EĞİTİM FİTNESİ DARWINİZM BİLİM DEĞİLDİR, TABİATI İLAH EDİNMİŞ BİR ŞAMAN DİNİDİR!
DARWINİZM BİLİMLE DEĞİL, TELKİNLE SAVUNULUR DARWİNİZM İLE İLMİ MÜCADELENİN ÖNEMİ
DARWINİZM'İN KARANLIK BÜYÜSÜ DARWINİZM'İN KİRLİ TARİHİ
DARWINİZM - KOMÜNİZM İTTİFAKININ İÇ YÜZÜ DAWKINS ARTIK DARWINİST DEĞİL! UZAY DİNİNE GİRDİ
DECCALİN SİNSİ OYUNU DİN İLE İNSAN ARASINDAKİ ANAHTAR KİLİT UYUMU
DİNSİZLİĞİN EKONOMİSİ DİNSİZLİĞİN OLUMSUZ ETKİLERİ
EMPERYALİZM'İN KAYNAĞI: DARWINİZM FAŞİST KÜLTÜRÜN PUTPEREST KÖKENLERİ
FAŞİZME KARŞI ÇÖZÜM: KURAN AHLAKI FAŞİZMİ KÖKÜNDEN KURUTMAK
FAŞİZMİN BASKICI YÖNETİMİ FAŞİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI
FAŞİZMİN KADIN DÜŞMANLIĞI FAŞİZMİN KÖKENİ
FAŞİZMİN ÖZÜ SAVAŞMAKTIR FAŞİZMİN RUHUNDA YATAN TERÖRİZM
FAŞİZMİN SAPKINLIĞI FAŞİZM'İN SESSİZ YÜKSELİŞİ
FAŞİZM TEHLİKESİ FAŞİZM VE IRKÇILIK
GENÇLİKTE YAŞANAN DEJENERASYON VE ÇÖZÜMÜ İRAN'DAKİ KARIŞIKLIKLARIN ARDINDA İRAN KOMÜNİST DERİN DEVLETİ VE BİR KISIM EROİN MAFYASI MENSUPLARI BULUNMAKTADIR
IRKÇILIĞIN KÖKENLERİ VE DARWIN'İN EVRİM TEORİSİ IRKÇILIĞIN TEMEL KAYNAĞI DARWİNİZM'DİR
IRKÇI TERÖR İZLANDA NEDEN ŞU ANDA 'BATIK ÜLKE'?
KIZIL TERÖRÜN DORUK NOKTASI: KAMBOÇYA KOMÜNİST BÖLÜCÜ TERÖRÜN KAYNAĞI DARWINİZM’DİR
KOMÜNİST İDEOLOJİ DARWİNİZM'LE HAYAT BULMAKTADIR KOMÜNİST İDEOLOJİNİN KARANLIK YÜZÜ
KOMÜNİST ROMANTİZM'İN KARANLIK YÜZÜ KOMÜNİST TERÖRÜN FELSEFESİ : İNSANIN HAYVANLAŞTIRILMASI
KOMÜNİZM GİZLENİYOR KOMÜNİZMİN DİN DÜŞMANLIĞI
KOMÜNİZMİN VAZGEÇİLEMEYEN İÇGÜDÜSÜ : TERÖR VAHŞETİ KUZEY KORE VE VİETNAM'DA VAHŞET
LATİN AMERİKA FAŞİZMİNİN TERÖR VAHŞETLERİ MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 1
MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 2 MAO'NUN DARWINİST ZULMÜ 3
MASONLUĞUN TEMEL FELSEFESİ DARWİNİZM -1- MASONLUĞUN TEMEL FELSEFESİ DARWİNİZM -2-
MATERYALİZM'İN KANLI YÜZYILI MATERYALİZM VE DARWİNİZM, ÇAĞIMIZDA DİNSİZLİĞİN TEMEL DAYANAĞIDIR
MİNE G. KIRIKKANAT'A NASİHATLER MISIR YÖNETİMİNİN GAZZE KONUSUNDAKİ TUTUMUNUN NEDENİ DARWINİZM'DİR
PKK İLE GELİNEN MÜCADELEDE ORTAK NOKTA: FİKRİ MÜCADELE ŞART RUS YAYILMACILIĞI VE PERDE ARKASI
SAHTE BİR DİN: DARWINİZM SAHTE DİN: FAŞİZM
SATANİZMİN İDEOLOJİK TEMELİ: DARWİNİZM SAYIN ADNAN OKTAR'IN ANTİ DARWİNİST İLMİ MÜCADELESİNİN ETKİSİ
STALİN NASIL KOMÜNİST OLDU? TÜRK DÜŞMANLIĞININ KISA TARİHİ
UZAKDOĞU KOMÜNİZMİ  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net